Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Türkiye’de çocuk adalet sisteminde yaşanan sorunların araştırılması ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kapsamlı bir..
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Türkiye’de çocuk adalet sisteminde yaşanan sorunların araştırılması ve çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) kapsamlı bir yazılı soru önergesi sundu. Bekin, önergesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten, çocukların ceza infaz sistemindeki durumuna ilişkin kritik sorulara yanıt verilmesini talep etti.
17 Mart 2026 tarihli önerge, Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 96. maddeleri uyarınca hazırlanarak Meclis Başkanlığı’na sunuldu.
Önergede, toplumsal değişim ve dönüşümün suç olgusunu da etkilediğine dikkat çekilirken, çocukların suça sürüklenmesinin arkasındaki temel nedenlere vurgu yapıldı. Bekin, çocuk suçluluğunun çoğu zaman bireysel tercihten ziyade; yoksulluk, eğitimsizlik, ailevi sorunlar ve sosyal çevre gibi faktörlerin birleşimiyle ortaya çıktığını belirtti.
Metinde özellikle, çocukların henüz fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak tam gelişimlerini tamamlamamış bireyler olduğuna dikkat çekilerek şu tespit öne çıkarıldı:
“Suçlu çocuk yoktur, suça itilmiş çocuk vardır.”
Bu yaklaşım doğrultusunda, çocuk adalet sisteminin cezalandırmadan ziyade koruma, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma odaklı olması gerektiği vurgulandı.
Önergede yer alan verilere göre Türkiye, Avrupa Konseyi istatistiklerine göre cezaevlerinde en fazla tutuklu ve hükümlü bulunduran ülkeler arasında yer alıyor. TÜİK verilerine dayandırılan bilgilere göre:
Türkiye genelinde 403 ceza infaz kurumunun toplam kapasitesi: 304.956 kişi
Cezaevlerinde bulunan toplam tutuklu ve hükümlü sayısı: 412.991 kişi
Açık cezaevlerinde kalanlar: 114.418 kişi
Kapalı cezaevlerinde kalanlar: 298.573 kişi
Bu tablo içerisinde çocukların durumu da dikkat çekiyor:
Cezaevlerinde bulunan toplam çocuk sayısı: 4.666
Açık cezaevlerinde kalan çocuklar: 478
Kapalı cezaevlerinde kalan çocuklar: 4.188
Adalet Bakanlığı’nın son bir yıl içinde hayata geçirdiği düzenlemeye göre, çocuk tutuklu ve hükümlülerin kapalı cezaevleri yerine açık çocuk cezaevlerinde barındırılması öngörülüyor. Ancak Bekin, bu uygulamanın pratikte ciddi sorunlarla karşılaştığını ifade etti.
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde açık çocuk cezaevi kapasitesinin son derece sınırlı olduğuna dikkat çekilen önergede, bu durumun çocukların ailelerinden uzak illere sevk edilmesine neden olduğu belirtildi.
Çocukların başka şehirlerdeki cezaevlerine gönderilmesinin, aileler üzerinde ciddi bir yük oluşturduğu ifade edildi. Zaten zor bir süreçten geçen ailelerin, uzun mesafeler ve yüksek yol masrafları nedeniyle çocuklarını aylarca göremediği vurgulandı.
Bu durumun hem çocukların psikolojik gelişimini hem de aile bağlarını olumsuz etkilediği, rehabilitasyon sürecini zorlaştırdığı ifade edildi.
Doğan Bekin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:
Son 5 yılda, il ve yıl bazında cezaevinde bulunan çocuk sayısı nedir?
Çocuk cezaevlerinde koğuş kapasitesi kaç kişidir ve kapasite aşımı yaşanan kurumlar hangileridir?
Açık çocuk cezaevi bulunmayan iller hangileridir? Bu iller için yeni bir planlama yapılmakta mıdır?
Cezaevindeki çocuklara yönelik psikolojik, sosyal ve rehabilitasyon hizmetleri sunulmakta mıdır? Bu hizmetlerden kaç çocuk yararlanmaktadır?
Tahliye sonrası çocukların topluma kazandırılması ve istihdamı için yürütülen projeler nelerdir?
Türkiye’deki çocuk adalet sisteminin uluslararası standartlara uyumu için yeni bir reform planı var mıdır?
Önerge, Türkiye’de çocuk adalet sisteminin mevcut haliyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarken, özellikle rehabilitasyon, aile bağlarının korunması ve bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi konularında reform ihtiyacını gündeme taşıdı.
Uzmanlar, çocukların ceza sistemi içinde değil; eğitim, sosyal destek ve psikolojik rehabilitasyon odaklı politikalarla ele alınmasının uzun vadede toplumsal fayda sağlayacağı görüşünde birleşiyor.