Memur Emeklileri 34 Aydır Feryat Ediyor: “Artık Yeter, Adalet İstiyoruz!” 2,5 milyon memur emeklisi, 34 aydır süren adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı sesini yükseltiyor. Gelir kaybı ve hak gasplarına karşı yükselen..
2,5 milyon memur emeklisi, 34 aydır süren adaletsizliğe ve hukuksuzluğa karşı sesini yükseltiyor. Gelir kaybı ve hak gasplarına karşı yükselen bu tepkiler, hükümete ve yetkililere açık ve sert mesajlar içeriyor.
2002’den beri sistematik hak kayıplarıyla karşı karşıya kalan memur emeklileri, bugün en düşük maaşın asgari ücretin bile altında, yaklaşık 27 bin TL seviyesinde olduğunu belirtiyor.
“Her ay 22.157 TL seyyanen ödeme hakkımız gasp ediliyor. Toplam hak kaybımız aylık 30-35 bin TL’ye ulaşmış durumda. Bu kabul edilemez!”
2002 yılında en düşük memur emeklisi aylığı asgari ücretin 2,05 katıydı. Bugün aynı emekli, asgari ücretin altında maaş almak zorunda bırakılıyor. Memur emeklileri durumu şöyle özetliyor:
“Dağ bayır, gece gündüz, bayram seyran demeden devletimize kanımızı, canımızı feda ettik. Ama karşılığında hukuksuz uygulamalarla eridik!”
Emekliler, Emekli Sandığı’nın EYT, SSK ve Bağkur’un avantajlarını finanse eden bir yapı haline geldiğini vurguluyor:
“Geçmişte sadece Bağkur girişi olan biri, kredi çekip 30, 40, hatta 50 yıl en yüksek kademe ve dereceden emekli memur ile eşitlenmeye çalışıldı. Bu, kabul edilemez bir adaletsizliktir!”
Memur emeklileri, 2024 yerel seçimlerinin uyarı niteliğinde olduğunu, asıl büyük mücadelenin 2026’da verileceğini belirtiyor:
“Önümüzdeki seçimde 2,5 milyon memur emeklisi, 4,25 milyon memur ve aileleriyle birlikte 20 milyonluk dev bir seçmen kitlesi hukuksuz iktidara cevabını verecek. Artık yeter!”
Hukuksuz uygulamalar ve ilave ödeme gaspına sert tepki gösteren memurlar:
“‘Bu ilave ödeme prim ve vergi kesintisine tabi tutulamaz’ dedik, ama Anayasa ve kanunların arkasından dolanarak hukuksuzluğun kitabını yazdılar. 75 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa memur ile memur emeklisi bu kadar ayrıştırıldı. Bunun sorumlusu AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan’dır.”
“Haklarımızı istemekten vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz! Ama unutsalar da Allah, vicdanlar ve tarih unutmaz. Memurun sendikaları artık parti sendikacılığı yapıyor, hak ve hukuk davasından uzaklaştı. Bakanlığın emir eri gibi itaat eden örgütlerden memura hayır gelmez.”
Memur emeklileri kararlılıkla açıklıyor:
“Bu hukuksuzluklara, ayrımcılıklara, emekçilere yapılan haksızlıklara ‘dur’ deme zamanı geldi. Biz sadece hakkımızı istiyoruz ve bu hakkı almadan susmayacağız. Türkiye’nin vicdanı memurun vicdanıdır. Yeter artık!”
Bu açıklamalar, memur emeklilerinin 34 aydır süren hak arayışının doruk noktası, hükümete ve ilgili kurumlara açık ve sert uyarı niteliğinde.