Dünyamız uzun zamandan beri top yekun bir savaşa hiç bu kadar yakın olmamıştı. İkinci dünya savaşında çekilen acıları bizzat yaşayan insanların çoğu öldü. Yeni nesil o acıları yaşamadığı için, top..
Dünyamız uzun zamandan beri top yekun bir savaşa hiç bu kadar yakın olmamıştı. İkinci dünya savaşında çekilen acıları bizzat yaşayan insanların çoğu öldü. Yeni nesil o acıları yaşamadığı için, top yekun bir savaşta nelerin olabileceğini aklından bile geçirmiyor. Devletler güç yarışına girmişler, bazı devletler sahip oldukları silahlara aşırı derecede güveniyor, sahip oldukları ekonomik gücün bitmeyeceğini düşünüyor.
Günümüzün silah bakımından güçlü Devletleri, Rusya, Çin ve ABD, silahlanma yarışını hızlandırdılar ve her üç ülke kendi komşularının topraklarında hak iddia ediyor.
Rusya Kırım’ı aldı, şimdi de Ukrayna’dan toprak almaya uğraşıyor. İki yıldan fazladır Ukrayna ile savaş halinde. ABD Venezuela, Küba, Meksika ve hatta Kanada’nın kendi ülkelerine bağlanmalarını istiyor, eyalet olmalarını istiyor. Ayrıca Grönland’ı çoktan beridir istiyor. Çin öncelikle Tayvan’ı ele geçirmenin hesaplarını yapıyor. Muhtemelen, ilk fırsatta Tayvan’ı kuşatacak ve Trump’ın Venezuela’da yaptığından daha fazlasını yapacaktır. Çin’in tek anlaşmazlığı Tayvan değil bir yandan Japonya ile de karşı karşıya geliyor. İkinci dünya savaşında ülkesinde patlayan iki adet atom bombasının acısı belleklerden silinmiş olsa da topraklarında izleri hala olmasına rağmen, silahlanma yarışında geride kalmak istemediğini de gösteriyor. Geçen günlerde gemilere asılan ve gemi enerji ürettikçe çalışan bir elektronik Lazer Silahı tanıttı.
Ortadoğu’da yıllardır iç çatışmalar devam ediyor. ABD destekli İsrail komşularına nefes aldırmıyor. Gazze’ye iki yıldır uyguladığı zulüm, tarihte gerçekleşmiş hiçbir savaşa benzemiyor. Müslüman ülkeler de İsrail’in bu yaptıklarına karşı “pısmış”, sadece kınama yayınlıyorlar. Tabi İsrail ile bir savaşa girmek istemiyorlar, şunu biliyorlar ki, İsrail ile yapılan bir savaşa ABD anında müdahil olacaktır. Hal böyle olduğu için Gazze’de yaşananların çözümü ancak Batılı devlet başkanların insafına ya da batılı halkların vereceği tepkiye kalmış durumda. Oysa İslam devletleri birlik olabilse, hepsi değil, Türkiye ile birlikte beş devlet daha (Suudi Arabistan, Mısır, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Pakistan gibi) askeri hazırlık yapsa, Mısır Sınırı olan Refah kapısından Gazze’ye asker soksa ve Gazze barış gücü adı altında İsrail’i kuşatsa ne ABD ve ne de diğer batılı devletleri asla müdahale etmeyecektir. Bu kadar ülke ile savaşmak değil, sadece ve sadece barışmak isteyeceklerdir.
Günümüzde barış ve adalet sadece güçlünün hakkıdır. Güçlü her zaman haklıdır. Bu saatten sonra kimse yaşanacak acıları umursamayacaktır. Bazı lobiler ve Unsurlar zaten böyle bir savaş olsun diye yıllardır çalışıyorlardı. Silah Lobileri de son dönemlerde geliştirilen silahların artık depolarda çürümemesi gerektiğini ve sahada gerçek anlamda kullanılmasını bekliyorlar.
Dünya savaşının çıkması durumunda “Filler tepişirken ezilen çimler olur” gibi düşünmek çok doğru olmayacak çünkü nükleer silahlar güçlü devletlerin şehirlerinde de patlayacak. Bu durumda “azdan az, çoktan çok gidecektir” ve savaşın kazananı olmayacaktır. Her şey bittikten sonra yine elde pişmanlıktan başka bir şey kalmayacaktır.