Sınavsız memurluğa geçişe yasal sınırlama istiyor Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, istisnai memurluk kadrolarının devlet memurluğuna sınavsız veya kolay yoldan geçiş için kullanılmasının önüne geçilmesi amacıyla 657 sayılı..
Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, istisnai memurluk kadrolarının devlet memurluğuna sınavsız veya kolay yoldan geçiş için kullanılmasının önüne geçilmesi amacıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Bekin, teklif kapsamında istisnai kadrolara atananların görev süreleri boyunca başka bir devlet memurluğu kadrosuna naklen atanamamasını ve asli memurluk hakkı kazanamamasını önerdi. Bekin ayrıca İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle sunduğu yazılı soru önergesinde, son üç yıldaki istisnai kadro atamalarından personelin memuriyete geçiş koşullarına kadar beş ayrı konuda bilgi talep etti.
Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, kamu personel sisteminde istisnai memurluk kadrolarının kullanımı ve bu kadrolar üzerinden devlet memurluğuna geçiş uygulamalarına ilişkin bir kanun teklifi ile yazılı soru önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu.
Bekin’in hazırladığı kanun teklifi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59’uncu maddesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Teklifin temel amacı, istisnai memurluk kadrolarının sınavsız veya kolay yoldan devlet memurluğuna geçişte bir basamak olarak kullanılmasının önüne geçilmesi olarak açıklanıyor.
Teklifin genel gerekçesinde, son dönemde kamuoyunda istisnai memuriyet statüsündeki kadrolar üzerinden sınavsız personel istihdam edildiğine ilişkin iddiaların gündeme geldiği belirtiliyor. Özellikle özel kalem müdürlüğü kadrolarının bu tartışmaların merkezinde yer aldığına dikkat çekiliyor.
Gerekçede, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59’uncu maddesi kapsamında düzenlenen istisnai memuriyet kadrolarına yapılan atamalarda, kanunun genel atanma ve sınav hükümlerinin bir bölümünün uygulanmadığı ifade ediliyor. Bu durumun, istisnai kadroların hangi amaçla kullanıldığı ve bu kadrolara atanan kişilerin daha sonra diğer memurluk kadrolarına geçiş koşulları konusunda tartışmalara yol açtığı vurgulanıyor.
Kanun teklifinin genel gerekçesinde, bakanlıklar, belediyeler ve üniversiteler başta olmak üzere çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında istisnai memuriyet kadrolarının kullanımına ilişkin eleştiriler yer alıyor.
Gerekçede özellikle özel kalem müdürlüğü kadrolarının, KPSS veya kurum içi yazılı ve sözlü giriş sınavı şartı aranmaksızın kamu görevine atanma ve sonrasında başka memurluk kadrolarına geçiş açısından bir basamak olarak kullanılabildiği ileri sürülüyor.
Bekin’in teklifinde, hizmetin gereği ve istisnai nitelikleri nedeniyle oluşturulan bu kadroların kuruluş amacına uygun biçimde kullanılması gerektiği belirtiliyor. İstisnai memuriyet statüsünün, genel memurluk kadrolarına geçişte sınav ve diğer atanma koşullarını aşmak amacıyla kullanılmasının kamu personeli istihdamında eşitlik ilkesini zedeleyebileceği savunuluyor.
Teklifin gerekçesinde, kamu personelinin istihdamında eşitlik ilkesinin korunması ve istisnai kadroların amacına aykırı kullanımının önlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca özel kalem müdürlüğü kadrolarının memurluğa geçişte bir “atlama basamağı” olarak kullanılmasının Sayıştay denetim raporlarında da eleştirildiği ifade ediliyor.
Ancak teklif metninde bu eleştirilere dayanak oluşturan belirli bir Sayıştay raporunun tarihine, numarasına veya ilgili bulgularına yer verilmiyor.
Kanun teklifinin birinci maddesinde, 23 Temmuz 1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59’uncu maddesinin birinci fıkrasına yeni bir hüküm eklenmesi öngörülüyor.
Teklifte yer alan düzenleme şu şekilde:
“İstisnai memurluk kadrosuna atananlar, bu görevleri süresince başka bir devlet memurluğu kadrosuna naklen atanamaz ve asli memurluk hakkı kazanamazlar.”
Bu hükümle, istisnai memurluk kadrosuna atanan kişilerin görevleri devam ettiği sürece başka bir devlet memurluğu kadrosuna naklen atanmasının ve asli memurluk hakkı kazanmasının engellenmesi amaçlanıyor.
Teklifin madde gerekçesinde de 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında istisnai memurluk görevinde bulunan kişilerin, gerekli şartları yerine getirmeden başka devlet memurluğu kadrolarına nakledilmesinin ve asli memurluk hakkı kazanmasının önlenmesinin hedeflendiği belirtiliyor.
Bununla birlikte, teklifin genel gerekçesinde özellikle özel kalem müdürlüğü kadrolarının kullanımına ilişkin sorunlar öne çıkarılırken, kanun maddesindeki ifade bütün istisnai memurluk kadrolarını kapsayacak şekilde düzenleniyor. Böylece önerilen sınırlamanın yalnızca özel kalem müdürlükleriyle sınırlı kalmayıp istisnai memurluk statüsündeki diğer kadroları da kapsaması öngörülüyor.
Teklifin ikinci maddesinde kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi, üçüncü maddesinde ise kanun hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi düzenleniyor.
Doğan Bekin, kanun teklifiyle eş zamanlı olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yazılı olarak cevaplandırması istemiyle bir soru önergesi de sundu.
Anayasa’nın 98’inci maddesi ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddesine dayandırılan önergede, istisnai kadrolar üzerinden yapılan kamu personeli atamalarına, bu kadrolarda aranan koşullara ve sonrasında memuriyete geçiş süreçlerine ilişkin bilgi talep edildi.
Bekin, önergesinin açıklama bölümünde de özel kalem müdürlüğü kadrolarının sınavsız memuriyete geçişte kullanılabildiğine ilişkin iddialara dikkat çekti. İstisnai memuriyet kadrolarının kullanımında ortaya çıkabilecek suiistimallerin önlenmesi ve kamu personeli istihdamında eşitliğin korunması için yasal tedbirlerin alınmasının gerekli olduğunu ifade etti.
Soru önergesinde Bakan Çiftçi’ye yöneltilen beş soru şöyle:
1. Son üç yıldaki atama sayısı
Son üç yıl içerisinde istisnai kadro kapsamında kamu görevine başlatılan personel sayısının kaç olduğu soruldu.
2. Atamalarda aranan kriterler
İstisnai kadrolar kapsamında göreve başlatılan personelin hangi kriterlere göre seçildiği ve atanan kişilerin mezuniyet durumlarına ilişkin herhangi bir şart bulunup bulunmadığı konusunda bilgi istendi.
3. Memuriyete devam etme koşulları
İstisnai kadrolarda göreve başlayan personelin daha sonra memur olarak görevine devam edebilmesi için hangi şartların arandığı soruldu. Ayrıca KPSS ile atanmış vatandaşların hak kaybına uğramaması amacıyla mevcut uygulamaya yönelik bir kısıtlama getirilmesinin düşünülüp düşünülmediğinin açıklanması talep edildi.
4. Suiistimal iddiaları ve yasal işlemler
İstisnai kadroların devlet memurluğuna geçişte bir basamak olarak kullanılması yönünde suiistimaller yaşanıp yaşanmadığı gündeme getirildi. Böyle durumlar tespit edilmişse ilgili kadroların iptaline yönelik yasal işlem yapılıp yapılmadığı soruldu.
5. Hizmet süresi şartı
İstisnai kadrolardan devlet memurluğuna geçişte belirli bir hizmet süresinin aranıp aranmadığı konusunda açıklama istendi.
Bekin’in soru önergesinde öne çıkan başlıklardan biri de kamu personeli istihdamında eşitlik ve KPSS yoluyla atanan vatandaşların haklarının korunması oldu.
Önergede, istisnai kadroların hangi koşullarda kullanılabileceğinin ve bu kadrolara atanan kişilerin daha sonra memuriyetlerine hangi şartlarla devam edebileceğinin açıklığa kavuşturulması isteniyor.
İstisnai memuriyet statüsünün, belirli görevlerin niteliği gereği genel atanma ve sınav koşullarından ayrılan bir istihdam biçimi olduğu hatırlatılırken, bu statünün genel memurluk kadrolarına geçiş amacıyla kullanılmasının doğurabileceği sonuçlar tartışmaya açılıyor.
Bekin’in sunduğu kanun teklifi, istisnai kadrolara atananların başka memurluk kadrolarına naklen atanmasını ve asli memurluk hakkı kazanmasını önlemeyi hedeflerken, soru önergesi mevcut uygulamanın kapsamı ve sonuçları hakkında idareden bilgi alınmasını amaçlıyor.
Doğan Bekin’in 9 Ekim 2026 tarihli belgelerinde yer alan kanun teklifi ve yazılı soru önergesi, istisnai memuriyet kadrolarının kullanımına ilişkin mevcut uygulamaların ve bu kadrolardan diğer memurluk kadrolarına geçiş koşullarının yeniden değerlendirilmesini gündeme getiriyor.
Kanun teklifinin yasalaşması hâlinde, teklif metninde öngörülen sınırlama istisnai memurluk kadrosuna atananların görev süreleri boyunca başka bir devlet memurluğu kadrosuna naklen atanamaması ve asli memurluk hakkı kazanamaması sonucunu doğuracak.
Yazılı soru önergesiyle ise istisnai kadrolara yapılan atamaların sayısı, personel seçiminde uygulanan ölçütler, memuriyete devam şartları, olası suiistimallere yönelik işlemler ve hizmet süresi koşulu hakkında İçişleri Bakanlığından açıklama isteniyor.
Teklifin TBMM’deki işlem durumu ile soru önergesine Bakanlık tarafından verilecek yanıtın içeriği, mevcut belgelerden hareketle kesinleştirilemiyor. Bu nedenle teklifin yasalaştığına veya soru önergesinin yanıtlandığına ilişkin bir sonuca varmak için ayrıca resmî kayıtların kontrol edilmesi gerekiyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.