Kazım Gezer’den Bursa Kent Konseyi Seçimlerine Sert Tepki Bursa Kent Konseyi Başkanlığı seçimleri öncesinde adaylık çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdüren, sivil toplum kuruluşlarından akademik çevrelere kadar kentin birçok dinamiğiyle temas..
Bursa Kent Konseyi Başkanlığı seçimleri öncesinde adaylık çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdüren, sivil toplum kuruluşlarından akademik çevrelere kadar kentin birçok dinamiğiyle temas kuran Kazım Gezer, kamuoyunda günlerdir tartışma konusu olan seçim sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklamayla adaylıktan çekildiğini duyurdu. Gezer’in açıklaması, yalnızca bir adaylıktan çekilme kararı olmanın çok ötesinde, Bursa Kent Konseyi seçimlerine yönelik kapsamlı bir demokrasi ve meşruiyet eleştirisi olarak değerlendiriliyor.
Kazım Gezer’in satır aralarına yansıyan ifadeler, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin nasıl bir atmosferde gerçekleştirildiğine ilişkin ciddi soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Özellikle “demokrasi adı altında sahnelenen bir oyunun figüranı olmayacağım” sözleri, seçim sürecine ilişkin en sert çıkışlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Kent Konseyleri, yerel demokrasinin en önemli mekanizmalarından biri olarak kabul ediliyor. Belediye Kanunu kapsamında oluşturulan bu yapılar;
Dolayısıyla Kent Konseyi Başkanlığı makamı, herhangi bir siyasi ya da bürokratik koltuktan çok daha farklı bir anlam taşıyor. Bu makamın temel dayanağını ise özgür irade, eşit temsil ve demokratik meşruiyet oluşturuyor.
Tam da bu noktada Kazım Gezer’in açıklaması, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin demokratik niteliğine ilişkin önemli tartışmaların fitilini ateşledi.
Kazım Gezer, açıklamasında Kent Konseylerinin kuruluş felsefesine vurgu yaparak şu temel ilkeyi ortaya koyuyor:
“Kent Konseyi yönetimine başkanın genel kurul tarafından özgür irade ile seçilmesi esastır.”
Bu ifade, aslında tüm tartışmaların merkezinde yer alan soruyu da gündeme getiriyor:
Kamuoyunda uzun süredir;
yönündeki iddialar konuşuluyordu.
Kazım Gezer’in açıklaması, tüm bu iddiaların bizzat seçim sürecinde aday olan bir isim tarafından kamuoyuna taşınması açısından ayrı bir önem taşıyor.
Edinilen bilgilere göre Kazım Gezer, adaylık süreci boyunca Bursa’nın birçok kesimiyle yoğun temaslarda bulundu.
Gezer’in adaylık sürecindeki temel hedefi, Bursa Kent Konseyi’ni tüm Bursa’nın ortak platformu haline getirmekti.
Özellikle;
gibi başlıklarda kapsamlı projeler üzerinde çalıştığı öğrenildi.

Ancak seçim süreci ilerledikçe kamuoyunda oluşan tartışmalar ve seçim atmosferindeki güvensizlik ortamı, Gezer’in kararını değiştirmesine neden oldu.
Kazım Gezer’in açıklamasında dikkat çeken noktalardan biri de kişileri hedef almaktan özellikle kaçınması oldu.
Açıklamasında;
“Kimseyi suçlamak adına değil, ilkelere sahip çıkmak adına konuşuyorum.”
ifadelerini kullanan Gezer, meselenin kişisel ya da siyasi bir hesaplaşma olmadığını vurguladı.
Ancak bu yaklaşım, seçim sürecine yönelik eleştirilerin hafif olduğu anlamına gelmiyor. Aksine Gezer, kişileri tartışmanın merkezine koymak yerine sistemsel sorunlara işaret ediyor.
Kazım Gezer’in açıklamasının en önemli bölümlerinden biri ise demokrasiye ilişkin yaptığı değerlendirme oldu.
“Demokrasi sadece sandık değildir.”
Bu cümle, Bursa Kent Konseyi seçimlerine ilişkin yapılan eleştirilerin özeti niteliğinde.
Demokratik bir seçimin meşru kabul edilebilmesi için;
gerekiyor.
Aksi durumda sandığın kurulmasının tek başına demokrasi anlamına gelmeyeceğini belirten Gezer, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin demokratik meşruiyetine ilişkin vicdani sorumluluğunu kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamanın en sert ve en çarpıcı bölümü ise adaylıktan çekilme gerekçesinin ifade edildiği satırlar oldu.
Kazım Gezer şu ifadeleri kullandı:
“Bu şartların oluşmadığını düşündüğüm bir ortamda, demokrasi adı altında sahnelenen bir oyunun figüranı olmam.”
Bu sözler, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin yalnızca teknik açıdan değil, etik ve demokratik açıdan da yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Kazım Gezer’in ifadeleri, kamuoyunda şu soruların daha yüksek sesle sorulmasına neden oldu:
Kazım Gezer, adaylıktan çekilme kararının kişisel bir yenilgi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguladı.
Açıklamasında;
“Hiçbir makam, ünvan ve koltuk; onurumdan, vicdanımdan ve ilkelerimden daha değerli değildir.”
ifadelerine yer verdi.
Bu sözler, Kent Konseyi Başkanlığı makamının demokratik meşruiyetten bağımsız bir anlam taşımadığına yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.
Gezer’in ifadelerine göre;
Kazım Gezer açıklamasının son bölümünde ise Bursa için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
“Bütün adaylık sürecinden vazgeçiyorum. Ancak Bursa’nın ortak değeri, hukukun üstünlüğü, hayvan hakları ve çevre için mücadelem kararlılıkla devam edecektir.”
Bu ifadeler, Gezer’in Bursa Kent Konseyi Başkanlığı yarışından çekilmiş olmasına rağmen kent mücadelesinden vazgeçmediğini ortaya koyuyor.
Kazım Gezer’in adaylıktan çekilme kararı, Bursa Kent Konseyi seçimlerine ilişkin kamuoyunda yeni ve önemli bir tartışmanın kapısını araladı.
Bir adayın;
gerekçe göstererek adaylıktan çekilmesi, seçim sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Kent Konseyleri, kentlerin ortak vicdanı ve ortak aklı olmak zorundadır. Eğer seçim süreçleri daha sandık kurulmadan tartışmalı hale geliyorsa, burada kaybeden yalnızca adaylar değil, katılımcı demokrasi anlayışının kendisi olacaktır.
Kazım Gezer’in “Demokrasi adı altında figüran olmayacağım” çıkışı ise, Bursa Kent Konseyi seçimlerinin bundan sonraki sürecinde uzun süre konuşulacak ve yerel demokrasi tartışmalarının merkezinde yer alacak güçlü bir siyasi ve toplumsal mesaj olarak hafızalara kazınmış durumda.