Hukuk Devletimi, Çadır Devletimi!

KANUNUN ÜSTÜNE ÇIKAN GENELGE TARTIŞMASI: HUKUK DEVLETİ ALARM MI VERİYOR? Hayvanların korunmasına ilişkin son düzenlemelerin uygulama biçimi, artık teknik bir idari yorum meselesi olmaktan çıktı; doğrudan hukuk devleti ilkesinin kalbine..

Hukuk Devletimi, Çadır Devletimi!

KANUNUN ÜSTÜNE ÇIKAN GENELGE TARTIŞMASI: HUKUK DEVLETİ ALARM MI VERİYOR?

Hayvanların korunmasına ilişkin son düzenlemelerin uygulama biçimi, artık teknik bir idari yorum meselesi olmaktan çıktı; doğrudan hukuk devleti ilkesinin kalbine yönelen ağır bir tartışmaya dönüştü. “Koruma” başlığı altında yürürlüğe giren hükümlerin sahada nasıl uygulandığı sorusu, bugün yalnızca hayvan haklarını değil, idarenin yetki sınırlarını ve normlar hiyerarşisinin fiilen delinip delinmediğini gündeme taşıyor.

Kamuoyunda yükselen eleştiriler açık ve sert: Kanunun çizdiği sınırlar, genelgeler aracılığıyla esnetiliyor; idareye kanunda öngörülmeyen genişlikte bir takdir alanı fiilen yaratılıyor.

Bu iddia doğruysa mesele vahimdir. Çünkü bu, basit bir uygulama farklılığı değil; hukuk düzeninin omurgasına müdahale anlamına gelir.


“KORUMA” DİYE ÇIKAN DÜZENLEME, SAHADA “TOPLAMA”YA MI DÖNÜŞTÜ?

Yeni düzenleme, hayvanların korunmasına ilişkin bir çerçeve ortaya koyuyor. Ancak sahadan gelen bilgiler, uygulamanın bu çerçevenin ruhuyla örtüşmediği yönünde ciddi soru işaretleri barındırıyor.

Eleştirilerin merkezinde şu iddia var:
Koruma esaslı bir kanuni düzenleme, uygulamada toplama odaklı bir pratiğe evriliyor.

Bu dönüşüm yalnızca yöntem tartışması değildir. Eğer idare, genelge yoluyla kanunun kapsamını genişletiyor; kanunda açıkça öngörülmeyen bir uygulama alanı yaratıyorsa, burada normlar hiyerarşisi açık biçimde tartışmaya açılmış demektir.

Kanun bir sınır çizer.
Genelge o sınır içinde kalır.

Eğer genelge sınırı belirlemeye başlıyorsa, artık uygulama değil; fiili bir yeniden düzenleme söz konusudur.


NORM HİYERARŞİSİ DELİNİRSE, HUKUK DEVLETİ ZEDLENİR

Hukuk sisteminin en temel ilkelerinden biri normlar hiyerarşisidir. Kanun, idari genelgenin üzerindedir. Genelge, kanunun uygulanmasına yönelik talimat niteliği taşır; kanunu genişletemez, daraltamaz, amacını değiştiremez.

Aksi halde ortaya çıkan yapı hukuk devleti değil, talimat devleti olur.

Hukukçuların altını çizdiği risk tam da budur:
Genelgeyle kanun alanı genişletilemez.
Genelgeyle yeni bir fiili düzen kurulamaz.
Genelgeyle kanunun ruhu değiştirilemez.

Buna rağmen uygulamada kanunun lafzını aşan bir genişleme varsa, bu yalnızca yorum farklılığı değil; yetki aşımıdır.


TAKDİR YETKİSİ VAR, AMA SINIRSIZ DEĞİL

İdarenin takdir yetkisi vardır. Ancak bu yetki mutlak değildir.

Takdir yetkisi;

  • Kanuna uygunluk,

  • Ölçülülük,

  • Kamu yararı,

  • Eşitlik ilkeleriyle sınırlıdır.

Kanunun açık çerçevesini aşan genişletici yorum, idari işlemi hukuki denetime açık hale getirir. Dahası, bu tür uygulamalar iptal davalarına konu olabilir.

Uzmanlara göre, genelge üzerinden yaratılan geniş uygulama pratiği normlar hiyerarşisinin ihlali anlamına gelirse, bunun sonuçları yalnızca sahadaki uygulamayla sınırlı kalmaz. Bu durum, sistemsel bir idare hukuku sorununa dönüşür.


“BU MESELE ARTIK TEKNİK DEĞİL”

Tartışmanın bir diğer boyutu ise toplumsal güven.

Kanun başka söylüyor, uygulama başka bir yöne evriliyorsa, burada öngörülebilirlik zedelenir. Hukuk devletinin temel şartı budur: Vatandaş, kanuna bakarak neyle karşılaşacağını bilmelidir.

Eğer uygulama kanunun sınırlarını fiilen aşarsa, güven erozyonu başlar. Bu erozyon yalnızca hayvanların korunmasına ilişkin alanda kalmaz; kamu yönetimine duyulan güveni de aşındırır.

Bu nedenle konu artık salt teknik bir idare hukuku tartışması değildir. Aynı zamanda vicdani ve toplumsal bir meseledir.


HUKUK DEVLETİ Mİ, TALİMAT DEVLETİ Mİ?

Gelinen noktada soru serttir ve nettir:

Kanun mu uygulanıyor?
Yoksa genelge ile yeni bir fiili düzen mi inşa ediliyor?

Eğer genelgeler kanunun önüne geçiyorsa;
Eğer idari yorum kanuni çerçeveyi fiilen yeniden çiziyorsa;
Eğer koruma amacıyla çıkarılan düzenleme uygulamada başka bir pratiğe dönüşüyorsa;

Bu durum yalnızca bir uygulama tartışması değildir. Bu, hukuk devleti ilkesinin test edilmesidir.

Ve bu testten zayıf bir sonuç çıkarsa, zarar yalnızca hayvanlara değil; hukukun kendisine olur.

Çünkü hukuk devleti kanunla konuşur.
Talimatla değil.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.