Doğan Bekin’den Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya 2026 fındık fiyatı için 5 kritik soru Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 2026 yılı fındık taban..
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 2026 yılı fındık taban alım fiyatlarına ilişkin hazırladığı yazılı soru önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yazılı olarak cevaplandırması talebiyle verilen önergede, TMO’nun açıkladığı 250-255 TL’lik alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığı savunuldu. Bekin, artan motorin, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerine dikkat çekerek fındık üretim maliyetinin 300 TL’nin üzerine çıktığını belirtti.
Türkiye’nin tarımsal üretiminde stratejik ürünlerden biri olan fındıkta 2026 yılı alım fiyatlarının açıklanmasının ardından üreticilerin beklentileri ve artan girdi maliyetleri yeniden gündeme geldi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, fındık üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunların ve açıklanan taban fiyatın yeterliliğinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu.
Bekin’in, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ettiği önerge, fındık üreticilerinin maliyetleri, TMO’nun piyasadaki rolü, serbest piyasa fiyatlarının geleceği, üretim bölgelerindeki arazi şartları ve Türkiye’nin fındık ihracatındaki politikaları olmak üzere çok sayıda başlığı gündeme taşıdı.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2026 yılı için açıkladığı fındık alım fiyatlarına dikkat çeken Bekin, Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, levant kalite fındık için ise 250 TL taban alım fiyatı belirlendiğini hatırlattı.
TMO tarafından ayrıca yüzde 50’nin üzerindeki randımana sahip ürünlere ilave fiyat uygulanacağı açıklandı.
Buna göre her bir puanlık randıman artışı için;
ilave ödeme yapılacağı belirtildi.
Bekin, TMO’nun geçen yıl açıkladığı fiyatlarla karşılaştırma yaparak 2026 yılında Giresun kalite fındık fiyatındaki artışın yüzde 27,5, levant kalite fındık fiyatındaki artışın ise yüzde 28,2 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Ancak milletvekili, söz konusu artış oranlarının üreticinin gerçek maliyetlerindeki yükselişi karşılamaktan uzak olduğunu savundu.
Doğan Bekin, soru önergesinde açıklanan fındık fiyatının üreticilerin beklentisini karşılamadığını belirterek, geçmiş yıllarda olduğu gibi fındık üreticisinin yine ekonomik baskı altında bırakıldığını savundu.
Bekin’e göre temel sorun yalnızca açıklanan fındık fiyatının nominal olarak ne kadar arttığı değil, üreticinin aynı dönem içerisinde karşı karşıya kaldığı gerçek üretim maliyetlerinin ne ölçüde yükseldiği.
Bu nedenle fındık fiyatındaki yüzde 27-28 civarındaki artışın tek başına yeterli bir gösterge olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Bekin, üreticinin kullandığı mazot, gübre, tarım ilacı ve işçilik gibi temel girdilerde meydana gelen artışların da fiyat belirleme sürecinde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Bekin’in önergesinde özellikle motorin fiyatlarındaki artışa dikkat çekildi.
2026 yılı Temmuz ayında motorine yüzde 25,4 oranında zam geldiğini belirten Bekin, litre fiyatının 80 TL’nin üzerine çıktığını ifade etti.
Bekin, 2025 yılı Ağustos ayının başında motorinin litre fiyatının yaklaşık 54 TL seviyesinde olduğunu, 2026 yılı Ağustos ayının başında ise fiyatın 80 TL’yi aştığını belirterek, tarımsal üretimde kullanılan akaryakıt maliyetinin üretici üzerindeki baskısını gündeme taşıdı.
Fındık üretiminin özellikle eğimli ve dik arazilerde önemli ölçüde emek ve ulaşım maliyeti oluşturduğuna dikkat çeken Bekin, akaryakıt fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını savundu.
Bekin, üretici maliyetlerindeki artışın yalnızca motorinle sınırlı olmadığını da vurguladı.
Gübre, tarımsal ilaç ve işçilik giderlerinde de önemli yükselişler yaşandığını belirten Bekin, bu nedenle fındık üretiminin kilogram başına maliyetinin 300 TL’nin üzerine çıktığını ifade etti.
Bu tablo karşısında TMO tarafından açıklanan 250-255 TL seviyesindeki taban fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamadığı görüşünü dile getiren Bekin, mevcut fiyat politikasının üreticinin sürdürülebilir biçimde üretim yapmasını zorlaştırdığını savundu.
Yeniden Refah Partili Bekin’in dikkat çektiği bir başka önemli nokta ise hasat dönemindeki nakit ihtiyacı oldu.
Fındık üreticilerinin hasat döneminde işçilik, gübre, ilaç, ulaşım ve diğer giderlerini karşılayabilmek için nakit paraya ihtiyaç duyduğunu belirten Bekin, bu durumun üreticinin ürününü hasat döneminde satmak zorunda kalmasına yol açtığını ifade etti.
Bekin’e göre üreticinin finansman ihtiyacı, serbest piyasada fiyatların aşağı yönlü baskılanması riskini artırıyor.
Bu nedenle üreticinin ürününün önemli bir bölümünü serbest piyasaya satması halinde fiyatların 200-220 TL bandına kadar gerileme ihtimalinin bulunduğunu savunan Bekin, bunun gerçekleşmesi halinde üreticinin maliyetinin dahi altında bir fiyatla ürününü satmak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.
Doğan Bekin, açıklanan fiyatın yeterli olmadığı görüşünü açık biçimde ortaya koydu.
Bekin’e göre fındık üreticisinin yaşadığı sorun yalnızca bu yılın fiyat politikasıyla sınırlı değil. Üreticinin yıllardır artan girdi maliyetleri, finansman ihtiyacı ve serbest piyasa koşulları arasında sıkıştığını belirten Bekin, mevcut sistemin üreticiyi tüccar karşısında zayıf konuma düşürdüğünü savundu.
Bu nedenle devletin yalnızca bir taban fiyat açıklamasının yeterli olmadığını belirten Bekin, piyasayı etkin biçimde düzenleyecek ve üreticinin ürününü maliyetinin altında satmasını engelleyecek daha güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Bekin’in TBMM’ye sunduğu soru önergesinin dikkat çeken başlıklarından biri de fındık üretimindeki arazi farklılıkları oldu.
Fındık üretiminin yapıldığı bölgelerde arazi yapısının üretim maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olduğuna dikkat çeken Bekin, dik ve eğimli arazilerde kilogram başına üretim maliyetinin daha yüksek olduğunu, düz arazilerde ise maliyetlerin nispeten daha düşük olabildiğini belirtti.
Bu nedenle taban fiyat belirlenirken yalnızca ortalama maliyetlerin değil, bölgesel ve coğrafi üretim koşullarının da dikkate alınıp alınmadığını Bakan Yumaklı’ya sordu.
Doğan Bekin’in Bakan Yumaklı’ya yönelttiği sorulardan biri de TMO’nun fındık piyasasındaki rolüne ilişkin oldu.
TMO’nun piyasaya müdahalesinin üretici açısından yeterli olup olmadığını sorgulayan Bekin, mevcut mekanizmanın piyasayı gerçekten düzenleyip düzenlemediğinin ortaya konulmasını istedi.
Bekin, TMO’nun piyasa üzerindeki dengeleme etkisinin yeterli olmaması halinde kooperatifler, üretici birlikleri ve sektör temsilcilerinin birlikte yer alacağı gerçek bir regülasyon sistemi kurulmasının düşünülüp düşünülmediğini sordu.
Bu soruyla birlikte fındık piyasasında devlet müdahalesinin biçimi ve kapsamı da TBMM gündemine taşınmış oldu.
Soru önergesinde fındığın yalnızca iç piyasa fiyatları değil, Türkiye’nin dünya fındık ticaretindeki konumu da gündeme getirildi.
Türkiye’nin dünya fındık üretiminde önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Bekin, mevcut ihracat yapısının geliştirilmesi ve Türkiye’nin daha fazla ülkeye ulaşabilmesi için hangi politikaların yürütüldüğünü sordu.
Bu kapsamda başta Ticaret Bakanlığı olmak üzere ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yeni ihracat pazarlarına yönelik ortak çalışmalar yürütülüp yürütülmediğinin açıklanmasını isteyen Bekin, varsa bu çalışmaların neler olduğunu da Bakan Yumaklı’nın yanıtlamasını talep etti.
Doğan Bekin’in TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya şu beş temel soru yöneltildi:
1. 2026 yılı fındık taban alım fiyatı neye göre belirlenmiştir?
2. Artan girdi maliyetleri de dikkate alındığında 2026 yılı fındık alım fiyatını yeniden gözden geçirerek yeni bir taban alım fiyatı belirlemeyi düşünüyor musunuz?
3. Fındık maliyeti arazi şartlarına göre değişmektedir. Dik ve eğimli arazilerde kilogram maliyeti artarken düz arazilerde azalmaktadır. Taban fiyat belirlenirken bu hususlar dikkate alınmakta mıdır?
4. TMO’nun fındık piyasası üzerindeki piyasayı dengeleme etkisi yeterli midir? Yeterli değil ise kooperatif, birlik ve sektör temsilcilerinin birlikteliğiyle gerçek bir regülasyon sistemi kurulması düşünülmekte midir? Bu yönde bir çalışma var mıdır?
5. Dünya piyasasında fındık üretiminde önemli bir paya sahip olan Türkiye’nin ihracatta yeni ülkelere açılım sağlaması amacıyla Ticaret Bakanlığı ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen çalışmalar var mıdır? Varsa nelerdir?
Yeniden Refah Partisi’nin soru önergesiyle birlikte fındık üreticisinin temel gündemleri TBMM’ye taşınmış oldu.
Önergenin merkezinde ise açıklanan fiyat ile üretim maliyeti arasındaki fark bulunuyor.
Üreticinin artan akaryakıt, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri karşısında gelir kaybına uğradığını savunan Doğan Bekin, devletin fiyat açıklamakla yetinmemesi ve piyasada etkin bir düzenleyici mekanizma oluşturması gerektiği görüşünde.
Bekin’in yaklaşımına göre sürdürülebilir fındık üretiminin sağlanabilmesi için üreticinin maliyetleri gerçekçi biçimde hesaplanmalı, bölgesel üretim farklılıkları dikkate alınmalı, TMO’nun piyasadaki etkinliği artırılmalı ve üreticinin hasat dönemindeki finansman ihtiyacı nedeniyle ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalmasının önüne geçilmeli.
Doğan Bekin tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan yazılı soru önergesinin ardından gözler Tarım ve Orman Bakanlığına çevrildi.
Fındık üreticilerinin temel beklentisi ise yalnızca açıklanan fiyatın miktarıyla sınırlı değil. Üreticiler açısından asıl mesele; artan üretim maliyetleri karşısında emeğin karşılığının alınabilmesi, serbest piyasada fiyatların aşırı gerilemesinin önlenmesi ve Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki gücünün üretici lehine daha etkin kullanılabilmesi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin’in önergesi, bu başlıkların tamamını TBMM denetim mekanizmasının gündemine taşırken, şimdi kamuoyunun gözü Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın vereceği yazılı yanıtta olacak.
Soru önergesinin temel mesajı ise net: Üretim maliyeti 300 TL’nin üzerine çıkarken, üreticinin 250-255 TL seviyesindeki fiyatlarla sürdürülebilir üretim yapabilmesi mümkün mü?
Bu sorunun yanıtı, yalnızca 2026 fındık sezonunun değil, Türkiye’nin gelecek yıllardaki fındık üretim politikasının da önemli göstergelerinden biri olacak.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.