Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran..
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran gelişmelerle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na kapsamlı bir yazılı soru önergesi sundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle hazırlanan önergede, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında dile getirdiği ifadeler başta olmak üzere Türkiye’nin dış politikası, ABD-İran gerilimi, NATO politikaları, F-35 programı, CAATSA yaptırımları, KAAN savaş uçağı projesi ve Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs kararıyla ilgili çok sayıda kritik soru yöneltildi.
Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri uyarınca verilen soru önergesinde, NATO Zirvesi sonrasında ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’nin dış politikası, milli güvenliği ve bölgesel konumu açısından kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olduğu ifade edildi.
Doğan Bekin, önergesinde özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi sonrasında yaptığı açıklamalara dikkat çekti.
Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandığı, “İran savaşında bana herkesten çok yardım etti”, “Türkiye bana diğer müttefiklerden beklediğimden daha fazla sadakat gösterdi” ve “Erdoğan savaşa girmek istedi ancak benim sayemde girmedi” yönündeki ifadelerinin Türkiye açısından son derece ciddi iddialar içerdiğini belirten Bekin, bu sözlerin kamuoyu nezdinde açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Bekin, söz konusu ifadelerin yalnızca diplomatik değerlendirmeler olarak görülemeyeceğini, Türkiye’nin dış politika tercihleri ve ulusal güvenliği bakımından cevaplanması gereken önemli sorular doğurduğunu ifade etti.
Yazılı soru önergesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere ilgili devlet kurumlarının söz konusu iddialara ilişkin ayrıntılı açıklama yapmasının beklendiği belirtilerek, Türkiye’nin dış politikada aldığı stratejik kararların toplum tarafından şeffaf biçimde bilinmesinin demokratik bir zorunluluk olduğu kaydedildi.
Bekin, özellikle Ortadoğu’da son dönemde yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik politikalarını doğrudan etkilediğini belirterek, bölgedeki dengelerin her geçen gün daha hassas hâle geldiğine dikkat çekti.
Önergede, ABD ile İran arasında yaşanan savaş sürecinde Türkiye’nin nasıl bir politika izlediği de ayrıntılı biçimde sorgulandı.
Doğan Bekin, Türkiye’nin ABD’ye herhangi bir askeri, lojistik, istihbari veya diplomatik destek sağlayıp sağlamadığının açıklanmasını isterken, İran’a yönelik olası destek girişimlerinin ABD tarafından yaptırım tehdidiyle karşılaşıp karşılaşmadığının da kamuoyuna açıklanmasını talep etti.
Ayrıca Trump’ın Türkiye’nin savaşa girmesini engellediğine ilişkin sözlerinin hangi somut gelişmelere dayandığının da açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
Yeniden Refah Partisi, NATO Zirvesi sonunda yayımlanan bildirgeye de dikkat çekti.
Önergede bildirgede İran’ın nükleer silah edinmesine karşı çıkılması, Hürmüz Boğazı’nın savaş öncesi statüsüne dönmesi gerektiğinin belirtilmesi ve Rusya’nın uzun vadeli tehdef olarak tanımlanmasına ilişkin ifadelerin Türkiye açısından yeni güvenlik riskleri doğurabileceği değerlendirildi.
Bekin, Türkiye’nin bölgesel sorunlarda yalnızca NATO eksenli değil, kendi milli çıkarlarını esas alan bağımsız bir dış politika yürütmesi gerektiğini savundu.
Önergede İsrail’in NATO bünyesindeki Akdeniz Diyaloğu mekanizmasını etkin biçimde kullanarak diplomatik ve güvenlik alanındaki konumunu güçlendirdiği belirtilirken, bunun Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olduğu ifade edildi.
Bekin, Türkiye’nin bölgedeki güvenlik politikalarının yalnızca müttefiklerin beklentileri doğrultusunda değil, milli çıkarlar temelinde şekillenmesi gerektiğini dile getirdi.
Soru önergesinde uzun süredir kamuoyunun gündeminde bulunan F-35 savaş uçakları konusu da ayrıntılı biçimde yer aldı.
Doğan Bekin, Türkiye’nin bedelini ödediği halde teslim edilmeyen F-35 uçakları konusunda NATO Zirvesi sırasında yeni bir anlaşmaya varılıp varılmadığını sordu.
Bunun yanında;
hususlarının açıklanması talep edildi.
Önergede Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN projesi de gündeme taşındı.
Bekin, ABD ile KAAN programında kullanılacak 80 adet General Electric F110 motorunun satışına ilişkin herhangi bir anlaşma yapılıp yapılmadığının açıklanmasını isterken, varsa anlaşmanın kapsamı ve şartlarının da kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Doğan Bekin’in önergesinde Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nun 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul ettiği ve Türkiye’nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı “işgal” olarak nitelendiren karar da geniş yer buldu.
Kararın 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edildiğini hatırlatan Bekin, söz konusu metnin uluslararası hukuk açısından bağlayıcı olmadığını belirtti.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın temelini oluşturan 1959 tarihli Zürih ve Londra Antlaşmaları uyarınca Türkiye’nin garantör devlet sıfatıyla hareket ettiğini vurgulayan Bekin, Avrupa Parlamentosu’nun aldığı kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu.
Önergede ayrıca Yunanistan’ın Avrupa Birliği desteğiyle Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve kıta sahanlığı konularında Türkiye aleyhine diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdığı ileri sürüldü.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına da değinilen metinde, Ankara’nın bu süreçte milli menfaatleri esas alan kararlı bir diplomasi yürütmesi gerektiği ifade edildi.
Doğan Bekin, NATO Zirvesi’nin hemen ardından Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye aleyhine karar almasının tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu gelişmelerin birlikte analiz edilmesi gerektiğini savundu.
Yeniden Refah Partisi’nin değerlendirmesinde, Türkiye’nin dış politikasında dost ve komşu ülkelerle ilişkileri güçlendiren, bölgesel barışı önceleyen, milli çıkarları esas alan ve yerli savunma sanayisini merkeze koyan bağımsız bir strateji izlemesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
TBMM Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde yer alan yedi maddelik soruların, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talep edilirken, kamuoyunda tartışılan iddiaların açıklığa kavuşturulmasının hem şeffaf yönetim anlayışı hem de demokratik hesap verebilirlik açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.