Dünya Mirasının Geleceği İçin Yerel Halkın Psikolojik İyilik Hali Bilimsel Olarak Araştırılıyor Bursa’nın tarihî, kültürel ve doğal miras değerlerinden biri olan, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemine ışık tutan “Bursa ve Cumalıkızık:..
Bursa’nın tarihî, kültürel ve doğal miras değerlerinden biri olan, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş dönemine ışık tutan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” Dünya Miras Alanı, uluslararası ölçekte önemli bir bilimsel ve sosyal sorumluluk projesine ev sahipliği yapmaya başladı.
UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (World Heritage Volunteers – WHV) 2026 Programı kapsamında kabul edilen “Dünya Kültürel Mirasının Sürdürülebilirliğinde Yerel Toplumun Psikolojik İyilik Hali: Cumalıkızık Köyü Örneği” başlıklı proje, düzenlenen açılış programıyla birlikte resmen başladı.
27 Temmuz – 5 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek proje kapsamında, dünyanın önemli kültürel miras alanlarından biri olan Cumalıkızık’ta yaşayan yerel halkın miras alanıyla kurduğu ilişki, turizmin sosyal ve psikolojik etkileri, sürdürülebilir koruma yaklaşımları ve ziyaretçi yönetimi gibi birçok başlık bilimsel yöntemlerle ele alınacak.
UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 2014 yılında dahil edilen “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu’nun Doğuşu” alanı, Osmanlı’nın erken dönem yerleşim kültürünü, geleneksel mimarisini ve tarihî dokusunu günümüze taşıyan eşsiz alanlardan biri olarak kabul ediliyor.
Bu kapsamda yürütülen proje, WHV 2026 Programı kapsamında Türkiye’den kabul edilen altı uluslararası projeden biri olma özelliğini taşıyor.
Aynı zamanda bu çalışma, Bursa ve Cumalıkızık Dünya Miras Alanı içerisinde gerçekleştirilen ilk UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri Projesi olarak tarihe geçiyor.
Projenin temel amacı; kültürel mirasın korunmasını yalnızca fiziksel yapıların korunması olarak görmeyen, aynı zamanda o mirası yaşayan toplumların sosyal, kültürel ve psikolojik ihtiyaçlarını dikkate alan bütüncül bir koruma modeli geliştirmek.
Dünya genelinde UNESCO tarafından koruma altına alınan miras alanlarında son yıllarda üzerinde önemle durulan konuların başında, yerel toplumların sürece aktif katılımı geliyor.
Cumalıkızık örneğinde de tarihî yapıların, geleneksel yaşam biçiminin ve kültürel değerlerin sürdürülebilir biçimde korunabilmesi için bölgede yaşayan insanların deneyimleri ve beklentileri büyük önem taşıyor.
Bu anlayışla hazırlanan proje, Cumalıkızık halkının UNESCO Dünya Miras Alanı içinde yaşamaktan kaynaklanan olumlu ve olumsuz deneyimlerini ortaya koymayı amaçlıyor.

Araştırmalar kapsamında;
bilimsel yöntemlerle incelenecek.
Cumalıkızık’ta gerçekleştirilen proje, farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiren güçlü bir iş birliği modeliyle hayata geçiriliyor.
Çalışma, İş, Örgüt ve Endüstri Psikologları Derneği (IOCP) tarafından hazırlanırken; Bursa UNESCO Derneği, UNESCO Bursa Alan Başkanlığı ve Cumalıkızık Köyü Kadın Eğitim, Dayanışma ve Kalkınma Derneği iş birliğiyle yürütülüyor.
Proje kapsamında psikoloji alanında eğitim alan lisans ve yüksek lisans öğrencileri, akademisyenler ve alan uzmanları gönüllü olarak görev alıyor.
Gönüllüler, yalnızca akademik araştırmalar yapmakla kalmayacak; aynı zamanda Cumalıkızık’ın kültürel yaşamını yakından tanıyarak yerel üretim süreçlerine ve toplumsal çalışmalara katılım sağlayacak.
Proje süresince Cumalıkızık’ta yoğun bir saha çalışma programı uygulanacak.
Bu kapsamda gönüllüler ve akademisyenler;
Elde edilen veriler, Cumalıkızık’ın gelecekteki yönetim planlarına katkı sağlayacak bilimsel bir veri altyapısı oluşturacak.
Projenin önemli ayaklarından biri de Cumalıkızık’ın yaşayan kültürel değerlerinin korunması olacak.
Gönüllüler, köyün geleneksel üretim kültürünü daha yakından tanımak amacıyla çeşitli uygulamalara katılacak.
Bu kapsamda;
incelenecek.
Bu çalışmalar sayesinde, Cumalıkızık’ın yalnızca tarihî bir ziyaret noktası değil; yaşayan, üreten ve kültürel değerlerini sürdüren bir yerleşim alanı olduğu vurgulanacak.
Proje kapsamında ziyaretçi yönetimi ve sürdürülebilir turizm alanında da önemli çalışmalar yürütülecek.
Cumalıkızık’ın artan ziyaretçi potansiyelinin yerel yaşam üzerindeki etkileri değerlendirilirken, ziyaretçilerin kültürel mirasa daha duyarlı davranmasını sağlayacak öneriler hazırlanacak.
Bu kapsamda;
planlanıyor.
Ayrıca köyün kültürel kimliğini yansıtabilecek bir logo çalışması üzerinde de değerlendirmeler gerçekleştirilecek.
Projenin sonunda kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırlanacak.
Hazırlanacak raporda;
yer alacak.
Bu raporun UNESCO’ya sunularak Cumalıkızık’ın gelecekteki yönetim ve koruma çalışmalarına bilimsel katkı sağlaması hedefleniyor.
Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, projenin açılış programında yaptığı değerlendirmede, Cumalıkızık’ın korunmasının yalnızca tarihî yapıların korunması anlamına gelmediğini belirtti.
Özaslan, kültürel miras alanlarının gerçek değerinin, o alanlarda yaşayan insanların kültürü devam ettirmesiyle ortaya çıktığını ifade ederek, yerel toplumun yaşam kalitesinin ve psikolojik iyilik halinin korunmasının sürdürülebilir miras yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Hazırlanacak bilimsel çalışmanın Cumalıkızık’ın geleceğine yönelik önemli bir yol haritası oluşturacağını belirten Özaslan, projenin alan yönetimi süreçlerine değerli katkılar sunacağını ifade etti.
UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri Projesi kapsamında gerçekleştirilecek çalışmalar yalnızca Cumalıkızık ile sınırlı kalmayacak.
Program süresince;
gibi Bursa’nın önemli kültürel ve doğal değerlerinde incelemeler yapılacak.
Bu çalışmalarla Bursa’nın sahip olduğu çok katmanlı miras değerlerinin korunmasına yönelik toplum temelli, bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşımlar geliştirilmesi amaçlanıyor.

UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri Projesi, Cumalıkızık’ın tarihî kimliğinin korunmasına yönelik önemli bir adım olmasının yanı sıra, yerel toplumun miras koruma süreçlerindeki rolünü güçlendiren örnek bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
Proje sonunda ortaya çıkacak bilimsel veriler, yalnızca Cumalıkızık için değil; benzer özelliklere sahip dünya mirası alanlarında uygulanabilecek yeni koruma modellerine de katkı sağlayacak.
Bursa’nın tarihî mirasının geleceğe aktarılması hedefiyle yürütülen proje, kültürel değerlerin korunmasında insan odaklı yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.