“Adalet Çöküyorsa Devlet Alarm Veriyor!” Türkiye’de hukuk devleti tartışmaları giderek büyürken, Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık’tan iktidara yönelik çok sert ve dikkat çeken açıklamalar geldi. Altınışık, adalet..
Türkiye’de hukuk devleti tartışmaları giderek büyürken, Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ensari Altınışık’tan iktidara yönelik çok sert ve dikkat çeken açıklamalar geldi. Altınışık, adalet sisteminde yaşanan sorunların artık toplumsal güven krizine dönüştüğünü belirterek, “Adalet, devletin varlık sebebi ve medeniyetimizin temelidir” sözleriyle mevcut tabloya ağır eleştiriler yöneltti.
Altınışık’ın açıklamaları, yalnızca bir siyasi değerlendirme değil, Türkiye’de hukuk düzeninin geldiği noktaya ilişkin kapsamlı bir uyarı ve sert bir sistem eleştirisi olarak değerlendiriliyor.
Altınışık, hukukun üstünlüğünün sadece teorik bir kavram değil, devletin meşruiyetinin ana dayanağı olduğunu vurgulayarak, adaletin zedelendiği bir ortamda toplumsal huzurun sürdürülemeyeceğini ifade etti. Açıklamasında, adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın tüm alanlarında hissedilmesi gereken bir temel değer olduğunu belirtti.
Toplumda adalet duygusunun zayıflamasının devlet ile millet arasındaki güven bağını koparma noktasına getirdiğini savunan Altınışık, son yıllarda hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanında yaşanan sorunların ciddi bir güven erozyonuna yol açtığını söyledi.
Altınışık, mevcut yönetim anlayışına yönelik eleştirilerinde hukukun sınırlandırıcı rolünün zayıfladığını ima ederek, devlet gücünün hukukla dengelenmesi gerektiğini vurguladı. Adaletin olmadığı bir ortamda ne gerçek kalkınmanın mümkün olacağını ne de toplumsal barışın sağlanabileceğini belirtti.
“Güçlünün değil haklının üstün olduğu bir düzen kurmak siyaset anlayışımızın özüdür” ifadelerini kullanan Altınışık, Türkiye’nin acilen hukuk devleti standartlarını güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri de yargı bağımsızlığı oldu. Altınışık, yargının tam bağımsız ve tarafsız işlemesinin demokratik sistemin vazgeçilmez şartı olduğunu belirterek kuvvetler ayrılığı ilkesinin sağlıklı şekilde korunması gerektiğini dile getirdi.
Temel hak ve özgürlüklerin güçlü bir hukuki güvence altında olması gerektiğini ifade eden Altınışık, adalet sisteminin hızlı, erişilebilir ve güven veren bir yapıya kavuşmasının hem toplumsal huzur hem de ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu söyledi.
Altınışık, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yönetim modelinin ayrıştırıcı değil birleştirici olması gerektiğini belirterek, baskıcı değil hak temelli bir yönetim anlayışına geçilmesi gerektiğini savundu. Açıklamada şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat vurgusu öne çıktı.
Kamu yönetiminde güçlü denetim mekanizmalarının kurulmasının devlet-millet ilişkisini güçlendireceğini ifade eden Altınışık, yolsuzlukla etkin mücadele ve adil gelir dağılımının hem hukuki hem ahlaki bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Saadet Partisi’nin yaklaşımını açık ve net ifadelerle ortaya koyan Altınışık, adaletin yeniden devlet yönetiminin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamasında şu başlıklar öne çıktı:
Adalet yeniden devletin temeli yapılmalı
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı tam anlamıyla sağlanmalı
Temel hak ve özgürlükler yüksek hukuk standartlarında korunmalı
Kamu yönetiminde şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik esas olmalı
Toplumsal barışı güçlendiren adil bir düzen kurulmalı
Altınışık, “Önce ahlak ve maneviyat” anlayışının ancak adaletle anlam kazanacağını belirterek adaletin olmadığı bir sistemde ekonomik büyümenin de sürdürülebilir olmayacağını ifade etti.

Açıklamada, güçlü kurumlar ve sağlam hukuk düzeni olmadan kalıcı refahın mümkün olmadığı vurgulandı.
Altınışık, Saadet iktidarı hedefi doğrultusunda Türkiye’nin adaletin hâkim olduğu, hukukun üstünlüğünün eksiksiz uygulandığı bir ülke haline geleceğini belirtti. Güçlü ekonomi, sağlam kurumlar ve huzurlu toplum hedefinin ancak adil bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını ifade etti.
Altınışık’ın açıklamaları, Türkiye’de son dönemde yoğunlaşan hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Siyasi kulislerde bu çıkışın önümüzdeki süreçte muhalefet söylemlerinde daha sert bir tonun habercisi olabileceği değerlendiriliyor.