Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, Bursa Gastronomi Festivali’ne ilişkin değerlendirmesinde organizasyonun kentin tanıtımına katkı sunduğunu belirtirken, etkinliğin planlama sürecinde esnaf temsilcilerinin yeterince yer almamasını ve..
Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, Bursa Gastronomi Festivali’ne ilişkin değerlendirmesinde organizasyonun kentin tanıtımına katkı sunduğunu belirtirken, etkinliğin planlama sürecinde esnaf temsilcilerinin yeterince yer almamasını ve kullanılan terminolojiyi eleştirdi. Özacar, Bursa’nın mutfak kültürünün kendi tarihsel ve kültürel değerleri üzerinden tanıtılması gerektiğini savundu.
ESDER Bursa İl Başkanı İbrahim Özacar, Bursa’da düzenlenen Gastronomi Festivali’ne ilişkin yazılı bir değerlendirme yayımladı. Özacar, Bursa’nın tarihsel ve kültürel kimliğine vurgu yaparak, kentin mutfak kültürünün tanıtımında kullanılan kavramların da bu kimlikle uyumlu olması gerektiğini ifade etti.
Bursa’nın iki yıllık Yunan işgalinden kurtuluşunun tarihsel önemine değinen Özacar, fiziki işgalin sona ermesine rağmen dil ve kültür alanındaki yabancılaşma tartışmalarının devam ettiğini belirtti.
Festivalin adında yer alan “gastronomi” ve “festival” kelimelerine de değinen Özacar, “gastronomi” kavramının Bursa’nın tarihsel kimliğini ve geleneksel sofra kültürünü yeterince yansıtmadığı görüşünü dile getirdi. Özacar, Bursa’nın Osmanlı’nın ilk payitahtı ve yaklaşık 700 yıllık bir şehir kültürüne sahip olduğunu belirterek, kentin mutfak mirasının tanıtımında yerel kavramların daha fazla öne çıkarılması gerektiğini savundu.
Festivalin üç gün boyunca akademisyen, aşçı, yazar, sanatçı ve basın mensuplarını bir araya getirdiğini belirten Özacar, organizasyon kapsamında Bursa mutfağının tarihsel gelişimi, imaret kültürü, sofra adabı, sağlıklı beslenme, coğrafi işaretli ürünler, atıksız mutfak uygulamaları ve Tarihi İpek Yolu üzerindeki yemek kültürü gibi başlıkların ele alınmasını olumlu değerlendirdi.
Özacar, bu çalışmaların Bursa’nın gastronomi ve kültür alanındaki tanıtımına katkı sunduğunu ifade etti.
Bununla birlikte organizasyonda bazı eksiklikler bulunduğunu belirten Özacar, özellikle esnaf ve sanatkârları temsil eden sivil toplum kuruluşlarının planlama sürecine yeterince dahil edilmediğini söyledi.
Lokantacılar Odası başta olmak üzere ilgili esnaf kuruluşlarının organizasyonun planlama aşamasında daha etkin rol alması gerektiğini belirten Özacar, sahada mutfak kültürünü yaşatan esnafın festivalin merkezinde bulunmasının önemine dikkat çekti.
Özacar ayrıca bazı firmaların marka tanıtımını öne çıkarması nedeniyle meydanda kontrolsüz görüntüler oluştuğunu, hızlı yeme yarışması gibi etkinliklerin de organizasyonun kültürel niteliğiyle bağdaşmadığını ifade etti. Bu durumun koordinasyon ve saha yönetimi açısından eksiklikler ortaya çıkardığını savundu.
Festivalin tanıtım materyallerinde kullanılan “Fetheden Lezzetler”, “Bursa Esnaf Lokantalarında Osmanlı Yemek Kültürü İzleri”, “Bursa’nın Lezzet Hafızası” ve “700 Yıllık Yaşayan Osmanlı Mutfağı” gibi ifadelerin Bursa’nın kültürel kimliği açısından önemli olduğunu belirten Özacar, bu kavramların daha fazla öne çıkarılması gerektiğini söyledi.
Özacar, Bursa’nın mutfak kültürünün yalnızca yemeklerden ibaret olmadığını, sofra adabı, paylaşma, ikram, kanaat ve israftan kaçınma gibi değerleri de içerdiğini ifade etti.
Osmanlı dönemindeki Matbah-ı Âmire’ye de değinen Özacar, mutfağın tarihsel olarak yalnızca yemek hazırlanan bir alan değil, aynı zamanda şifa ve bereket anlayışının bir parçası olduğunu belirtti.

Özacar, günümüzde öne çıkan “sıfır atık”, “yavaş yemek” ve “doğal üretim” gibi yaklaşımların Anadolu kültüründe ve Ahilik geleneğinde geçmişten bu yana karşılıkları bulunduğunu ifade etti.
Bursa’nın lezzet mirasının ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtılması gerektiğini belirten Özacar, gelecek yıllarda düzenlenecek organizasyonlarda esnaf temsilcilerinin planlama süreçlerinin merkezinde yer alması ve Bursa’nın kültürel değerlerinin daha fazla öne çıkarılması çağrısında bulundu.
Özacar açıklamasını, “Sözcüğümüz de soframız da köklerimizden beslenmelidir” mesajıyla tamamladı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.