Milli Eğitim Bakanlığı’na Sert Tepki: Yeliz Toy’dan “Ramazan Talimatı” Çıkışı Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” konulu resmi yazıya sert..
Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” konulu resmi yazıya sert sözlerle tepki gösterdi. Toy, Bakanlığın eğitimdeki kronik sorunlar yerine dini içerikli etkinliklerle gündeme gelmesini eleştirerek, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i asli görevlerini yerine getirmemekle suçladı.
Toy, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ilde Ramazan ayı boyunca bir dizi etkinlik düzenlenmesi için okullara talimat gönderdiğini hatırlatarak, bu adımı “eğitimin laik ve bilimsel niteliğine yönelik yeni bir müdahale” olarak değerlendirdi.
“Maarifin Kalbinde Ramazan” başlığıyla duyurulan etkinliklerin, Bakan Tekin’in önceliklerini açıkça ortaya koyduğunu savunan Toy, “Yusuf Tekin’in kalbinde yatanın Milli Eğitim Bakanlığı değil, adeta Diyanet İşleri Başkanlığı olduğu bir kez daha görülmüştür” ifadelerini kullandı.
Toy’a göre, etkinliklerin gerekçesinde yer alan “milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme öğretisi” gibi kavramlar Ramazan ayı ile doğrudan bağlantılı değil. “Milli kültürümüz dinden ibaret değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk düzeni de şeriat değildir” diyen Toy, söz konusu gerekçeleri “kavram çorbası” olarak nitelendirdi.

Talimat yazısında ortaokul ve liselerde iftar programları düzenleneceği ve bu etkinliklerde “alanında uzman kişiler”in konuşma yapacağının belirtilmesini de eleştiren Toy, şu soruları gündeme taşıdı:
Konuşmacılar hangi alanın uzmanıdır?
Bu uzmanlık hangi ölçütlere göre belirlenmiştir?
Daha önce MEB ile protokoller imzalayarak okullara giren bazı dernek ve yapıların yeni bir organizasyonu mu söz konusudur?
Toy, geçmiş örneklerde gericilikle ve Cumhuriyet karşıtı söylemlerle anılan isimlere okul kürsülerinin açıldığını hatırlatarak, “Maarifin kalbinde Ramazan” başlığının kamuoyunda kaygı yarattığını dile getirdi.
Bakanlığın yazısında etkinliklerin “gönüllülük” esasına dayandığının belirtilmesine rağmen, uygulamada bunun fiili bir dayatmaya dönüştüğünü savunan Toy, özellikle eğitim emekçileri ve öğrenciler açısından fişleme riski oluşabileceğini ifade etti.
“Oruç tutmayan, fiziksel ya da insani nedenlerle bu etkinliklere katılmak istemeyen öğrenciler ve öğretmenler üzerinde dolaylı bir baskı oluşacaktır” diyen Toy, bunun hem pedagojik hem de hukuki açıdan sorunlu olduğunu kaydetti.
Ulaşımın nasıl sağlanacağı, öğretmenlere mesai saatleri dışında görev dayatılıp dayatılmayacağı gibi konuların da belirsiz olduğunu vurgulayan Toy, “Bu uygulamaların yasal ve vicdani dayanağı nedir?” diye sordu.
Toy, laik eğitimin tüm inanç gruplarına eşit mesafede durmayı gerektirdiğini belirterek, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’na atıfta bulundu. “Hiçbir yurttaş dini dayatmalara mecbur bırakılamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitim laiklik ilkesine uygun yürütülür” diyen Toy, Bakan Tekin’in hukuk vurgusu yapmadan önce hukuka uygun davranması gerektiğini söyledi.
Yeliz Toy, açıklamasında eğitimin temel sorunlarını da tek tek sıraladı:
Okul, derslik ve öğretmen sayılarının yetersizliği
Kalabalık sınıflar
Okullarda temizlik ve güvenlik sorunları
Devlet okullarında artan zorunlu harcamalar
Yoksul çocukların imam hatip ve mesleki eğitim adı altında erken yaşta iş gücüne yönlendirilmesi
Öğrencilerin yetersiz beslenmesi
Atanamayan öğretmen sayısındaki artış
Eğitim emekçilerinin maruz kaldığı mobbing ve hak ihlalleri
Tarikat ve cemaatlerin okul ortamlarında etkinliği
Özel okullarda öğretmenlerin güvencesiz çalıştırılması
“Çocuklar derslere aç giriyor, musluktan su içiyor. Onca vergiye rağmen bir öğün yemek sağlanamıyor” diyen Toy, Bakanlığın önceliğinin dini organizasyonlar değil, bu temel sorunlar olması gerektiğini savundu.
Açıklamasının sonunda doğrudan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Yeliz Toy, şu ifadeleri kullandı:
“Milli eğitimin ihtiyacı, Diyanet İşleri Başkanı gibi davranan bir bakan değil; sorunları gören, çözüm üreten ve eğitimin tüm paydaşlarına kulak veren bir iradedir. Eğitimin acil ve hayati sorunları çözüm bekliyor. Asli görevinizi yapmak için neyi bekliyorsunuz?”
Toy’un açıklamaları, eğitim politikaları ve laiklik tartışmalarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Bakanlık cephesinden ise konuya ilişkin henüz bir değerlendirme yapılmadı.