İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, 2018 yılında yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak, yeni bir yapı kayıt düzenlemesi çağrısında bulundu. Hacıoğlu, sürecin hem..
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, 2018 yılında yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak, yeni bir yapı kayıt düzenlemesi çağrısında bulundu. Hacıoğlu, sürecin hem ekonomik hem de sosyal boyutlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
Hacıoğlu’nun açıklamaları, İmar Barışı’nın sağladığı ekonomik katkılar ile deprem sonrası ortaya çıkan yapı güvenliği tartışmalarını aynı çerçevede yeniden gündeme taşıdı.
2018 yılında yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesinin Türkiye genelinde uzun yıllardır çözülemeyen mülkiyet sorunlarına önemli bir çözüm sunduğunu belirten Hacıoğlu, düzenlemenin devlet ile vatandaş arasında güven tesis ettiğini ifade etti.
Söz konusu uygulama ile:
Bu yönüyle düzenleme, hem ekonomik hem de idari açıdan önemli bir reform olarak değerlendirilmişti.
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yapı güvenliği konusu yeniden ülke gündemine taşındı. Hacıoğlu, bazı yapı kayıt belgeli binaların denetim eksiklikleri veya usulsüz başvurular nedeniyle tartışma konusu haline geldiğini belirtti.
Bu durumun, düzenlemenin bazı yönleriyle suistimal edildiğine dair kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğu ifade edildi.
İbrahim Hacıoğlu, yapı kayıt belgeli tüm yapıların riskli kabul edilmesinin doğru bir yaklaşım olmayacağını vurguladı.
Açıklamasında, bu yapıların önemli bir kısmının:
belirtti.
Bu nedenle toplu yıkım yerine, teknik denetim ve güçlendirme süreçlerinin öncelikli olması gerektiğini ifade etti.
Hacıoğlu, geçmiş deneyimlerden ders çıkarılarak daha güçlü denetim mekanizmaları içeren yeni bir yapı kayıt düzenlemesi yapılabileceğini dile getirdi.
Önerilen modelde:
gibi başlıkların yer alması gerektiği ifade edildi.
Hacıoğlu, yapı kayıt sürecinin yalnızca teknik bir konu olmadığını, aynı zamanda sosyal barış ve ekonomik denge açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Yeni düzenlemenin, vatandaşın mülkiyet güvenliğini sağlarken devletin denetim kapasitesini de güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, sürecin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın teknik kapasitesi ile yerel yönetimlerin iş birliği içinde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Şeffaf, denetimli ve adil bir modelin uygulanması halinde hem şehirleşme sorunlarının azaltılabileceği hem de vatandaş mağduriyetlerinin önüne geçilebileceği belirtildi.
İmar Yasasına Takılanlar Derneği, #YapıKayıtMeclise etiketiyle yaptığı çağrıda, milyonlarca vatandaşın mülkiyet ve barınma güvencesi beklentisinin karşılanması gerektiğini ifade etti.
İmar Barışı üzerinden yeniden başlayan tartışmalar, Türkiye’de imar politikaları, deprem güvenliği ve mülkiyet hakları arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanlar, olası yeni düzenlemelerde hem şehir güvenliğinin hem de sosyal adaletin birlikte gözetilmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.