İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, 49 yıldır emekçilerin, işçilerin ve ezilen kesimlerin haklarını savunmak için mücadele ettiğini belirterek, kendisini eleştirenlere rağmen mücadelesinden vazgeçmeyeceğini söyledi. İşçi ve emeklilere de seslenen Doru,..
İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, 49 yıldır emekçilerin, işçilerin ve ezilen kesimlerin haklarını savunmak için mücadele ettiğini belirterek, kendisini eleştirenlere rağmen mücadelesinden vazgeçmeyeceğini söyledi. İşçi ve emeklilere de seslenen Doru, “Oy verip seçtiklerinize yalakalık yapmayı bırakıp hesap sormaya başladığınız zaman sorunlarınızın çözümü için gerçek mücadele başlamış olacak” ifadeleriyle dikkat çekti.
İşçi ve emekli hakları konusunda yaptığı açıklamalarla gündeme gelen İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, yıllardır sürdürdüğü emek mücadelesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık yarım asırdır ezilenlerin, ekonomik sıkıntılar yaşayanların ve emeğiyle geçinmeye çalışan kesimlerin yanında durduğunu ifade eden Doru, zaman zaman savunduğu kesimlerden dahi sosyal medya üzerinden eleştiriler aldığını belirtti.
Eleştirilerin kendisini yolundan döndürmeyeceğini vurgulayan Doru, ömrü yettiği sürece işçilerin, emeklilerin ve ezilen insanların haklarını savunmaya devam edeceğini dile getirdi.
İsmail Doru, yaptığı açıklamada 49 yıldır sürdürdüğü mücadeleye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“49 yıldan beri ezilenleri savunmak için mücadele ediyorum. Ama ezilenler de sosyal medyada beni eleştiriyor. Ne olursa olsun ben ezilenleri savunmaya ömrüm olduğu sürece devam edeceğim. Bilin istedim.”

Doru’nun bu sözleri, emek mücadelesinde karşılaştığı eleştirilere rağmen geri adım atmayacağı yönündeki kararlılığının ifadesi olarak değerlendirildi.
Toplumsal eşitsizlikler, ekonomik güç ve insan davranışları üzerine de sert ifadeler kullanan Doru, hayvanların açlık ve yaşam mücadelesi içindeyken tehlikeli olabileceğini, insanların ise ekonomik imkânlara kavuştuklarında acımasız davranışlar sergileyebildiğini savundu.
Doru, düşüncesini şu sözlerle dile getirdi:
“Hayvanlar aç ve hayatları tehlike altında olunca tehlikelidirler. İnsanlar karınları tok ve cepleri para dolunca tehlikeli, vahşi ve acımasız olurlar. Bilin istedim.”
Bu sözleriyle ekonomik gücün ve toplumsal konumun insan davranışları üzerindeki etkisine dikkat çeken Doru, özellikle emeğiyle geçinen kesimlerin yaşadığı sorunların unutulmaması gerektiğini vurguladı.
İşçilerin ve emeklilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlara değinen İŞÇİDER Genel Başkanı, hak arama mücadelesinin önemine dikkat çekti.
Doru’ya göre işçi ve emeklilerin yaşadığı sorunların çözümü yalnızca seçim dönemlerinde verilen vaatlerle mümkün değil. Emekçilerin kendilerini temsil etmesi için yetki verdikleri kişi ve kurumlardan hesap sorması, taleplerini sürekli gündemde tutması ve haklarını takip etmesi gerekiyor.
Bu çerçevede işçi ve emeklilere yönelik çağrısında siyasi tercihlerden bağımsız olarak sorgulayan, takip eden ve hakkını arayan bir toplumsal tutumun önemini vurguladı.
Doru, işçi ve emeklilerin kendi haklarını savunma konusunda daha kararlı davranmaları gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Değerli işçi ve emekli kardeşim! Oy verip seçtiklerinize yalakalık yapmayı bırakıp hesap sormaya başladığınız zaman tüm sorunlarınız çözülecek.”
Doru’nun bu açıklaması, seçmenlerin yalnızca seçim dönemlerinde değil, seçim sonrasında da kendilerini temsil eden yöneticileri ve siyasi aktörleri denetlemesi gerektiğine yönelik bir çağrı niteliği taşıyor.
İşçi sınıfının ekonomik ve sosyal haklarını savunabilmesi için örgütlü hareket etmesinin, dayanışmayı büyütmesinin ve taleplerini kararlılıkla dile getirmesinin önemine işaret eden Doru, emekçilerin sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.
İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, açıklamalarında özellikle işçi sınıfının içinde bulunduğu koşullara dikkat çekerek emekçilere seslendi.
“Uyan be işçi sınıfı, uyan!” sözleriyle çağrısını sürdüren Doru, işçilerin alın terinin karşılığını alabilmesi, emeklilerin insanca yaşayabilecek bir gelire kavuşabilmesi ve çalışanların ekonomik baskı altında ezilmemesi için ortak mücadele gerektiğini savundu.
Doru’ya göre işçi ve emeklilerin yaşadığı sorunlar birbirinden bağımsız değil. Düşük ücretler, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve emeklilik dönemindeki gelir kaybı, geniş bir kesimin ortak gündemini oluşturuyor.
Yıl sonunun yaklaşmasıyla birlikte asgari ücret belirleme sürecinin yeniden gündeme geleceğini hatırlatan Doru, ücret görüşmelerine yönelik eleştirilerini de dile getirdi.
Asgari ücretin belirlenmesi sürecinde aylarca toplantılar yapılmasını, hesaplamalar yürütülmesini ve çeşitli ekonomik değerlendirmeler üzerinden karar verilmesini eleştiren Doru, bu sürecin merkezinde işçinin gerçek yaşam koşullarının bulunması gerektiğini söyledi.
Özellikle fabrikalarda çalışan, aldığı ücretle ailesinin geçimini sağlamaya çalışan işçilerin yaşadığı ekonomik gerçeklerin masa başında yeterince hissedilmediğini savunan Doru, açıklamasında çarpıcı bir örnek verdi:
“Fabrikada çalışan bir işçinin, öğle yemeğinde çıkan elmayı akşama çocuklarına eve götüren bir babanın duygularını yaşamayanlar asgari ücreti belirlemek için bir araya gelip karar vermesin. Bu bir insanlık suçudur, günahtır, ayıptır.”
Bu sözlerle asgari ücret tartışmalarının yalnızca ekonomik göstergeler, enflasyon oranları ve maliyet hesapları üzerinden yürütülmesine karşı çıkan Doru, işçinin günlük yaşam mücadelesinin de karar alma süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
İsmail Doru, İŞÇİDER olarak yıllardır işçi ve emeklilerin yaşadığı sorunları gündeme getirdiklerini belirterek, artık söylemlerin ötesine geçilmesi ve emekçilerin gerçek ihtiyaçlarına yönelik adımlar atılması gerektiğini savundu.
Doru’nun açıklamalarında öne çıkan temel başlıklar; çalışanların ücretlerinin yaşam koşullarına uygun hale getirilmesi, emeklilerin insanca yaşayabilecek gelire kavuşması, işçilerin alın terinin karşılığını alması ve ekonomik kararların doğrudan emekçilerin yaşam koşulları dikkate alınarak verilmesi oldu.
EMEK MÜCADELESİNDE SON SÖZ:
İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru’nun açıklamaları, Türkiye’de milyonlarca çalışanı ve emekliyi yakından ilgilendiren asgari ücret, hayat pahalılığı ve geçim mücadelesini yeniden gündeme taşıdı.
Bir tarafta ay sonunu getirmeye çalışan işçiler, diğer tarafta aldıkları emekli maaşıyla temel ihtiyaçlarını karşılamaya uğraşan milyonlarca vatandaş bulunuyor. Asgari ücret görüşmelerinin yaklaşmasıyla birlikte emekçilerin beklentileri de yeniden tartışılmaya başlanıyor.
Doru’nun çağrısı ise açık: İşçiler ve emekliler yalnızca sorunlarını dile getirmekle yetinmemeli, haklarını aramalı, örgütlenmeli ve kendilerini temsil edenlerden hesap sormalı.
Çünkü emeğin karşılığını istemek bir lütuf değil, haktır. Alın terinin değerini savunmak ise yalnızca bir sendikal mücadele değil, aynı zamanda insanca yaşam mücadelesidir.