Şiddet ve Gençlik

  Ülkemizde 15 milyon civarında 18-25 yaş arası genç nüfus yaşıyor, bir o kadar da genç olmaya aday çocuklarımız var. Bu gençlerin nasıl eğitim aldıklarını sanıyoruz? Ya da okulda aldıkları..

Şiddet ve Gençlik

 

Ülkemizde 15 milyon civarında 18-25 yaş arası genç nüfus yaşıyor, bir o kadar da genç olmaya aday çocuklarımız var. Bu gençlerin nasıl eğitim aldıklarını sanıyoruz? Ya da okulda aldıkları eğitim, nesil yetiştirmek için yeterli mi gerçekten?
Gelişen teknoloji ve internetin yayıılması ile beraber sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanılması nesillerimizin eğilimleri üzerinde çok daha hızlı ve çok daha etkin bir rol oynamaktadır. Her ne kadar azalmış gibi görünse de televizyon dizileri hala çok büyük bir etki yaratmaktadır. Özellikle “mafyatik” diziler daha çok seyrediliyor hala. Öyle ki en sade aile dizilerinin içerisine bile bir mafya vari “ABİ, BABA, DAYI” mutlaka eklemleniyor. Bu kişilerin de adaleti kendi yöntemleri ile sağlamaya çalışmaları özenti oluşturmaktadır.
Gençlerin zaten kanları kaynıyor, her sözü, her hareketi kolayına hazmedemiyorlar, üstüne şiddeti körükleyen diziler ve sosyal medya eklenince önü alınmaz bir hal alıyor. Kaldı ki sadece diziler değil, günlük yaşantımızda da her an, her yerde bir mafya grubuna çarpıyoruz. Oto galericisi, kuyumcusu, oto kiralamacısı, tefecisi ve bilmem daha nesi kendi çaplarında mafya olmuşlar. Tabi ki gerçek esnafları tenzih ederim.
Düşünün ki yaşadığınız ülkede içişleri bakanınız mafya örgütleri ile mücadele etmesi ile övünüyor! Oysa utanç duyması gerekmez mi? Bu ülkede mafya devletle mücadele edecek kadar çoğalmış demek ki. Biz böyle bir mücadeleyi sadece Kolombiya’da ya da Brezilya’da oluyor sanıyorduk. Bir önceki içişleri bakanımız terör ile mücadele ile övünüyordu, şimdiki bakanımız mafya ile mücadele ile övünüyor. İçler acısı bir durum…
Nerede ise her hafta tonlarca uyuşturucu yakalanıyor bu ülkede, ne kadar vahim bir durum! Yıllardır batılı devletler ülkemizi uyuşturucu güzergahı ve devlet izin veriyor diye, kara listeye almışlardı, çok kızıyorduk, haksızlık yapılıyor diyorduk. Meğer çok da haksız değillermiş. Belki devlet eli ile olmuyordur ama mafya cennetine dönmek üzere olduğumuz bir gerçek.
Bu ülkede adalete ihtiyaç duyanlar Sedat Peker’den yardım dilenmeye başlamış, gerisini varın siz düşünün. Sedat bey’de böyle bir şey olduğunu kabul ediyor zaten. Peki adaleti devletin sağlaması gerekmiyor mu? Devletimiz, savcılarımız, hakimlerimiz ne iş yapıyorlar?
Gençler nasıl yetişiyor? Bu şartlarda nasıl yetişmesini beklersiniz ki? Olacağı bu kadar. Yine de her şeye rağmen, şükür etmek gerekir ki toplumumuz tamamen etkilenmiş değil ama gidişat iyiye doğru değildir. Gençler arasında şiddet, akran zorbalığı ve uyuşturucu kullanımı her geçen gün artıyor.
Yıllarca bu ülkede, cemaatlere, tarikatlere, derneklere saldıranlara şimdi seslenmek istiyorum. İyi mi yaptınız? Yıllardır cemaatleri bahane ederek gençleri dinlerinden uzaklaştırdınız, Allah korkusunu gençlerin kalbinden almaya çalıştınız. Şimdi de herkesin başına bir polis dikilmesini mi bekliyorsunuz. Şimdi, sil baştan, doğru dürüst eğitim veren ne kadar cemaat var ise desteklenmeli, teşvik edilmeli ve yeni nesile Allah korkusunu öğretmek gerekiyor. Bu işin başka yolu yoktur.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.