Sayısal Veri Yok, İklim Değişikliği Vurgusu Var Bursa’nın en önemli doğal varlıklarından biri olan İznik Gölü’nde son yıllarda hızlanan su çekilmesi, kamuoyunda giderek büyüyen endişelere yol açarken, konuya ilişkin Devlet..
Bursa’nın en önemli doğal varlıklarından biri olan İznik Gölü’nde son yıllarda hızlanan su çekilmesi, kamuoyunda giderek büyüyen endişelere yol açarken, konuya ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden (DSİ) gelen resmi yanıt yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
İznik Gölü’ndeki su seviyesinin giderek düşmesi üzerine Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı’na yöneltilen kapsamlı soru önergesine DSİ 1. Bölge Müdürlüğü tarafından cevap verildi. Ancak kurumun verdiği yanıtta firma isimleri, su tahsis miktarları ve son yıllara ait ölçüm verileri gibi kritik sayısal bilgilerin paylaşılmaması, şeffaflık tartışmasını da gündeme taşıdı.
Kurumun yanıtında göldeki su kaybının temel nedeni olarak ise küresel iklim değişikliği, yağış azlığı ve artan buharlaşma gösterildi.
Marmara Bölgesi’nin en büyük tatlı su kaynaklarından biri olan İznik Gölü, yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de stratejik bir doğal ekosistem olarak kabul ediliyor.
Tarım sulaması, içme suyu, sanayi kullanımı ve doğal yaşam açısından büyük önem taşıyan gölde son yıllarda kıyı çizgisinin metrelerce geri çekildiği, bazı bölgelerde ise göl tabanının tamamen ortaya çıktığı gözlemleniyor.
Uzmanlar uzun süredir göldeki düşüşün nedenleri arasında şu başlıkları tartışıyor:
Tarımsal sulama için yoğun su kullanımı
Sanayi tesislerinin su tüketimi
Kuraklık ve yağış azalması
İklim değişikliği
Buharlaşma oranının artması
Gölü besleyen kaynakların zayıflaması
Kamuoyunda en çok merak edilen konular ise gölden kimlerin ne kadar su kullandığı ve bu kullanımın denetlenip denetlenmediği.
İznik Gölü’ndeki su çekilmesine ilişkin bilgi almak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’na CİMER üzerinden 5 kritik soru yöneltildi.
Sorular şu şekildeydi:
1️⃣ İznik Gölü’nden hangi firmalara su tahsisi yapılmıştır?
2️⃣ Bu firmalara tahsis edilen su miktarları nedir?
3️⃣ Fiili su çekim miktarları düzenli olarak denetlenmekte midir?
4️⃣ Son 5 yıla ait su seviyesi ölçüm verileri ve denetim sonuçları nelerdir?
5️⃣ Göldeki su düşüşüyle ilgili herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır?
Bu sorular özellikle göl çevresinde yaşayan çiftçiler, çevreciler ve bölge halkı açısından büyük önem taşıyordu. Çünkü İznik Gölü’nün geleceği açısından su kullanımının şeffaf şekilde açıklanması bekleniyordu.
CİMER başvurusuna yanıt veren Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü DSİ 1. Bölge Müdürlüğü, açıklamasında göldeki su kaybının temel nedeni olarak iklim değişikliğini gösterdi.
Ancak yanıt metninde;
Su tahsisi yapılan firma isimleri
Tahsis edilen su miktarları
Fiili kullanım verileri
Son 5 yıla ait ölçüm verileri
gibi sayısal bilgilerin paylaşılmaması dikkat çekti.
Kurum tarafından verilen resmi açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun kapsamında CİMER’e yapılan başvuru üzerine Bölge Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme neticesinde; küresel iklim değişikliği nedeniyle Marmara Bölgesi’nde yağışlarda 2024 yılında %34 azalma gerçekleşmiştir.”
Açıklamada ayrıca şu bilgilere yer verildi:
2025 yazında son 65 yılın en düşük yağış seviyesi ölçüldü.
Sıcaklık ortalamalarının yüksek seyretmesi buharlaşmayı artırdı.
İznik Gölü’nü besleyen su kaynaklarının zayıflaması su seviyesini düşürdü.
Göl su seviyesi 2012 yılından bu yana düşüş trendinde.
DSİ’ye göre gölde uzun süredir kalıcı bir su yükselişi gözlenmiyor.
DSİ açıklamasında ayrıca 2026 sulama sezonu için kuraklık riskine karşı önlem alınmaya çalışıldığı belirtildi.
Bu kapsamda 18 Kasım 2025 tarihinde Valilik koordinasyonunda İl Kuraklık Kriz Merkezi Toplantısı gerçekleştirildiği ifade edildi.
Toplantıda alınan kararların:
Tarım
Sulama
Su yönetimi
alanlarında faaliyet gösteren kurumlara iletildiği ve uygulamaya konulduğu bildirildi.
Kurum, alınan önlemlerin özellikle sulama tesislerinden faydalanan çiftçilerin zarar görmesini önlemek amacıyla planlandığını belirtti.
DSİ açıklamasında İznik Gölü’nün “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” statüsünde olduğu da hatırlatıldı.
Bu kapsamda:
Tarımsal sulamalarda
Sanayi tesislerinde
Su tüketiminde
çeşitli kısıtlamalar uygulanmaya başlandığı ifade edildi.
Ayrıca su tüketiminin kontrolü için:
Sayaç sistemi kurulduğu
Tüketimin düzenli olarak takip edildiği
Denetimlerin yapıldığı
belirtildi.
Ancak kamuoyunda en çok merak edilen konular olan:
Gölden su alan firmalar
Su tahsis miktarları
Gerçek tüketim verileri
Denetim raporları
konusunda sayısal veri paylaşılmaması yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Çevre örgütleri ve bazı uzmanlar, göldeki su kaybının yalnızca iklim değişikliği ile açıklanmasının yetersiz olabileceğini savunuyor.
Uzmanlara göre gölün sürdürülebilirliği açısından şu verilerin açıklanması kritik önem taşıyor:
Yıllara göre su seviyesi ölçümleri
Tarım ve sanayi için kullanılan toplam su miktarı
Gölü besleyen kaynakların debi ölçümleri
Denetim raporları
İznik Gölü yalnızca bir doğal alan değil, aynı zamanda bölge ekonomisinin temel unsurlarından biri.
Göl;
Tarım sulaması
Zeytin ve meyve üretimi
Turizm
Balıkçılık
Doğal ekosistem
açısından büyük önem taşıyor.
Su seviyesindeki düşüşün devam etmesi halinde:
tarımsal üretimin zarar görebileceği
ekosistemin bozulabileceği
göl çevresindeki ekonomik faaliyetlerin olumsuz etkilenebileceği
uzmanlar tarafından sık sık dile getiriliyor.
İznik Gölü’ndeki su çekilmesi konusundaki tartışmalar sürerken, kamuoyu şimdi daha detaylı ve şeffaf verilerin açıklanmasını bekliyor.
Uzmanlar, gölün geleceğinin korunabilmesi için şu adımların önemli olduğunu vurguluyor:
Su tahsislerinin şeffaf şekilde açıklanması
Tarımsal sulama yöntemlerinin modernize edilmesi
Sanayi kullanımının sıkı denetlenmesi
İklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesi
İznik Gölü’nün geleceği, yalnızca doğal bir ekosistemin değil, Bursa’nın tarımsal ve ekonomik geleceğinin de önemli bir parçası olarak görülüyor.