Her şey İsrail’in istediği gibi gidiyor. İsrail tüm Gazzelileri öldürse idi ya da yurtlarından çıkarsa idi bile istediklerini bu kadar kolay elde edemezdi. Sözde bir barış kurulu kuruldu ve bu..
Her şey İsrail’in istediği gibi gidiyor. İsrail tüm Gazzelileri öldürse idi ya da yurtlarından çıkarsa idi bile istediklerini bu kadar kolay elde edemezdi. Sözde bir barış kurulu kuruldu ve bu kurul Gazze ile İsrail arasındaki sorunları çözecek ve Gazzelilere her türlü yardımın erişimine imkân sağlayacaktı. Tabi aynı zamanda Hamas silah bırakacak, yönetimden çekilecek, yeni yönetim Gazze topraklarında söz sahibi olacaktı. Gazzenin yeniden imarına başlanacaktı.
Şu ana kadar böyle bir şey oldu mu? Tabi ki hayır. Şu ana kadar olan şu, İsrail sözde ateşkese hiçbir şekilde uymadı, ayakta kalan tek bir bina görmek istemedi ve ateşkesten bu yana 1000’e yakın insan katletti. Yani hala bombalar yağıyor, hala masum siviller öldürülüyor ve hala yeterli miktarda gıda yardımlarına giriş izni verilmiyor.
Aslında bu süreç tam olarak İsrail askerlerine yaradı. Kassam Tugayları o günden bu yana tek bir eylem yapmadılar ve tek bir İsrail askeri ölmedi. Oysa bundan önce İsrail askerleri nerede ve ne zaman bir saldırıya uğrayacakları korkusu ile altına kaçırıyorlardı. Şimdilerde kendi gönüllerince saldırı yapıyorlar, dilediği kimseyi öldürüyorlar, hiçbir karşılık da verilmiyor. Kassam Tugaylar’ı şimdilik, sabırla sessizliğini koruyor ve barıştan yana olduklarını fiili olarak ispatlıyorlar ama bürokrasi daha fazla uzarsa ve süreç işletilmezse mesele sil-baştan ele alınır ve iş ölüm kalım mücadelesine döner.
Ayrıca barış kurulu işbaşına gelmeden İsrail fiili olarak Gazze’yi yönetmeyi başarmış zaten. Kurulda yer alanların Yüzde sekseni İsrail yanlısı, geri kalanlar ise Gazze’nin haklarını savunmaktan ziyade Gazzeliler yaşasın yeter hesabı yapıyorlar. Kimin yönettiği, kimin ne dediği, Gazze ve Filistin’in bağımsız bir devlet olması, Gasp edilen toprakların iade edilmesi gibi konular tamamen devre dışı kalmış durumdadır.
İsrail hiçbir şekilde Gazzelilerin tekrar evlerini yapıp yerleşmelerine müsaade etmeyecektir. Mümkün mertebe süreci uzatacak ve Gazzelilerin çadırlarda ve zor koşullarda yardıma muhtaç bir şekilde kalmalarına, günün sonunda da o toprakları terk etmeye zorlayacaktır. Gazzenin yeniden inşası konuşuluyor. Bu bana hiç mi hiç inandırıcı gelmiyor. Görecekseniz, yapılan her yeni bina ertesi gün bombalanacak ve kimse de sesini çıkartamayacaktır. Ta ki İsrail ile Gazze sınırı askeri bir güç ile birbirinden ayrılırsa ve gerçekten Türkiye ve İslam ülkelerinden asker o sınıra girerse, o zaman inandırıcı olabilir. Umarım böyle bir askeri güç bir an önce oluşturulur ve göreve başlar. Aksi halde, her şey sil baştan ele alınır. İş ölüm kalım mücadelesine döner ve bu kez gerçekten ortalık kan gölüne döner. Ve bu kez Sadece Gazze değil İsrail de kan gölüne döner.
Gazzelilerin ve Filistinlilerin sabır taşı çatlamak üzeredir ve kaybedecek çok bir şeyleri kalmadı artık. Dünyada da Gazzelilerin çektiklerine destek olanların sayısı her geçen gün artıyor. Tüm bu yaşananlar Müslümanların ruhları üzerine bir diriliş rüzgârı estirdi. Devlet yöneticileri ne kadar sessiz kalırsa kalsın bireysel olarak artık Müslümanlar daha güçlü ses çıkarmaya başladılar. Böyle devam ederse top yekûn bir uyanışa doğru gidecektir. Beklenen gün yakındır ve mutlaka gelecektir. O gün kan gölünde boğulacak olan sadece İsrail olmayacaktır.