Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Aksaray’ın Ortaköy ilçesinde yapılması planlanan madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine ilişkin kapsamlı bir yazılı soru..
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Aksaray’ın Ortaköy ilçesinde yapılması planlanan madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine ilişkin kapsamlı bir yazılı soru önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.
Bekin, önergesinde projenin çevresel riskleri, su kaynaklarına etkisi ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu vurgulayarak, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını talep etti.
Önergede, Ortaköy ilçesine bağlı Seksenuşağı köyünde son günlerde kamuoyunda tartışılan ancak resmi boyutuna ilişkin net bilgilerin paylaşılmadığı bir maden sahası projesinin gündeme geldiği belirtildi.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre bölgede 2007 yılında MTA tarafından yürütülen kazı çalışmalarında altın ve çeşitli metal rezervlerinin tespit edildiği, 2010 yılında ise sondaj çalışmaları yapılarak karot örneklerinin incelendiği ifade edildi.
Ayrıca söz konusu saha için Kanadalı bir şirkete arama ruhsatı verildiği, ruhsatın güncel durumuna ilişkin kamuoyuna açık yeterli bilgi bulunmadığı, 25 Mart tarihinde yeniden ihale yapılacağı yönünde iddiaların yer aldığı kaydedildi.
Bekin, ruhsat sahasının Ortaköy ilçe merkezine yalnızca 3 kilometre mesafede bulunduğunu ve bölgenin en önemli su kaynaklarının bu alan içinde yer aldığını belirterek ciddi çevresel risklere dikkat çekti.
Bölgede iki orman sahası, güneş enerji santrali (GES) alanı ve geniş mera arazilerinin bulunduğunu hatırlatan Bekin, madencilik faaliyetlerinin bu alanların ekosistem hizmetlerini ortadan kaldırabileceğini vurguladı.
Orman alanlarının korunması için kamu bütçesinden aktarılan kaynakların boşa gitme riski bulunduğu, GES yatırımları için sağlanan teşviklerin işlevsiz hale gelebileceği ifade edildi.
Önergede, bölgenin “tahıl ambarı” olarak bilindiği belirtilerek, maden işletmesi açılması halinde değerli metal üretiminde kullanılan siyanür ve arsenik gibi ağır metallerin çevre kirliliği açısından ciddi tehdit oluşturacağına dikkat çekildi.
Maden sahasının hemen yanından geçen Höşür Deresi’nin, Kızılırmak Nehri’ni besleyen önemli su kaynaklarından biri olduğu ve ruhsat sahasının yaklaşık 20 bin kişinin su ihtiyacını karşılayan bir konumda bulunduğu ifade edildi.
Madencilik faaliyetlerinin toprağı, suyu ve havayı olumsuz etkileyerek halk sağlığı açısından önemli riskler doğurabileceği kaydedildi.
Doğan Bekin, önergesi kapsamında Bakanlığa şu soruları yöneltti:
Ortaköy’de maden arama ruhsatının hangi firmalara verildiği ve sondaj çalışmalarının ne zaman başlayacağı
Ruhsat sahası için ÇED sürecinin yapılıp yapılmadığı ve sonuçlarının ne olduğu
Madencilik faaliyetlerinin su kaynakları ve tarım arazileri üzerindeki etkilerine ilişkin analiz yapılıp yapılmadığı ve alınan önlemler
Kamu kurumları eliyle yatırıma açılan alanların atıl kalması ve kamu kaynaklarının zarar görmesine ilişkin değerlendirme
Azalan su kaynakları dikkate alınarak bölge için planlanan çalışmaların neler olduğu
Bekin, önergesinde çevresel sürdürülebilirlik, su güvenliği ve kamu yararı ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini vurgulayarak, madencilik faaliyetlerinin tüm etkilerinin şeffaf şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
TBMM’ye sunulan önergenin önümüzdeki süreçte bölgedeki madencilik tartışmalarını daha da yoğunlaştırması bekleniyor.