“MİLYONLARCA VATANDAŞ ARAF’TA” Yapı Kayıt Belgeleri İptal Edildi, Hobi Bahçeleri Yıkım Kıskacında: Vatandaş Soruyor, Çözüm Ne Zaman Gelecek? İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan Çarpıcı Çağrı: “Devler de diz..
Türkiye’de milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren imar, yapı kayıt ve hobi bahçeleri tartışması yeniden gündemin en sıcak başlıklarından biri hâline geldi. Bir tarafta yıllar önce devletin çağrısına güvenerek başvuru yapan ve bedel ödeyerek Yapı Kayıt Belgesi alan vatandaşlar, diğer tarafta iptal edilen belgeler nedeniyle evleri hakkında yıkım ve para cezası endişesi yaşayan aileler…
Aradan yıllar geçti. Ancak çözüm bekleyenlerin sayısı azalmadı; aksine her geçen gün daha da arttı.
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, milyonlarca vatandaşın artık belirsizlik içinde yaşamak istemediğini belirterek, kamu otoritelerine kapsamlı bir yasal düzenleme çağrısında bulundu.
2018 yılında yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi uygulaması kapsamında milyonlarca vatandaş devlete başvurdu, istenen bedelleri ödedi ve verilen resmî belgeye güvenerek geleceğini planladı.
Bugün ise belgeleri iptal edilen çok sayıda vatandaş şu soruyu yöneltiyor:
“Devletin verdiği belgeye güvenerek ödeme yapan insanlar şimdi neden yıkım tehdidiyle karşı karşıya?”
Bu soru yalnızca hukuki bir tartışma değil; aynı zamanda güven, öngörülebilirlik ve kamu yönetimine duyulan inanç açısından da önem taşıyor.
Bir ev yalnızca tuğla ve betondan ibaret değildir.
Bir ev;
çocukların büyüdüğü yerdir.
Yaşlı anne ve babaların sığındığı yerdir.
Bir ömrün emeğidir.
Bir ailenin bütün birikimidir.
Vatandaşlar şimdi şu soruları yüksek sesle dile getiriyor:
Bir evi yıkmanın ekonomik maliyeti gerçekten hesaplandı mı?
Yıkım kararlarının aileler ve çocuklar üzerindeki psikolojik etkisi değerlendirildi mi?
Ceza vermek mi daha kolay, kalıcı çözüm üretmek mi?
20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerin ardından özellikle hobi bahçeleriyle ilgili ağır idari para cezaları ve yıkım kararlarına ilişkin endişeler arttı.
Birçok vatandaş, geçiş süreci sağlayacak yeni bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağını merak ediyor.
Kamuoyunun beklediği sorular ise açık:
Dernek Başkanı İbrahim Hacıoğlu, milyonlarca vatandaşın ne tamamen güvende ne de hukuki durumunun net olduğunu belirterek, belirsizliğin sona ermesi gerektiğini ifade ediyor.
Uzun süredir devam eden süreç nedeniyle bazı ailelerin ekonomik açıdan ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını, para cezaları ve olası yıkım kararlarının aile düzenini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Vatandaşlar ise seslerini şu cümlelerle duyurmaya çalışıyor:
“Biz ayrıcalık istemiyoruz; adil, öngörülebilir ve uygulanabilir bir çözüm istiyoruz.”
Kamuoyunda en çok dile getirilen sorular arasında sosyal boyut da öne çıkıyor.
Evler yıkılırsa insanlar nerede yaşayacak?
Yaşlı anne ve babalar hangi koşullarda barınacak?
Çocukların eğitim düzeni nasıl etkilenecek?
Barınma hakkı gözetilmeden sosyal adalet nasıl sağlanacak?
Bu sorular, yalnızca hukuki değil; aynı zamanda sosyal politika ve kamu yönetimi açısından da yanıt bekliyor.
İmar Yasasına Takılanlar Derneği, kaçak ve denetimsiz yapılaşmanın teşvik edilmesini değil; bilimsel ölçütlere göre denetlenen, kayıt altına alınan ve gerekli şartları sağlayan yapıların dönüşüm sürecine dâhil edilmesini savunuyor.
Derneğin önerisi şu sloganla özetleniyor:
“YIKMA! DENETLE, KAYIT ALTINA AL, DÖNÜŞTÜR!”
Bu yaklaşımın hem kamu düzenini hem de vatandaşın barınma hakkını birlikte koruyabileceği ifade ediliyor.
Mağdur olduğunu ifade eden vatandaşlar, hükümetten ve özellikle Cumhurbaşkanı Yardımcısı başta olmak üzere ilgili kurum ve yetkililerden şu konularda açıklama bekliyor:
Türkiye’nin önünde zor ancak önemli bir tercih bulunduğunu dile getiren vatandaşlar, bir yandan hukukun üstünlüğünün korunmasını, diğer yandan da milyonlarca insanı etkileyen barınma ve mülkiyet sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesini istiyor.
Bugün tartışılan konu yalnızca yapılar değildir.
Tartışılan; hukuki öngörülebilirlik, kamu yönetimine duyulan güven, sosyal adalet ve milyonlarca insanın geleceğidir.
Cevap bekleyen soru ise hâlâ aynı:
“Sorun cezalar ve yıkımlarla mı çözülecek, yoksa hem kamu yararını hem de vatandaşın haklarını gözeten kalıcı bir yasal çözüm mü üretilecek?”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.