Emeklilikte Adalet Derneği Genel Başkanı Mihriban Uğurlu’dan Sert Çıkış… Emeklilikte Adalet Derneği Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, kamuoyunda “EYT düzenlemesi” olarak bilinen sürece ilişkin sert ve net bir açıklama yaparak, siyasi..
Emeklilikte Adalet Derneği Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, kamuoyunda “EYT düzenlemesi” olarak bilinen sürece ilişkin sert ve net bir açıklama yaparak, siyasi iradenin aldığı kararın bugün doğurduğu sonuçlardan kaçamayacağını vurguladı. Uğurlu, düzenlemenin başından itibaren ekonomik gerçekler gözetilmeden, seçim atmosferinde ve popülist saiklerle hayata geçirildiğini belirtti.
Bilindiği üzere EYT düzenlemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yürürlüğe girmiş ve milyonlarca kişiyi doğrudan etkilemişti. Ancak süreçle ilgili yapılan son açıklamalar, tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Uğurlu, özellikle eski Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Elitaş’ın “Sivil toplumdan tepki gelmedi” yönündeki ifadelerine sert tepki gösterdi:
“‘Niye uyarmadılar?’ demek, açık bir sorumluluk kaçışıdır. Kararı alan, kanunu çıkaran, siyasi irade ortaya koyan sizsiniz. Sivil toplumun görevi uyarmak olabilir; ancak nihai karar merci siyaset kurumudur. Yetki sizdeyse, sorumluluk da sizdedir.”
Uğurlu, iş dünyasının temsilcilerinin de sürece ilişkin çekincelerini dile getirdiğini hatırlatarak, Erdal Bahçıvan’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarını örnek gösterdi. İş dünyasının kapı kapı dolaşarak düzenlemenin ertelenmesini talep ettiğini, hatta deprem sonrası ekonomik koşullar gerekçe gösterilerek sürecin ötelenebileceğinin konuşulduğunu belirtti.
“Deprem gibi büyük bir felaketin ardından çıkarılan ilk yasal düzenlemelerden birinin EYT olması, bunun teknik değil, tamamen siyasi bir tercih olduğunu göstermektedir” dedi.
Mihriban Uğurlu açıklamasında, iktidar kanadının bugün kamuoyuna “sütten çıkmış ak kaşık” görüntüsü vermeye çalıştığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Ortada bir maliyet varsa, bunun siyasi sorumluluğu da vardır. Günah keçisi aramak yerine ‘Evet, hata yaptık. Uzun vadeli etkilerini yeterince hesaplamadık. Yeni bir adaletsizlik doğdu ve bunu düzeltmek istiyoruz’ demek daha dürüst bir tavır olurdu.”
Uğurlu’ya göre EYT, teknik bir sosyal güvenlik reformu değil; seçim atmosferinde alınmış popülist bir karardı. “Koltuğumu kaybetmek pahasına da olsa çıkarmam” denilen düzenlemenin, tam tersine koltuk kaybetme korkusuyla çıkarıldığını savundu.
EYT sonrası ortaya çıkan mali yük, bütçe dengeleri ve sosyal güvenlik sistemi üzerindeki baskının bugün toplumun geneline yansıtıldığını ifade eden Uğurlu, yeni mağduriyetlerin doğduğunu ve özellikle kademeli geçiş bekleyen kesimlerin adalet talebinin görmezden gelindiğini dile getirdi.
“Bir düzenleme yapılırken başka bir kesimin hakkı gasp ediliyorsa, orada sosyal devlet ilkesi zedelenir. Bizim talebimiz lütuf değil; adaletin tesisidir. #KademeliGeçişŞart diyoruz çünkü mesele teknik değil, vicdanidir.”
Mihriban Uğurlu, kademeli geçiş talebinin bir günde ya da masa başında verilecek bir karar olmadığını belirterek mücadele yöntemini de net biçimde ortaya koydu.
“Siyaset, gündemi takip eder. Bir konu görünürlüğünü kaybederse, rafa kaldırılır. Bu nedenle sosyal medyada, basında ve sahada sürekli var olmak zorundayız. Sessizlik, hak arama mücadelesinin en büyük düşmanıdır.”
Uğurlu, dağınık bireysel tepkilerin sonuç getirmeyeceğini vurgulayarak, her il ve ilçede örgütlü bir yapı kurulmasının şart olduğunu belirtti:
“Güç, sayıdan gelir. Ama daha önemlisi koordinasyondur. Disiplinli ve ortak hareket edilmezse talepler ciddiye alınmaz.”
“Kapı çalınmadan açılmaz” diyen Uğurlu, milletvekilleri, parti temsilcileri ve bürokrasiyle sistematik görüşmeler yapılması gerektiğini, teknik dosyalar ve somut verilerle ikna sürecinin yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Hak arama mücadelesinin mutlaka hukuk içinde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Uğurlu, dava süreçleri, teknik raporlar ve anayasal çerçevede yürütülecek çalışmaların en sağlam dayanak olduğunu söyledi.
“Duyumlarla değil, resmi adımlarla hareket ederiz” diyen Uğurlu, olumlu sinyallerin mücadeleyi gevşetmemesi gerektiğini belirtti:
“Resmi düzenleme çıkana kadar mücadele devam eder. Bu bir maratondur.”

Mihriban Uğurlu açıklamasını şu sert ve net ifadelerle tamamladı:
“EYT nasıl sabırla ve kararlılıkla çıktıysa, kademe de aynı kararlılıkla çıkacaktır. Bu bir talep değil; bir adalet meselesidir. Geri adım yok. Dağılmak yok. Vazgeçmek yok. Bıkmadan usanmadan gündemde tutmaya devam!!! Sosyal güvenlikte adalet istiyoruz!””

Emeklilikte Adalet Derneği’nin önümüzdeki süreçte saha çalışmalarını artıracağı, hukuk ve teknik boyutta hazırlanan dosyaları ilgili mercilere sunacağı öğrenildi.
Kademeli emeklilik acil yasalaşmalı ve bu adaletsizlik son bulmalıdır.
@EmadDernegi
#KademeliGeçişŞart
Kademeli Emeklilik Anayasal Hakkımızdır.
Kademeli emeklilik haktır
Aynı yaşta insanlar arasında 17/20 yıl emeklilik yaş farkı olmaz
Kademeli Emeklilik Anayasal Hakkımızdır
Hak Hukuk Adalet Kademe istiyoruz
Hak hukuk adalet diyorlar yanından geçmiyorlar.
Hak hukuk adalet eşitlik için KADEME
Kademeli Emeklilik talebimiz değil Anayasal Hakkımızdır
Kademeli Emeklilik talebimiz değil Anayasal Hakkımızdır.
Bir gün önce sigortası başlayan ile bir gün sonra sigortası başlayan iki çalışanın arasındaki emeklilik farkının 17-20 yıl olması adil değildir. Bu haksız durumun çözümü için kademeli emeklilik düzenlemesi gerekmektedir.
Kademe Akranlar arası Emeklilikte
Haktır Şarttır ‼️
#KademeliGeçişŞart