Memur Emeklilerinden Siyasi Sisteme Sert Rest

“Yok Sayılırsak Kendi Adayımızı Çıkarırız” Memur emeklilerinin uzun süredir gündemde tuttuğu seyyanen zam tartışması, artık yalnızca bir ekonomik talep olmaktan çıkıp açık bir siyasi restleşmeye dönüşmüş durumda. Yapılan son açıklamalarda..

Memur Emeklilerinden Siyasi Sisteme Sert Rest

“Yok Sayılırsak Kendi Adayımızı Çıkarırız”

Memur emeklilerinin uzun süredir gündemde tuttuğu seyyanen zam tartışması, artık yalnızca bir ekonomik talep olmaktan çıkıp açık bir siyasi restleşmeye dönüşmüş durumda. Yapılan son açıklamalarda kullanılan sert ve meydan okuyan ifadeler, seçim sürecine doğrudan etki edebilecek yeni bir hattın kurulduğunu gösteriyor.

Açıklamada, 76 yıllık yasal uygulamaya ve verilen sözlere rağmen aradan geçen 35 aya karşın seyyanen düzenlemenin hayata geçirilmemesi “açık bir hak gaspı” olarak nitelendirildi. Memur emeklileri, söz konusu düzenlemenin bir lütuf değil, doğrudan yasal hak olduğunun altını çizerek, “Seyyanen ortada yoksa, verilen sözler de hükümsüzdür” mesajı verdi.

“BU SADECE MAAŞ MESELESİ DEĞİL, ADALET MESELESİ”

Yapılan değerlendirmelerde konunun diğer emekli gruplarıyla karıştırılmasına da sert tepki gösterildi. Memur emeklilerinin taleplerinin ayrı bir yasal zemine dayandığı vurgulanarak,
“Bu mesele genellenerek sulandırılamaz. Bu doğrudan memur emeklisinin yasal hakkıdır ve bugüne kadar bilinçli şekilde verilmemiştir” denildi.

Açıklamada Anayasa Mahkemesi’ne de çağrı yapılarak, sürecin hukuki boyutunun da takip edildiği ifade edildi.

“20 MİLYONLUK BİR GÜÇ GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

En dikkat çeken bölüm ise seçmen gücüne yapılan vurgu oldu. Memur emeklileri ve aktif memurların toplamda aileleriyle birlikte yaklaşık 20 milyonluk bir seçmen kitlesi oluşturduğu belirtilerek, bu kitlenin yok sayılmasının “siyasi intihar” olacağı ifade edildi.

“2,5 milyon memur emeklisi, 4 milyon memur ve ailelerimizle birlikte 20 milyonluk bir gücüz. Bizi hesaba katmadan yapılan her siyasi hesap çökmeye mahkûmdur.”

“KENDİ ADAYIMIZI KENDİMİZ BELİRLERİZ”

Açıklamanın en sert ve en kritik mesajı ise doğrudan seçimlere yönelik oldu. Memur emeklileri, taleplerinin karşılanmaması halinde siyasi tercihlerinde radikal bir yol izleyebileceklerini açıkça ilan etti:

“Görmezden gelinmeye devam edersek kendi Cumhurbaşkanı adayımızı kendimiz çıkarırız. Memur ve memur emeklileri, sandıkta kendi adayını belirleyecek güce sahiptir.”

Bu ifade, yalnızca bir tepki değil, aynı zamanda örgütlü bir siyasi refleksin sinyali olarak değerlendiriliyor.

“SANDIKTA HESAP SORULACAK”

Açıklamada kullanılan dilin sertliği dikkat çekerken, seçim sandığı açık bir hesaplaşma alanı olarak işaret edildi:
“Sandık geldiğinde memur ve memur emeklisine yapılan adaletsizliğin, hukuksuzluğun ve ayrımcılığın hesabı sorulacaktır.”

Kullanılan atasözüyle mesaj daha da keskinleştirildi:
“Kör Allah’a nasıl bakarsa, Allah da köre öyle bakar.”

“BU BİR UYARI DEĞİL, SON ÇAĞRI”

Metnin sonunda ise geri dönüşü olmayan bir sürece girildiği vurgulandı. Emeklilerin dikkate alınmaması halinde siyasi sonuçların ağır olacağı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Bu şaka değil, gerçektir. Emekliyi dikkate almayan her parti yapılacak ilk seçimde kaybedecektir.”

Açıklama, “Hükümet istifa, hemen seçim” çağrısıyla son bulurken; memur emeklilerinin taleplerinin karşılanmaması durumunda siyasette dengeleri zorlayacak bir sürecin kapıda olduğu mesajı net şekilde verildi.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.