Hrant Dink Cinayetinin Üzerinden 19 Yıl Geçti: Adalet Hâlâ Karanlıkta

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci ve insan hakları savunucusu Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de İstanbul Şişli’de katledilmesinin üzerinden 19 yıl geçti. Aradan geçen zamana rağmen cinayetin arkasındaki gerçek faillerin..

Hrant Dink Cinayetinin Üzerinden 19 Yıl Geçti: Adalet Hâlâ Karanlıkta

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, gazeteci ve insan hakları savunucusu Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de İstanbul Şişli’de katledilmesinin üzerinden 19 yıl geçti. Aradan geçen zamana rağmen cinayetin arkasındaki gerçek faillerin ortaya çıkarılamaması, kamu görevlilerinin sorumluluğunun etkin biçimde yargılanmaması ve sürecin sistematik biçimde tıkanması, Türkiye’de adalet arayışının en çarpıcı sembollerinden biri olmaya devam ediyor.

Hrant Dink, barışın, halkların kardeşliğinin, eşit yurttaşlığın, ifade özgürlüğünün ve demokratik bir geleceğin sesi olduğu için hedef haline getirildi. Defalarca tehdit edilmesine, açık biçimde işaret edilmesine rağmen korunmadı. Aksine, göz göre göre gelen bir cinayetin önünü açan ihmaller zinciri yıllar boyunca görmezden gelindi.

“Hassas ve Milliyetçi Gençler” Söylemi ve Cezasızlık Politikası

Cinayetin ardından kamuoyuna sunulan ilk anlatılardan biri, suikastın arkasında örgütlü bir yapı olmadığı, cinayeti işleyenlerin yalnızca “hassas ve milliyetçi gençler” olduğu yönündeydi. Bu söylem, hem cinayetin politik niteliğini perdeledi hem de gerçek sorumluların yargılanmasının önüne geçti.

Tetikçi Ogün Samast, daha uzun süre cezaevinde kalması mümkünken tahliye edildi. Hakkında açılan “örgüt üyeliği” davası ise zamanaşımı gerekçesiyle düşürüldü. Dink’i hedef gösteren, kamuoyunda linç ortamı yaratan, tehditleri görmezden gelen ya da süreci bilerek engelleyen kişi ve kurumlar ise hiçbir zaman gerçek anlamda yargı önüne çıkarılmadı.

Tam tersine, Hrant Dink cinayetinde ihmali ve sorumluluğu olduğu yönünde güçlü bulgular bulunan pek çok resmî görevli terfi ettirildi, kritik görevlere atandı ve korundu. Bu tablo, 19 yıldır süren bir karartma, unutturma ve üstünü örtme pratiğini gözler önüne serdi.

“Bir Kaldırım Kenarında Değil, Hepimizin Sol Yanında”

Hrant Dink, yalnızca bir kaldırım kenarında vurulmadı. Kendi sözleriyle, “yaşadığı cehennemi cennete çevirmeye talipli olan” herkesin sol yanında katledildi. Cinayet, yalnızca bir gazeteciyi değil; bu topraklarda birlikte yaşama umudunu, yüzleşme cesaretini ve demokratik geleceğe dair inancı hedef aldı.

Dink, Ermeni kimliği üzerinden yürütülen inkâr politikalarına karşı hakikati savunan, halklar arasında düşmanlık değil diyalog kurulması gerektiğini ısrarla dile getiren bir aydındı. Eşitlikten, barıştan ve yüzleşmeden vazgeçmediği için hedef gösterildi.

Mahkeme Salonlarına Sıkışan Adalet

Katliamın ardından yükselen adalet talebi, yıllar içinde mahkeme salonlarına sıkışmış, ritüellere ve bürokrasiye boğulmuş bir hukuk garabetine dönüştü. Bekleyerek, zamana yayarak ya da dosyaları parçalayarak adaletin sağlanamayacağı açıkça görülmesine rağmen bu yöntemler ısrarla sürdürüldü.

Bu davanın karşısında, tüm inkâr ve gizleme çabalarına rağmen bir yönetim aklının bulunduğu artık toplumun geniş kesimleri tarafından biliniyor. Gerçek bir adaletin ise yalnızca bireysel failleri değil, bu düzeni mümkün kılan yapıları da sarsacak bir güce sahip olduğu vurgulanıyor.

“Buradayız Ahparig”

Demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesi veren kurumlar ve emek-meslek örgütleri, Hrant Dink’e verdikleri sözü yineleyerek, “aradan yüz yıl da geçse Buradayız Ahparig demeye devam edeceğiz” mesajını verdi. Bu topraklara daha fazla kan ve gözyaşı eken politikalara karşı, eşitlik ve kardeşlik talebinin büyütüleceği ifade edildi.

Açıklamada; Uğur Mumcu, Musa Anter, Metin Göktepe başta olmak üzere aydınlara ve gazetecilere yönelik onlarca siyasi cinayetin arkasındaki güçler açığa çıkarılmadan, samimi bir hesaplaşma ve yüzleşme yaşanmadan bu karanlık tarihin silinemeyeceği vurgulandı.

Artan Baskılar, Süren Mücadele

Türkiye’nin, katliamlar ve siyasi cinayetlerle sarsıldığı; barış, emek ve demokrasi talep edenler için adeta bir cehenneme dönüştüğü ifade edilirken, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik saldırıların arttığına dikkat çekildi. Halkların bir arada, kardeşçe yaşamasına karşı ırkçı ve faşist yönelimlerin güç kazandığı bu dönemde, hakikat ve adalet mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

Açıklama, Hrant Dink cinayetinin bir kez daha lanetlenmesi, Hrant Dink’in saygıyla anılması ve gerçek faillerin açığa çıkarılarak cezalandırılması talebiyle son buldu.

ÇGD / DİSK / KESK / TMMOB / BTO

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.