Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik Türkiye’de memur ve memur emeklilerinin içinde bulunduğu ekonomik tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Son üç yılda yaşanan gelişmeler, özellikle memur..
Seyyanen Zam Oyunu, Hak Kayıpları ve Derinleşen Adaletsizlik
Türkiye’de memur ve memur emeklilerinin içinde bulunduğu ekonomik tablo her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Son üç yılda yaşanan gelişmeler, özellikle memur emeklileri açısından yalnızca bir gelir kaybını değil, açık bir sistemsel adaletsizliği de gözler önüne seriyor.
Bugün gelinen noktada tablo net:
Memura verilen 22.157 TL’lik seyyanen artış, maaş dengesini kökten bozarken, bu artıştan yararlanamayan memur emeklileri adeta sistemin dışına itilmiş durumda.
“Aynı Maaş, Üç Kat Farklı Emeklilik”
En dikkat çekici çarpıklık ise aynı gelir seviyesine sahip çalışanlar arasındaki uçurumda ortaya çıkıyor.
Bugün aktif bir memur 16.500 TL ile 22.000 TL bandında maaş alırken, aynı seviyedeki bir işçi; tüm kazançlarının emekliliğe yansıması nedeniyle 2,5 ila 3 kat daha yüksek emekli aylığı ve ikramiye hakkı elde ediyor.
Bu durum yalnızca ekonomik bir eşitsizlik değil;
Anayasa’ya, 5510 sayılı yasaya, uluslararası sözleşmelere ve en temel hukuk ilkelerine açık bir aykırılık olarak değerlendiriliyor.
Seyyanen Zam: Kalıcı Çözüm Değil, Geçici Perdeleme
Uzmanlara göre seyyanen zam uygulaması, maaşları kısa vadede artırıyor gibi görünse de uzun vadede emeklilik sistemini çökerten bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Çünkü bu artışlar emekli maaşına yansımıyor.
Bu da şu sonucu doğuruyor:
Çalışan memur ile emekli memur arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
Memur emeklileri bu durumu tek bir cümleyle özetliyor:
“Biz her ay biraz daha eriyoruz.”

Sendikalara Sert Eleştiri: “Ortada Temsil Yok”
Tepkilerin bir diğer odağı ise memur sendikaları ve konfederasyonlar.
Eleştiriler oldukça sert:
iddiaları kamuoyunda giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Memur ve emekliler arasında yaygınlaşan görüş ise şu:
“Eğer hak aramak sosyal medyaya kaldıysa, sendikalar görevini yapmıyor demektir.”
Bu noktada bazı kesimler, memurların sendikalardan toplu şekilde istifa etmesi ve ilgili kurumlara şikayette bulunması gerektiğini savunuyor.
“Hukuk Çiğnendi” İddiası
Tartışmaların merkezinde ise 2023 Temmuz ayında yapılan seyyanen zam var.
İddialara göre bu artışın memur emeklilerine de yansıtılması gerekiyordu. Ancak uygulamada bu gerçekleşmedi.
Bu durum, yaklaşık 2,5 milyon memur emeklisinin anayasal hakkının gasp edildiği yönünde yorumlara neden oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği:
“Kanunların arkasından dolanılarak millete hizmet edilmez”
sözleri de tartışmaların merkezine taşındı.
34 Aydır Süren Sessizlik
Memur emeklileri yaklaşık 34 aydır yaşadıkları kayıpları dile getiriyor. Ancak eleştirilere göre:
Bu tablo, “görmezden gelinen bir kriz” eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Siyasi Tartışma: “Neden Bu Konu Gündem Olmuyor?”
Kamuoyunda giderek büyüyen bir diğer soru ise şu:
Türkiye’de farklı siyasi konular yoğun şekilde tartışılırken, milyonlarca memur emeklisini ilgilendiren bu meselenin neden güçlü bir şekilde gündeme taşınmadığı sorgulanıyor.
Bazı kesimler, muhalefetin de bu konuda yeterince etkili bir politika üretmediğini savunuyor.
“Bu Bir Geçim Krizi Değil, Varoluş Meselesi”
Memur emeklilerinin kullandığı ifadeler ise durumun vahametini ortaya koyuyor:
Ekonomistler ve sosyal politika uzmanları ise uyarıyor:
Bu sorun yalnızca bir maaş meselesi değil;
sosyal adalet, hukuk devleti ve kamu dengeleri açısından kritik bir kırılma noktası.