Bursa’nın tarımsal üretim açısından en kıymetli bölgelerinden biri olan Gürsu Ovası, yıllardır süren ihmal, yönetim zafiyeti ve rant odaklı anlayış nedeniyle adeta göz göre göre yok edilmektedir. Bir zamanlar Türkiye’nin..
Bursa’nın tarımsal üretim açısından en kıymetli bölgelerinden biri olan Gürsu Ovası, yıllardır süren ihmal, yönetim zafiyeti ve rant odaklı anlayış nedeniyle adeta göz göre göre yok edilmektedir. Bir zamanlar Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olarak anılan Gürsu bugün kaçak yapılar, ruhsatsız depolar, düzensiz sanayi alanları ve kontrolsüz betonlaşmanın istilası altında nefes alamaz hale getirilmiştir.
Bu tablo bir tesadüf değildir.
Bu tablo yıllardır süren yanlış yönetimin, liyakatsiz kadrolaşmanın ve kamu kaynaklarını hoyratça kullanmanın sonucudur.
Geçmiş dönem Cumhuriyet Halk Partisi Gürsu İlçe Başkanı Cavit Kaya, yaptığı sert açıklamada Gürsu’da yaşananların artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Gürsu’nun geleceği adım adım çalınıyor. Tarım arazileri betonlaşmaya teslim edilirken, kamu kaynakları yönetim kadrolarına dağıtılırken, ilçenin yarınları siyasi çıkar hesaplarına kurban edilirken kimse bizden susmamızı beklemesin.”
Gürsu Ovası yalnızca Bursa için değil, Türkiye’nin tarımsal üretimi açısından stratejik bir bölgedir. Ancak son yıllarda kaçak depolar, ruhsatsız sanayi yapıları, izinsiz konutlar ve düzensiz yapılaşma ovayı adeta bir beton çöplüğüne çevirmiştir.
Bu çarpık yapılaşmanın büyümesine rağmen Gürsu Belediyesi’nin etkili bir müdahale ortaya koyamaması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Cavit Kaya’ya göre burada yalnızca bir ihmal değil, sistematik bir yönetim başarısızlığı söz konusudur.
“Gürsu Ovası’nın her karışı bu milletin emanetidir. Ama bugün bakıyoruz ki bu emanet göz göre göre yok ediliyor. Kaçak yapılar büyüyor, ruhsatsız depolar çoğalıyor, tarım alanları talan ediliyor. Peki belediye nerede? Denetim nerede? Kamu otoritesi nerede?”
Kaya’nın en sert eleştirilerinden biri de Gürsu Belediyesi’ndeki yönetim kadrolarının sayısına yönelik oldu.
Bugün Gürsu Belediyesi’nde:
5 Belediye Başkan Yardımcısı
28 Müdürlük
bulunduğunu hatırlatan Kaya, bu sayının ilçenin nüfusuna kıyasla son derece yüksek olduğunu söyledi.
Karşılaştırmalı tabloyu da ortaya koydu:
Osmangazi
Nüfus: 1 milyonun üzerinde
Başkan Yardımcısı: 7
Müdürlük: 32
Nilüfer
Nüfus: 700 binin üzerinde
Başkan Yardımcısı: 7
Müdürlük: 32
Gürsu
Nüfus: yaklaşık 105 bin
Başkan Yardımcısı: 5
Müdürlük: 28
Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Kaya şöyle konuştu:
“105 bin nüfuslu bir ilçede bu kadar yönetim kadrosu hangi ihtiyacın sonucudur? Gürsu’da hangi dev projeler yapılmıştır da bu kadar yöneticiye ihtiyaç duyulmuştur? Yoksa belediye kadroları liyakat esasına göre değil, siyasi sadakat ve yakınlık kriterine göre mi dağıtılmıştır?”
Gürsu Belediyesi’nin mali yapısına ilişkin kamuoyunda ciddi iddialar bulunduğunu söyleyen Kaya, belediyede maaş ödemelerinde dahi zaman zaman zorluk yaşandığı yönünde konuşmalar yapıldığını ifade etti.
Buna rağmen yönetim kadrolarının hızla artırılmasının kamu vicdanını yaraladığını söyledi.
“Bir belediye düşünün ki mali sıkıntılar konuşuluyor ama yönetici sayısı hızla artıyor. Bu tablo Gürsu halkının aklıyla alay etmektir. Belediye kadroları hizmet üretmek için değil, makam dağıtmak için kullanılmamalıdır.”
Cavit Kaya, kamu adına Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’a şu soruları yöneltti:
1️⃣ Belediyede maaş alan bir personelin gri renk Honda marka aracıyla Belediye Başkanı’nın eşi Sümeyye Işık’ın özel işlerinde görevlendirildiği doğru mudur?
2️⃣ Belediyenin maaşlı personeli ve araçlarının şahsi işlerde kullanıldığı iddiaları doğruysa bunun hesabı kime verilecektir?
3️⃣ İlçede faaliyet gösteren bazı soğuk hava deposu işletmelerinin ruhsata aykırı kaçak bölümleri için yıkım yapılmayacağı söylenerek “bağış” adı altında belediye veznesine para yatırılması istendiği iddiaları doğru mudur?
4️⃣ Gürsu’nun tarım arazileri kaçak depo ve fabrika yapılarıyla işgal edilirken belediye neden etkili bir müdahale gerçekleştirmemektedir?
5️⃣ İlçe bu kadar sorunla boğuşurken belediyenin önceliği neden liyakat değil kadrolaşma olmuştur?
Kaya’nın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Gürsu’da yüksek maliyetlerle yapılan butik otel projesi oldu.
Gürsu için önemli bir turizm yatırımı olarak planlanan yapının bugün atıl durumda olduğunu belirten Kaya şu soruyu yöneltti:
“Bu tesis Gürsu’nun turizmi ve ekonomisi için yapılmadı mı? Eğer öyleyse neden işletilmiyor? Neden liyakatli yöneticilere verilerek kamu yararına kullanılmıyor? Yoksa bu yatırım da yanlış yönetimin kurbanı mı oldu?”
Açıklamasının sonunda Gürsu’nun kaderinin birkaç kişinin çıkarına terk edilemeyeceğini vurgulayan Cavit Kaya şu ifadeleri kullandı:
“Gürsu’nun geleceği kimsenin siyasi kariyer planlarının ya da kişisel çıkar hesaplarının malzemesi değildir. Tarım arazileri bu milletin namusudur. Kamu kaynakları bu halkın alın teridir. Bu değerlerin hoyratça harcanmasına asla sessiz kalmayacağız.”
Ve açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gürsu’yu gerçekten halk için mi yönetiyorsunuz, yoksa dar bir çevrenin çıkarları için mi?”