Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, partisinin kapanma süreci, muhalefet ittifaklarında yaşanan görüş ayrılıkları, seçim öncesi yürütülen temaslar ve Yeni Yol Grubu’nun geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, Gelecek Partisi’nin..
Gelecek Partisi Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, partisinin kapanma süreci, muhalefet ittifaklarında yaşanan görüş ayrılıkları, seçim öncesi yürütülen temaslar ve Yeni Yol Grubu’nun geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, Gelecek Partisi’nin kuruluşundan bugüne geçen yaklaşık 6,5 yıllık dönemin son derece zorlu geçtiğini belirterek, partinin kuruluş amacından taviz vermeden siyaset yaptığını ancak seçmenden beklediği desteği göremediğini söyledi.
Siyasi mücadele sürecini “çok ağır bir sınav” olarak nitelendiren Özdağ, Gelecek Partisi kadrolarının kuruluşundan bu yana büyük baskılar altında siyaset yaptığını ifade etti.
“Yaklaşık 6,5 yıldır adeta anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan geldi.” diyen Özdağ, buna rağmen ilkelerinden vazgeçmediklerini, geri adım atmadıklarını ve siyasi mücadeleyi sürdürdüklerini dile getirdi.
Özdağ, muhalefet partileri arasında seçim öncesinde farklı iş birlikleri oluşturmak amacıyla çok sayıda girişimde bulunulduğunu ancak bu girişimlerin önemli bölümünün sonuçsuz kaldığını söyledi.
İlk olarak daha geniş kapsamlı bir blok oluşturmayı hedeflediklerini belirten Özdağ, bu çabanın başarıya ulaşamadığını ifade etti.
Altılı Masa dönemine de değinen Özdağ, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener arasında yaşanan görüş ayrılıklarının zaman zaman ittifak çalışmalarını zorlaştırdığını söyledi.
Bu süreçte Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun uzlaştırıcı bir rol üstlendiğini belirten Özdağ, Davutoğlu’nun taraflar arasındaki sorunların giderilmesi için ciddi çaba harcadığını kaydetti.
Özdağ, seçim sürecine yaklaşılırken bu kez Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti arasında yeni bir seçim modeli üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Planlanan modele göre Ankara’nın batısındaki seçim çevrelerinde Demokrat Parti çatısı altında, Ankara’nın doğusundaki illerde ise Saadet Partisi çatısı altında seçime girilmesi yönünde değerlendirmeler yapıldığını anlatan Özdağ, bu formülün de hayata geçirilemediğini söyledi.
Bu süreçte Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere tüm parti kadrolarının yoğun emek verdiğini ifade eden Özdağ, “Çok gayret sarf ettik. Sayın Davutoğlu da bizler de azami gayret gösterdik ancak bunu da başaramadık.” dedi.
TBMM’de grup kurulması sürecine de değinen Özdağ, Gelecek Partisi kadrolarının bu hedef doğrultusunda önemli fedakârlıklarda bulunduğunu belirtti.
DEVA Partisi çatısı altında yürütülen çalışmalarda hem “paratoner” hem de “katalizör” görevi üstlendiklerini söyleyen Özdağ, farklı siyasi yapıların birlikte hareket edebilmesi adına ciddi sorumluluk aldıklarını ifade etti.
Bu süreçte siyasi baskılara rağmen direnç gösterdiklerini belirten Özdağ, “Orada direnmek, eğilmemek, bükülmemek ve aynı zamanda satın alınmamak çok zordu. Biz bunu yaptık.” ifadelerini kullandı.
Özdağ, açıklamalarında iktidarın muhalefet partilerindeki milletvekillerine yönelik siyasi transfer girişimlerinde bulunduğunu da öne sürdü.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin hem Gelecek Partili hem de DEVA Partili milletvekillerini kendi saflarına katmaya çalıştığını savunan Özdağ, Saadet Partisi’nin de parti kimliğiyle birlikte davet edilmesine yönelik girişimlerin bulunduğunu gördüklerini söyledi.
Bu gelişmelerin ardından Ahmet Davutoğlu’nun da kafasında farklı bir siyasi yapılanma fikrinin oluştuğunu düşündüğünü belirten Özdağ, sonrasında kamuoyuyla paylaşılan deklarasyonun da bu sürecin bir sonucu olduğunu dile getirdi.
Gelecek Partisi’nin kuruluş gerekçesine de değinen Özdağ, Türkiye’nin yanlış bir yöne sürüklendiğini düşündükleri için yeni bir siyasi hareket başlattıklarını söyledi.
Ancak geçen süre içerisinde toplumdan bekledikleri desteği alamadıklarını ifade eden Özdağ, bunun nedenleri konusunda özeleştiri yapılması gerektiğini belirtti.
“Bizim hatalarımız mı vardı, söylemlerimiz mi eksikti, kadromuz mu yeterince karşılık bulmadı bilmiyorum. Ama bunların hepsinde mutlaka eksiklerimiz vardır.” diyen Özdağ, seçmenin Gelecek Partisi’nin ortaya koyduğu siyasi söyleme bekledikleri ölçüde ilgi göstermediğini söyledi.
Özdağ, TBMM’de faaliyet gösteren Yeni Yol Grubu’nun korunmasının önemli olduğunu düşündüğünü belirterek, grubun Türk siyaseti açısından değerli bir misyona sahip olduğunu ifade etti.
Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez’in vefatının ardından birçok siyasetçinin kendisini aradığını söyleyen Özdağ, iktidar kanadından isimlerin de “Türkiye’nin Saadet-Gelecek grubunun misyonuna ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulunduğunu aktardı.
Özdağ, Gelecek Partisi’nin 22 Ağustos’ta gerçekleştireceği kongrede önemli bir karar alınacağını belirterek, bu kongreyle birlikte partinin kendisini feshedeceğini açıkladı.
Partinin kuruluşundan bugüne kadar milletin sesi olmayı amaçladığını ifade eden Özdağ, “Milletimizin sesi olmaya, vicdanı olmaya, gözü olmaya, kulağı olmaya, dili olmaya çalıştık. Sessiz yığınların sesi olmaya gayret sarf ettik.” dedi.
Türkiye’de korku iklimi bulunduğunu savunan Özdağ, özellikle sosyal medya kullanıcılarının görüşlerini açıkça ifade etmekten çekindiğini öne sürdü.
İnsanların televizyon karşısında düşüncelerini rahat dile getirebildiğini ancak sosyal medya platformlarında isimlerinin görünmesi nedeniyle endişe yaşadığını belirten Özdağ, buna karşın seçmenin sandık başına gittiğinde özgür iradesiyle karar vereceğini söyledi.
Sandığın geldiği gün vatandaşların yaşadıkları tüm süreci değerlendireceğini ifade eden Özdağ, Gelecek Partisi’nin siyaset sahnesinden çekilse bile Türk siyasi tarihinde iz bırakan bir hareket olduğuna inandığını belirterek sözlerini tamamladı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.