“Anayasal Haklarını Kullanan İşçiler Engellenmemeli”

İşçilerin Hak Arayışına Müdahale Tepki Çekti… Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem yapan Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik..

“Anayasal Haklarını Kullanan İşçiler Engellenmemeli”

İşçilerin Hak Arayışına Müdahale Tepki Çekti…

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde ödenmeyen işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem yapan Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik işçilerine yönelik müdahale ve sendikacıların gözaltına alınması tepki çekti. Bursa Barosu, işçilerin ücret ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesi çağrısında bulunurken, hak arama özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı ile sendikal faaliyetlerin engellenmemesi gerektiğini vurguladı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde, uzun süredir ödenmediği belirtilen ücret ve diğer işçilik alacaklarının tahsili talebiyle bir araya gelen Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik işçilerine yönelik müdahale, çalışma hayatındaki hak ihlalleri ve sendikal özgürlükler tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

İşçilerin emeklerinin karşılığı olan ücret ve diğer yasal haklarını talep etmek amacıyla gerçekleştirdiği eylem sırasında müdahalede bulunulması; Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve alanda bulunan diğer sendikacıların gözaltına alınması ve sonrasında özgürlüklerini sınırlayıcı tedbir talebiyle mahkemeye sevk edilmeleri, hukuk ve emek örgütlerinin tepkisine neden oldu.

Bursa Barosu tarafından yapılan açıklamada, söz konusu uygulamanın kabul edilemez olduğu belirtilerek, işçilerin haklarını aramasının engellenmemesi gerektiğine dikkat çekildi.

“İşçinin Alacağını Talep Etmesi Bir Lütuf Değil, En Temel Haktır”

Çalışanların ücretlerini ve diğer işçilik alacaklarını talep etmesinin herhangi bir makamın veya işverenin lütfuna bağlı olmadığı vurgulanan açıklamada, bunun doğrudan emeğin karşılığını istemekten kaynaklanan temel bir hak olduğu ifade edildi.

İşçilerin çalışma karşılığında hak ettikleri ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmesi, yalnızca ekonomik bir mesele olarak değil, aynı zamanda çalışma hakkı, insan onuru, adil çalışma koşulları ve sosyal devlet ilkesi bakımından da değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.

Özellikle ücret, kıdem, ihbar, fazla mesai ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi halinde çalışanların yasal yollarla haklarını talep etme ve bu süreçte örgütlü biçimde hareket etme hakkı bulunuyor.

Bursa Barosu da açıklamasında, işçilerin haklarını elde etmek amacıyla örgütlenmesinin, sendikal faaliyette bulunmasının ve barışçıl toplantı ve gösteriler düzenlemesinin anayasal güvence altında bulunduğunu hatırlattı.

Anayasa’nın 34. ve 51. Maddelerine Dikkat Çekildi

Açıklamada özellikle Anayasa’nın 34. maddesi ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına dikkat çekildi.

Anayasa’nın ilgili hükmü uyarınca herkesin, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğu hatırlatıldı.

Bunun yanında Anayasa’nın 51. maddesinde düzenlenen sendika kurma ve sendikal faaliyette bulunma özgürlüğünün de çalışanların temel anayasal hakları arasında olduğu vurgulandı.

Bu çerçevede değerlendirildiğinde, işçilerin ücret ve diğer alacaklarının ödenmesi talebiyle bir araya gelmesi, taleplerini kamuoyuna duyurması ve sendikaları aracılığıyla hak mücadelesi yürütmesinin demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi.

Sendikacıların Gözaltına Alınması Tartışma Yarattı

Eylem sırasında işçilerin yanı sıra sendikal faaliyet yürüten isimlerin de gözaltına alınması, olayın yalnızca bir işçi eylemine yönelik müdahale olarak değil, aynı zamanda sendikal örgütlenme ve sendikal faaliyet özgürlüğü açısından da ele alınmasına neden oldu.

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun da aralarında bulunduğu sendikacıların gözaltına alınarak ev hapsi talebiyle mahkemeye sevk edilmesi, sendikal çevrelerde ve hukuk kamuoyunda eleştirildi.

Bursa Barosu, hak arayan işçiler ile onlarla dayanışma içerisinde bulunan sendikacıların gözaltına alınmasını ve özgürlüklerini sınırlayıcı tedbirlerle karşı karşıya bırakılmasını, hak arama özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı ve sendikal özgürlükler bakımından ciddi bir müdahale olarak değerlendirdi.

“Kamu Makamlarının Görevi İşçileri Engellemek Değil”

Baronun açıklamasında kamu makamlarının sorumluluğuna da dikkat çekildi.

Devletin ve kamu kurumlarının, emeğinin karşılığını talep eden çalışanların anayasal haklarını kullanmalarını engellemek yerine, bu hakların güvenli ve özgür biçimde kullanılabileceği koşulları sağlamakla yükümlü olduğu belirtildi.

Bu yaklaşım, yalnızca söz konusu maden işçileri açısından değil, Türkiye’de ücret ve çalışma koşulları nedeniyle hak arayan tüm çalışanlar bakımından önem taşıyor.

Çünkü işçilerin bir araya gelmesi, sendikaları aracılığıyla taleplerini dile getirmesi, kamu kurumları önünde basın açıklaması veya barışçıl protesto gerçekleştirmesi, demokratik toplum düzeninde çalışanların seslerini duyurabilmelerinin temel araçları arasında yer alıyor.

İşçilerin Talepleri Neler?

Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik işçilerinin gerçekleştirdiği eylemin merkezinde ise ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili bulunuyor.

İşçiler açısından temel talep, çalışmaları karşılığında hak ettikleri ücret ve diğer yasal alacakların ödenmesi.

Çalışanların ücretlerinin ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi, yalnızca bireysel ekonomik kayıplara yol açmıyor; aynı zamanda ailelerin geçim koşullarını, barınma ve eğitim giderlerini, borç ödeme kapasitesini ve genel yaşam standartlarını doğrudan etkileyebiliyor.

Bu nedenle ücret alacaklarının zamanında ödenmesi, çalışma hayatındaki en temel yükümlülüklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Bursa Barosu’ndan Açık Çağrı

Bursa Barosu, yaşanan gelişmeler üzerine taleplerini de açık biçimde ortaya koydu.

Baro tarafından yapılan açıklamada;

  • İşçilerin hak ettikleri ücret ve tüm işçilik alacaklarının derhal ödenmesi,
  • İşçilerin hak arama özgürlüklerinin engellenmemesi,
  • Sendikal faaliyetlerin ve örgütlenme hakkının güvence altına alınması,
  • Gözaltına alınan sendika yöneticileri ve sendikacılar hakkında özgürlüklerini sınırlayıcı tedbirlere başvurulmaması,
  • İşçilerin anayasal haklarını özgür ve barışçıl biçimde kullanabilmelerinin sağlanması

talep edildi.

“Emeğin ve Hak Mücadelesinin Yanındayız”

Bursa Barosu, açıklamasının sonunda emeğin, örgütlenme özgürlüğünün, sendikal hakların ve hak mücadelesinin yanında olduğunu kamuoyuna duyurdu.

Yaşanan gelişmeler, Türkiye’de çalışma yaşamında işçi alacaklarının ödenmesi, sendikal örgütlenme, toplu hak arama ve toplantı-gösteri özgürlüğü başlıklarının birbiriyle ne kadar yakından bağlantılı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

İşçilerin ekonomik haklarını talep etmek için örgütlenmesi ve seslerini duyurması, demokratik toplumun temel unsurlarından biri olarak kabul edilirken, bu faaliyetlere yönelik müdahalelerin de hukuk devleti ve anayasal güvenceler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekiyor.

Bursa Barosu’nun açıklamasıyla birlikte, gözaltına alınan sendikacıların hukuki durumları ve işçilerin ödenmeyen alacaklarının akıbeti kamuoyunun gündemindeki yerini korurken, gözler hem yargısal sürece hem de işçilerin taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağına çevrildi.

Bursa Barosu, işçilerin yalnızca ekonomik taleplerinin değil, bu talepleri dile getirme, örgütlenme ve sendikal faaliyet yürütme özgürlüklerinin de korunması gerektiği mesajını verdi.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.