Biz insanlar, topluluklar halinde yaşamaya muhtacız. Artık iletişimin yaygınlaşması ile birlikte, ticari ilişkiler, eğitim-öğretim sebebi, seyahat eden insanların sayılarının artması, farklı ırk , din, mezhep ve coğrafyadan arkadaş-tanıdık edinmemize neden..
Biz insanlar, topluluklar halinde yaşamaya muhtacız.
Artık iletişimin yaygınlaşması ile birlikte, ticari ilişkiler, eğitim-öğretim sebebi, seyahat eden insanların sayılarının artması, farklı ırk , din, mezhep ve coğrafyadan arkadaş-tanıdık edinmemize neden olmuştur.
Bazı yaratıklar ise yalnız yaşayabiliyorlar, mesela bazı hayvanlar.
Onların terzi, berber, doktor, ayakkabıcıya, aşçıya ihtiyaçları olmuyor. Acıktıklarında rızkını yakalıyorlar/buluyorlar israf yapmadan ihtiyaçları kadarını tüketip, geri kalanını başka mahluklara bırakıp gidiyorlar. Onlar tevekkülde biz insanlardan daha ileri leveldeler. Rabbimiz de aslında bütün yaratılmışlara rızkını gerektiğinde ihtiyaçları dahilinde veriyor. Ama biz insanlar da keşke hayvanlar kadar tevekkül edebilsek! Örneğin bir yiyecek için bir çok insana ihtiyaç duyarız, Rabbimiz de, o insanları vesile ederek kendi rızıklarını elde etmelerini sağlar. Mesela bir kuru fasulyeyi yiyebilmemiz için belki otuz kişi sebeplenir.
Bu ve benzeri sebeplerden dolayı insanların toplu halde yaşamaya ihtiyaçları vardır. Yeryüzünde ilk toplu halde yaşamak için Hz. İbrahim (as) ın kurduğu Mezopotamya Medeniyeti bilinmektedir. Yaşadığımız toplumda bizim için önemli olan iyi arkadaş, dost edinebilmektir.
Hz. Ali (ra): “Garip insan arkadaşı olmayan insandır.Siz hayırlı arkadaş edinin, zira arkadaş hem dünyada hem ahirette lazımdır.” buyuruyor. Hz Ömer (ra):”Salih ve iyi arkadaşın yüzüne bakmak bile insanın üzüntüsünü giderir, onu ferahlatır” diyor. Bir hadiste Efendimiz Hz Muhammed (sav):”Cenabı Hak bir kuluna hayır murad ettiği zaman, ona hayırlı arkadaş nasip eder.” buyuruyorlar.
Bir çok ayette ise nasıl arkadaşımız olması gerekliliği anlatılır. Nisa suresinden bir örnek verebiliriz: “Bunlar, Allah’a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş yapmak için harcarlar. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır! (nisa/38) – “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!”.(nisa/69).
Arkadaşlar üç türlüdür. Birincisi gıda gibidir, hava-su-yiyecekler gibi onsuz olmaz. İkincisi ilaç gibidir, ihtiyaç duyulduğunda koşar gelir. Üçüncüsü hastalık gibidir hiç talep edilmez, ama aynı toplumda yaşarsınız.
Ömrümüzde ise edinilecek dört çeşit arkadaşlık sayabiliriz.
Birincisi en önemlisi, hem dünyada hem ahirette faydalı olanıdır. Bu arkadaş hem gölgesi hem meyvesi faydalı ağaç gibidir. Rabbim hepimize böyle arkadaş nasip etsin ve hepimizin böyle arkadaş olmasını da nasip etsin.
İkincisi,dünyada bir faydası dokunmaz, ama ahirette çok faydalıdır. Bu ise meyvesi olan ama gölgesi olmayan ağaç gibidir.
Üçüncüsü, dünyada yardımı olur, fakat ahirette faydası dokunmayandır. Bu meyvesi olmayan gölgesinden faydalanılan ağaç gibidir.
Dördüncü arkadaş çeşidi ise ne dünyada ne de ahirette hiçbir faydası olmayanıdır. Gölgesi de meyvesi de olmayan bir ağaç çeşididir. Yani edinilmemesi gereken arkadaş çeşididir.
Biz biliyoruz ki “insanlar arkadaşlarının dini üzeredir.” Arkadaşınızı söyleyiniz size kim olduğunuzu söyleyelim demiş atalarımız.
Her insana lazım olan iyi bir arkadaş türüdür. Bu anlamda hayat arkadaşı da oldukça önemlidir. Tabi biz iyi olursak arkadaşımız da iyi olacaktır. Öncelikle kişi/kişilerin iyi insan olması gereklidir.
İyi insan nasıl olunur?
Evvela kişinin kendisi iyi insan olması lazım gelir ve başkalarının da iyiliğini istemelidir. İyilik için çaba sarf etmelidir. Bir başka yazımızda kısaca bu konuyu ele alırız inşaallah.