Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 16 Eylül’de Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüş ve yatırım fonlarındaki likidite sorunuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in..
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, 16 Eylül’de Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüş ve yatırım fonlarındaki likidite sorunuyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi sundu. Bekin, önergesinde fon piyasasında yaşanan gelişmelerin tüm yönleriyle araştırılmasını ve yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli adımların atılmasını istedi.
Borsa İstanbul’da 16 Eylül 2026 tarihinde yaşanan sert satışlar ve bazı yatırım fonlarında ortaya çıkan likidite sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de gündemine taşındı.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle TBMM’ye 10 maddelik soru önergesi sundu.
Bekin, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 96’ncı maddelerine dayanarak hazırladığı önergesinde, özellikle yatırım fonlarında yaşanan nakit sıkışıklığı, bazı fonların işlemlere kapatılması ve Sermaye Piyasası Kurulu tarafından alınan tedbirlerle ilgili çok sayıda soru yöneltti.
Bekin’in soru önergesinde yer alan değerlendirmelere göre, 16 Eylül 2026 tarihinde BIST 100 endeksinde gün içerisinde yüzde 6’yı aşan kayıp yaşandı. Sert düşüşün ardından devre kesici mekanizması devreye girerken, işlemler geçici olarak durduruldu. Endeks günü yüzde 5,54’lük kayıpla tamamladı.
Bekin, söz konusu hareketliliğin yalnızca hisse senedi piyasasındaki olağan bir dalgalanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Önergede, yatırım fonlarından önemli miktarda para çıkışı gerçekleştiğine ve bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarında yatırımcıların geri ödeme taleplerinin karşılanması konusunda sorun yaşandığına ilişkin iddialara yer verildi.
Bekin, özellikle yatırımcıların fonlarını nakde çevirmek istediği bir dönemde fonların gerekli likiditeyi zamanında sağlayamamasının kamuoyunda soru işaretlerine neden olduğunu belirtti.
Yaşanan gelişmelerin ardından 17 Eylül 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi’nin toplandığına dikkat çekilen önergede, toplantının ardından yapılan açıklamadaki “likidite sıkışıklığı” ve “bulaşma riski” ifadeleri de gündeme getirildi.
Komite tarafından yapılan değerlendirmede, sorunun sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında yoğunlaştığı ve Borsa İstanbul’un bütünü açısından temel veya yapısal bir risk bulunmadığı ifade edilmişti.
Sonraki süreçte Sermaye Piyasası Kurulu’nun çeşitli tedbirler aldığı ve yedi portföy yönetim şirketinin Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nda (TEFAS) işlem gören fonlarının işleme kapatıldığı belirtildi.
Ayrıca SPK tarafından belirlenen toplam 130 fonla ilgili tasfiye kararı alındığına ilişkin gelişmeler de önergenin gündem maddeleri arasında yer aldı.
Doğan Bekin, önergesinde özellikle kamu kurumlarının yaşanan gelişmeleri önceden görüp görmediğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Bekin, Bakan Mehmet Şimşek’in daha önce Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde benzer risklere ilişkin değerlendirmeler yapıldığı yönündeki açıklamalarına atıfta bulunarak, gerekli düzenlemelerin neden daha erken hayata geçirilmediğini sordu.
Önergede ayrıca Merkez Bankası’nın piyasadaki likidite koşullarını rahatlatmaya yönelik attığı veya atacağını açıkladığı adımlar da gündeme getirildi.
Yeniden Refah Partili Doğan Bekin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
1- 16 Eylül 2026 tarihinde Borsa İstanbul’da neler yaşanmıştır? Özellikle bazı fonlar üzerinden yapıldığı ileri sürülen manipülasyonlara yönelik neden zamanında önlem alınmamıştır? Neden bu kadar süre beklenmiştir?
2- Hangi şirketlerin varlıklarında yükseliş gerçekleşmiştir? Bu varlıklarda ne kadar artış meydana gelmiştir? Söz konusu yükselişlerin gerekçesi nedir?
3- Bahsi geçen yedi şirketteki artışların nedeni kâr, üretim, fiyat yükselişi veya yeni para akışı mıdır?
4- Bu yedi şirketin gerçek ve likit mal varlıkları ne kadardır? Bu şirketlerin mal varlıklarına tedbir uygulanacak mıdır?
5- SPK, ağustos ayının sonunda yatırım fonlarına ilişkin kurallarda değişiklik yaparken hangi riskleri tespit etmiş ve bu risklere karşı hangi adımları atmıştır?
6- Fonların TEFAS üzerinden nitelikli yatırımcılara açılması, hakkında şüphe bulunan hisselerin endekslere alınması ve finansal yapılar üzerindeki devir ilişkilerine yönelik kararlar kimler tarafından ve hangi kriterler dikkate alınarak verilmiştir?
7- Hazine ve Maliye Bakanlığı ile eski SPK Başkanı tarafından yapılan uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınması için neden 10 ay beklenmiştir?
8- Uluslararası endeks sağlayıcılarının uyarıları üzerine mi harekete geçilmiştir? Önlem alınmasını engelleyen herhangi bir durum veya etken olmuş mudur?
9- Yaşanan gelişmeler hangi kurum ve kuruluşlar tarafından denetlenmektedir? Denetim sürecinde herhangi bir ihmal bulunmakta mıdır? Varsa sorumlu kurum ve kuruluşlar hakkında herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?
10- Yatırım fonları üzerinden tasarruf yapmaya çalışan vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?
Bekin, soru önergesinde yaşanan gelişmelerin yalnızca piyasa hareketleri açısından değil, denetim mekanizmaları bakımından da ele alınması gerektiğini savundu.
Önergede, Devlet Denetleme Kurulu’nun da sürece ilişkin inceleme yapması gerektiği yönündeki görüşlere yer verildi. Bekin, yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerin ve kamu denetim mekanizmalarının işleyişinin tüm yönleriyle ortaya konulmasını talep etti.
Soru önergesinin ardından gözler Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın vereceği yanıta çevrildi. Bakanlığın yanıtı, 16 Eylül’de yaşanan sert piyasa hareketinin nedenleri, yatırım fonlarındaki likidite sorunları, alınan düzenleyici tedbirler ve denetim süreçleri konusunda kamuoyuna yeni bilgiler sunabilir.