MEMUR EMEKLİLERİNDEN SİSTEME AĞIR SUÇLAMA: “BU DÜZEN AÇIKÇA EMEK GASPIDIR” Memur Emeklileri Derneği Kurucu Başkanı ve Memur Emeklileri Platformu Başkanı Muhittin Avşar, 2008 sonrası göreve başlayan memurların emeklilik sisteminde sistematik..
Memur Emeklileri Derneği Kurucu Başkanı ve Memur Emeklileri Platformu Başkanı Muhittin Avşar, 2008 sonrası göreve başlayan memurların emeklilik sisteminde sistematik biçimde mağdur edildiğini belirterek mevcut yapıyı “hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan açık bir hak gaspı ve sosyal adalet ihlali” olarak nitelendirdi.
Avşar, yıllardır görmezden gelinen yapısal sorunun artık tahammül sınırlarını aştığını belirterek, emeklilik hesaplama sisteminin memurlar aleyhine çalışan bir mekanizmaya dönüştüğünü söyledi.
Açıklamada, sistemdeki çarpıklığın net biçimde görülmesi için Ahmet ve Mehmet isimli ikiz kardeş örneği üzerinden çarpıcı bir tablo ortaya konuldu.
2009 yılında aynı gün işe başlayan, aynı maaşı alan ve aynı süre çalışan iki kardeşten özel sektörde çalışan Ahmet’in emeklilikte daha yüksek gelir elde ederken, kamuda çalışan Mehmet’in emekli aylığının dramatik biçimde düşük kaldığı vurgulandı.
Avşar, özel sektörde çalışan Ahmet’in yalnızca maaşının değil, fazla mesai, ikramiye, prim ve diğer tüm ek kazançlarının da emeklilik hesabına dahil edildiğini belirterek şunları söyledi:
“Yapılan hesaplama sadece maaş üzerinden bile farkı ortaya koyuyor. Buna bir de ikramiye, fazla mesai ve diğer ek gelirler eklendiğinde özel sektörde çalışan kişinin emekli aylığı daha da yükseliyor.”
Kamuda çalışan Mehmet için durumun çok daha ağır olduğunu vurgulayan Avşar, maaş bordrosunda yüksek görünen tutarın gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
100 bin TL maaş görünen bir memurun gelirinin önemli kısmının emekliliğe yansımadığını belirten Avşar, ayrıca tazminat, fazla mesai ve ilave ödemelerin de sistem dışında bırakıldığını söyledi.
“Memur emeklilikte gerçek gelirinin çok küçük bir kısmı üzerinden maaş alıyor. Bu, insanları emeklilikte sefalet ötesi bir gelire mahkum etmektir.”
5510 sayılı yasa kapsamında hesaplama formülünün teoride aynı olduğunu belirten Avşar, uygulamada memurların gelir kalemlerinin büyük bölümünün dışarıda bırakılması nedeniyle fiili aylık bağlama oranlarının dramatik biçimde düştüğünü ifade etti.
Bu durumun sistematik bir dezavantaj yarattığını belirten Avşar, memurların emeklilikte ciddi gelir kaybına uğradığını söyledi.

Avşar, mevcut uygulamaların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda açık bir hukuk ihlali olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
Bu sistem;
Anayasa’nın eşitlik ilkesine
Sosyal devlet ilkesine
Sosyal güvenlik hakkına
Mülkiyet hakkına
Uluslararası sözleşmelerden doğan haklara
açıkça aykırıdır.
Memur keseneklerinin tek havuzda toplanmasının Emekli Sandığı’nın mali yapısını fiilen ortadan kaldırdığını savunan Avşar, bunun kurumsal yapının tasfiyesi anlamına geldiğini söyledi.
Memur keseneğiyle oluşan kaynağın başka sigorta gruplarının finansmanında kullanılmasının mülkiyet hakkı ihlali olduğunu ifade etti.
5434 sayılı kanuna göre 25 yıl hizmette aylık bağlama oranının %75 olması gerektiğini hatırlatan Avşar, fiili uygulamada bunun çok daha düşük seviyelere indiğini ve bunun kazanılmış hak ihlali olduğunu belirtti.
Son yıllardaki maaş artışlarında memur emeklilerinin diğer gruplara göre geride bırakıldığını savunan Avşar, yüksek enflasyon dönemlerinde memur emeklilerinin alım gücünün ciddi biçimde gerilediğini ifade etti.

Memur Emeklileri Platformu’nun talepleri şöyle sıralandı:
Prim kaynaklarının amacına uygun kullanılması
Aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi
Tüm kazançların emekliliğe yansıtılması
Maaş artışlarında eşitlik sağlanması
Hak kayıplarının telafi edilmesi
Emekli Sandığı yapısının yeniden düzenlenmesi
Açıklamanın sonunda Avşar, mücadelenin büyüyerek süreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu mesele teknik bir hesap tartışması değil, doğrudan sosyal adalet meselesidir. Memur emeklileri haklarını alana kadar bu mücadele sürecek.”