Ortadoğunun Son Durumu ve ABD

Ahmet El Şara, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayabilecek mi? Suriye’de Kürtler mi öldürülüyor? ABD’nin Ortadoğu’daki farklı tutumu neyi ifade ediyor? İran ile savaşmaya hazırlanırken, Suriye’ye verdiği desteği nasıl açıklamak gerekiyor? Ahmet..

Ortadoğunun Son Durumu ve ABD

Ahmet El Şara, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayabilecek mi? Suriye’de Kürtler mi öldürülüyor? ABD’nin Ortadoğu’daki farklı tutumu neyi ifade ediyor? İran ile savaşmaya hazırlanırken, Suriye’ye verdiği desteği nasıl açıklamak gerekiyor?
Ahmet El Şara, yaklaşık bir yıldır Suriye’nin resmi cumhurbaşkanı ve yönetim konusunda kendinden çok emin. Bu özgüveni ile şu ana kadar yaptıkları ile de örtüşüyor. Ülkenin farklı inançlarına sahip olan ve farklı yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşlara yaklaşımı çok etkili ve çok cesurca. Kimseyi kısıtlamıyor, kimseyi dışlamıyor. Her topluma ve her kabileye özenli bir şekilde ilgi gösteriyor ve onlardan birilerini devlet görevine getirmekten çekinmiyor. Adeta ülkeyi feth eden fatih edası ile herkesi dininde ve yaşayışında özgür bırakıyor. Kimsenin kılığına, kıyafetine dokunmuyor ve kimseyi giydiği kıyafet yüzünde yargılamıyor ve idam etmiyor.
Bunun yanında ülkenin üçte birini ABD desteği ile ve zorbalıkla elinde tutan SDG’yi de bir hafta içinde hezimete uğrattı. Kobani ve Haseke gibi dar bir bölgeye sıkışıp kaldılar. Bu süreçte, Ahmet El Şara defalarca barış için elini uzattı, en güçlü olduğu şu durumda bile savaştan ve kan akıtmaktan yana olmadığını SDG’yi ve yöneticileri Suriye’ye entegre etmek için gerekirse taviz vermeyi dahi kabul ediyor. Bu yüzden defalarca anlaşma yapmış ve her seferinde yapılan anlaşma SDG tarafından bozulmuş olmasına rağmen bir daha ve yeni bir anlaşma yapmayı kabul etti. Bu süreçte yaşanan çatışmalarda, değil çocuk herhangi bir sivil vatandaşın bile hedef alındığını kimse iddia edemez. Zaten gelinen süreçte Arap aşiretleri de SDG’den ziyade Ahmet El Şara’ya ve oluşturmaya çalıştığı nizama destek olmayı seçtiler. Aksi olsa idi, vatandaşın ve aşiretlerin Şara’ya olan sevgi ve desteği asla olmazdı.
ABD ise Suriye konusunda Ahmet El Şara’ya inanılmaz şekilde destek veriyor. Yıllardır besleyip büyüttüğü ve sözde DEAŞ’a karşı kullandığı SDG’yi bir anda terk edip siyasi iradenin Ahmet El Şara’da olduğunu beyan etti. SDG’nin Suriye’ye entegre olmasını istedi. ABD’nin Suriye’ye böyle bir destek vermesi, üstelik bir dönem Ahmet El Şara’yı Terorist ilan edip başına ödül koymuş olduğu halde, şimdilerde ülkenin cumhurbaşkanı olarak ağırlaması takdire şayan bir durumdur. ABD’nin çıkarlarını ve özellikler Suriye’nin İsrail ile ilişkilerinde ABD’ye verdiği sözleri bir kenara koyarsak, Trump’ın tutumu burada çok önemlidir. Trump güçlü liderleri seviyor, onlar ile konuşmak ve onlar ile anlaşmaktan keyif alıyor ve bu durumu gösterişe çeviriyor. Bu açıdan bakıldığında Rusya Lideri Putin’i, Çin Lideri Şi’yi ve bizim Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı çok övüyor. Bunların çok güçlü liderler olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Bu aralar Ahmet El Şara’ya da bu yakıştırmaları yapmaya başladı.
ABD’nin ortadoğudaki tutumu ise çok karışık. Bazen İsrail istedi diye İran ile savaşmaya geliyor ama bakıyorsun İsrail Katar ile savaşmak istediğinde bu ABD’in pek hoşuna gitmiyor ve Netanyahu Katar’dan özür dilemek zorunda bırakılıyor. Aynı şekilde İsrail Türkiye’yi de hiçbir etkinlik içerisinde olsun istemiyor ama Trump ısrarla ortadoğuda Türkiye olmadan hareket etmiyor. Suriye ile görüşürken Hakan Fidan’ı da çağırıyor, Suudi Arabistan’a gidiyor, toplantı esnasında Erdoğan’ı da arıyor.
Bu günlerde İran ile savaşın eşiğinde olan bir ABD var. Donanmasının bir bölümünü İran’ın etrafını sarmak için göndermiş ve İran’ı sürekli tehdit eden bir Trump var. İran’dan tam olarak ne istediği net değil. Bazen nükleer silahları var diyor ama ellerinde nükleer silah olmadığını da kabul ediyor. Bazen, İran içerisindeki ayaklanmaları bahane ediyor, İran’ın ayaklanmaları bastırmak için kendi vatandaşlarını öldürdüğünü söylüyor, buna engel olacağını söylüyor ve rejim değişikliği yapmak ve demokrasi getirmek istediğini söylüyor. Kimse de İsrail’in iki yıldır Gazze’de masum on binlerce kadın ve çocuğu öldürdüğünü madem bu kadar duyarlı idin neden İsrail’e göz yumdun bunca zaman diye yüzüne vurmaya cesaret etmiyor. Kaldı ki, ABD’nin masum sivilleri bahane ederek İran’a yapacağı saldırıda ne kadar masum sivilin öleceği ise ABD’nin umurunda olmayacaktır.
Sonuç olarak ABD ve başkanı Trump dünyanın Jandarması rolünü tekrar hatırlamış görünüyor, bu bir yana, diğer bir mesele ise ABD ekonomik olarak oldukça zor durumda ve dünyanın en borçlu ülkesi konumunda, üstelik bunun iyiye doğru gitmediğini de biliyor. Ülke içerisinde bir ayaklanma çıkma ihtimaline karşılık hem gündem değiştirmek için hem de zengin ülkelerin varlıklarına çökerek ABD’yi borçtan kurtarmaya ve ekonomik durumu düzeltmeye çalışıyor diye düşünüyorum.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.