Doğan Bekin’den fon krizi için soru önergesi: “Sorumlular ortaya çıkarılmalı”

Doğan Bekin’den parti yönetimine ve fon krizi için soru önergesi: “Millî Görüş’ün değerleri korunmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı” Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, merhum Necmettin..

Doğan Bekin’den fon krizi için soru önergesi: “Sorumlular ortaya çıkarılmalı”

Doğan Bekin’den parti yönetimine ve fon krizi için soru önergesi: “Millî Görüş’ün değerleri korunmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı”

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, merhum Necmettin Erbakan’a yönelik ifadeler üzerinden parti yönetimine eleştiriler yöneltirken, borsadaki fon vurgunu iddialarını da TBMM gündemine taşıdı. Bekin, hem Millî Görüş hareketinin temel değerlerinin korunması hem de fon krizindeki iddiaların aydınlatılması çağrısında bulundu.

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, yaptığı açıklamalarda Millî Görüş hareketinin tarihine ve merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a yönelik değerlendirmelere tepki gösterdi. Parti yönetiminin söz konusu tartışmayı yalnızca bir fikir ayrılığı olarak değerlendirmesini eleştiren Bekin, Erbakan’ın siyasi mirasına sahip çıkmanın kendisi için bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Bekin, 30 Eylül 2026 tarihinde düzenlediği basın toplantısında da konuyu gündeme getirdiğini hatırlatarak Genel Başkan Fatih Erbakan’a ve partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na çağrıda bulunduğunu belirtti.

“Bu mesele basit bir fikir ayrılığı değil”

Tartışmanın merkezinde, Son Ispartalı adlı kitapta merhum Necmettin Erbakan ve 28 Şubat sürecine ilişkin yer aldığı belirtilen değerlendirmelerin bulunduğunu ifade eden Bekin, söz konusu ifadelerin Millî Görüş hareketinin tarihî hafızasıyla bağdaşmadığını savundu.

Refah Partisi’nin din istismarının merkezi olarak gösterilmesine ve Erbakan’ın 28 Şubat sürecinin mimarı gibi sunulmasına tepki gösteren Bekin, bu yaklaşımın hareketin mensuplarını incittiğini dile getirdi.

Söz konusu değerlendirmeleri geçmişte FETÖ liderinin Erbakan ve 54. Hükümet’e yönelik tutumuyla benzer bulduğunu belirten Bekin, 28 Şubat döneminde yaşananların görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Merhum Erbakan’ın yanında yetiştiğini ve Millî Görüş terbiyesi aldığını ifade eden Bekin, bu nedenle söz konusu tartışmalar karşısında sessiz kalamayacağını söyledi. Bekin, “İman varsa imkân da vardır” sözünü hatırlatarak Erbakan’ın fikirlerine ve siyasi mücadelesine sahip çıkmanın önemine dikkat çekti.

Parti yönetimine eleştiri

Bekin, daha önce düzenlediği basın toplantılarında dile getirdiği eleştirilere doğrudan yanıt verilmediğini, bunun yerine “Dava Adamı Olmak ve Erbakan’ı Anlamak” başlıklı bir metin üzerinden dolaylı bir karşılık verildiğini belirtti.

Tartışmanın kişisel değerlendirmeler üzerinden farklı yönlere çekilmemesi gerektiğini savunan Bekin, asıl meselenin Erbakan hakkında kullanılan ifadelerin hangi anlayışla kaleme alındığının açıklığa kavuşturulması olduğunu ifade etti.

29 Ekim’in merhum Necmettin Erbakan’ın 100. doğum yıl dönümü olduğunu hatırlatan Bekin, böyle bir dönemde Erbakan’ın 28 Şubat’ın mimarı olarak gösterilmesini eleştirdi. Bu ifadeleri kullanan kişilerin parti yönetiminde görev almaya devam etmesinin Yeniden Refah Partisi açısından değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu savundu.

Mücadelesinin şahsi olmadığını vurgulayan Bekin, Millî Görüş hareketinin tarihini, ilkelerini ve siyasi mirasını korumanın önemine işaret etti. Bekin, Genel Başkan Fatih Erbakan’ın partiyi kuruluş felsefesi doğrultusunda geleceğe taşımasını beklediğini de dile getirdi.

Fon krizi iddialarını TBMM gündemine taşıdı

Doğan Bekin, parti içindeki tartışmalara ilişkin açıklamalarının yanı sıra, kamuoyunda “fon vurgunu” olarak anılan krizle ilgili yazılı soru önergesini de TBMM’ye sundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verilen önergede, yüz binlerce yatırımcıyı etkilediği öne sürülen fon krizinin boyutlarının belirlenmesi ve varsa sorumluların ortaya çıkarılması istendi.

Önergenin gerekçesinde, krizin merkezinde yedi portföy şirketinin bulunduğu yönündeki iddialara yer verildi. Bazı siyasetçilerin, kamu kurum ve kuruluşlarının ve üst düzey yöneticilerin süreçte olağanüstü kazançlar elde ettiği, fonlar değer kaybetmeye başlamadan önce bazı kişilerin sistemden çıktığı yönündeki iddiaların araştırılması gerektiği belirtildi.

Bekin, fon krizinin toplam maliyetinin 90 milyar dolara, yaklaşık 4 trilyon 500 milyar liraya ulaştığının öne sürüldüğüne dikkat çekerek yatırımcıların toplam zararının ve elde edildiği iddia edilen haksız kazançların açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Bakan Şimşek’e beş soru yöneltti

Bekin’in soru önergesinde, inceleme ve soruşturmalarda kaç kamu kurum ve kuruluşunun ve şirketin adının geçtiği, bu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı soruldu.

Önergede ayrıca fon ve hisse işlemleri üzerinden elde edildiği değerlendirilen toplam haksız kazanç ile yatırımcıların toplam zararının ne kadar olduğu gündeme getirildi. İddialar kapsamında elde edilen paraların ne kadarının geri alındığı ve iadelerin ana parayla mı sınırlı kaldığı, yoksa kazancın tamamını mı kapsadığı konusunda da açıklama istendi.

Soru önergesinin dikkat çeken başlıklarından biri de savcılığın 19 Ağustos’ta Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) gönderdiği yazı ile 17 Eylül’deki tasfiye kararı arasındaki dönemde sistemden çıktığı belirtilen 141 kişi oldu.

Bekin, bu kişiler arasında üst düzey kamu görevlilerinin, eski bakanların, bakan yardımcılarının, görevdeki milletvekillerinin, siyasetçilerin veya bunların birinci derece yakınlarının bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

Önergede son olarak, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) fon soruşturması kapsamında yurt dışı bağlantılarını araştırmaya yönelik inceleme başlatıp başlatmadığı soruldu. Fonlardan elde edildiği öne sürülen kazançların hangi bankalara, aracı kurumlara ve yatırım hesaplarına aktarıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin bulunup bulunmadığının da açıklığa kavuşturulması talep edildi.

Bekin, fon kriziyle ilgili iddiaların aydınlatılması, yatırımcıların zararlarının belirlenmesi ve sorumluluğu tespit edilenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Doğan Bekin’in açıklamalarında iki başlık öne çıktı: Millî Görüş hareketinin tarihî mirasının korunması ve fon kriziyle ilgili iddiaların şeffaf biçimde araştırılması.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.