Bursa’da Taymes Tekstil’de çalışan kadın işçi M.E., mesaiye kalmayı reddetmesi, BİRTEK-SEN üyesi olması ve çalışma arkadaşlarını hakları konusunda bilgilendirmesi nedeniyle işveren ve oğulları tarafından tehdit edildiğini ve darbedildiğini öne sürdü…
Bursa’da Taymes Tekstil’de çalışan kadın işçi M.E., mesaiye kalmayı reddetmesi, BİRTEK-SEN üyesi olması ve çalışma arkadaşlarını hakları konusunda bilgilendirmesi nedeniyle işveren ve oğulları tarafından tehdit edildiğini ve darbedildiğini öne sürdü. İşçi, yaşadıkları nedeniyle suç duyurusunda bulundu.
Bursa Kestel Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Taymes Tekstil’de çalışan BİRTEK-SEN üyesi kadın işçi M.E., işveren ve ailesinin hakaret, tehdit ve fiziksel müdahalesine maruz kaldığını iddia etti. Mesaiye kalmak istemediğini belirtmesi, sendikaya üye olması ve diğer işçileri hakları konusunda bilgilendirmesi nedeniyle hedef alındığını söyleyen M.E., yaşananların ardından suç duyurusunda bulundu.
26 Ekim 2026 akşamı yaşandığı belirtilen olayda M.E., günlük çalışma süresini tamamladıktan sonra mesaiye kalmak istemediğini söyledi. Bunun üzerine bölüm şefinin kendisini muhasebe odasına götürdüğünü anlatan işçi, burada işverenin oğlu C.Ç. tarafından sendika üyeliği üzerinden sorgulandığını belirtti.
M.E.’nin anlatımına göre C.Ç., kendisine “Sendikaya üye olduğun için mi mesaiye kalmıyorsun? Önceden kalıyordun, şimdi ne değişti?” diye sordu.
Görüşme sırasında odaya giren işletme sahibi T.Ç.’nin kendisine ağır hakaretlerde bulunduğunu ve şiddetle tehdit ettiğini öne süren M.E., ardından işverenin diğer oğlu D.Ç.’nin de odaya gelerek üzerine yürüdüğünü ve bağırarak baskı kurduğunu aktardı.
İşçi, kendisine imzalatılmak istenen istifa belgesini imzalamayı reddettiğini, odadan çıkmaya çalışırken kapüşonundan tutularak dışarı itildiğini ve fabrikadan çıkarıldığını söyledi.
M.E., yaşadıklarını Ekmek ve Gül’e anlattı.
M.E., yaşadığı olayın iş yerindeki baskının ilk örneği olmadığını da ifade etti. İşveren ve ustabaşlarının işçilere sık sık “Mal mısınız?”, “Beceriksizler” ve “IQ’nuz düşük” gibi sözlerle hakaret ettiğini, bu tutumun diğer çalışanların önünde sergilendiğini öne sürdü.
Muhasebe odasında yaşadıklarının kendisini derinden etkilediğini anlatan M.E., o anları şu sözlerle dile getirdi:
“Donup kaldım. Kendimi onların odasında un ufak hissettim. Kendi sesimi duyamadığımı hatırlıyorum, beni tamamen bastırmaya çalıştılar.”
Olayın ardından jandarmaya giderek şikâyetçi olan M.E., ifade sırasında kendisine yöneltilen bazı soruların da kendisini yıldırmaya yönelik olduğunu düşündüğünü belirtti.
İşçinin aktardığına göre, ifade sürecinde “Madem bu kadar sorun vardı, neden daha önce şikâyet etmedin?” gibi sorular soruldu. M.E., yaşadıklarına rağmen şikâyetinden vazgeçmediğini ve hukuki süreci sürdürmekte kararlı olduğunu ifade etti.
Yaşadığı baskıya rağmen geri adım atmayacağını söyleyen M.E., mücadelesinin yalnızca kendisiyle sınırlı olmadığını, diğer işçilerin de haklarını savunabilmesi için önemli olduğunu vurguladı.
Fabrikada yaklaşık 28 bin lira ücretle çalıştıklarını belirten M.E., yakınlarındaki Yeşim Tekstil’de çalışan sendikalı işçilerin 60-70 bin lira ücret aldığını, özel sağlık sigortası ve çocuklara yönelik haklar gibi çeşitli sosyal olanaklardan yararlandığını söyledi.
İşçiler arasındaki ücret ve sosyal hak farklarına dikkat çeken M.E., mevcut koşulların değişmez olmadığını dile getirdi.
Fabrikadaki çalışma arkadaşlarının kendisine sendikaya üye olmaya nasıl cesaret ettiğini sorduklarını anlatan M.E., insanca yaşamanın ve emeğinin karşılığını almanın her işçinin hakkı olduğunu belirtti. Yaptığı şikâyetin diğer işçiler üzerindeki korkuyu kırmaya katkı sunmasını istediğini söyleyen M.E., çalışma arkadaşlarını ve kadın işçileri karşılaştıkları haksızlıklara karşı sessiz kalmamaya çağırdı.
Olayın ardından açıklama yapan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN), kadın işçiye yönelik iddia edilen baskı ve şiddete tepki gösterdi. Sendika, işçilerin sendikaya üye olma ve haklarını savunma özgürlüğünün engellenemeyeceğini vurgulayarak hukuki sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
BİRTEK-SEN açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Anayasal hakkını kullanan kadın işçilere yönelik bu tutum kabul edilemez. Patronların rahatça suç işlemesine izin vermeyeceğiz! Sendika olarak bu işin peşini bırakmayacağımız gibi, başta Bursa olmak üzere tüm kadın işçileri, tüm tekstil işçilerini, emek ve demokrasi güçlerini Taymes patronunun bu tutumuna karşı birleşmeye çağırıyoruz.”
Taymes Tekstil’de yaşandığı öne sürülen olay, iş yerinde sendikal örgütlenme hakkını, fazla mesai uygulamalarını ve işçilerin çalışma koşullarını yeniden gündeme getirdi. M.E.’nin başvurusuyla başlayan hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği ise önümüzdeki dönemde netleşecek.