ÖZCAN’DAN EKONOMİYE SERT TEPKİ: “SORUN ZAM DEĞİL, MAAŞLARIN DAHA CEBE GİRMEDEN ERİMESİDİR!” İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı Türk Dünyası ve Dış Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı, aynı zamanda İYİ Parti Bursa..
İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı Türk Dünyası ve Dış Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı, aynı zamanda İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı Turizm Komisyonu Üyesi Özcan, Türkiye ekonomisindeki derinleşen hayat pahalılığı ve vatandaşın her geçen gün düşen alım gücü hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ekonomide yaşanan tablonun artık rakamlarla gizlenemeyeceğini vurgulayan Özcan, sert ifadelerle iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.
Özcan açıklamasında, her altı ayda bir maaş artışı yapılmasının tek başına bir başarı olarak sunulamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Mesele işçiye, memura ya da emekliye zam yapmak değildir. Asıl mesele; yapılan zammın daha vatandaş maaşını tam kullanamadan enflasyon karşısında eriyip gitmediği bir ekonomik düzen kurabilmektir. Bugün milyonlarca insan maaşını aldığı gün değil, birkaç gün sonra cebindeki paranın nasıl buharlaştığını konuşuyor.”
Resmî enflasyon rakamları ile vatandaşın günlük hayatta yaşadığı gerçekler arasında ciddi bir uçurum oluştuğunu dile getiren Özcan, açıklanan istatistiklerin toplumun yaşadığı ekonomik tabloyu yansıtmadığını savundu.
“Ekonomi sadece grafiklerden ve tablolar üzerinden yönetilemez. Gerçek ekonomi; market kasasında ödenen fişte, pazardaki sebze fiyatında, kasabın etiketinde ve vatandaşın boşalan alışveriş sepetindedir. TÜİK’in açıkladığı rakamlarla vatandaşın hissettiği enflasyon arasındaki fark her geçen gün daha fazla tartışılıyor. İnsanlar kendi mutfaklarında yaşadıkları gerçeğe inanıyor.”
Ekonomide seçim dönemlerinde yaşanan geçici rahatlamaların kalıcı refaha dönüşmediğini ifade eden Özcan, toplumda yaygınlaşan ekonomik güvensizliğe dikkat çekti.
“Vatandaş maaşını aldığı gün umutlanıyor, birkaç gün sonra market raflarındaki yeni fiyatlarla yeniden hesap yapmak zorunda kalıyor. Bu tablo artık kronikleşmiştir.”
Toplum arasında sıkça dile getirilen şu ifadeyi hatırlatan Özcan, ekonomik güven sorununa vurgu yaptı:
“Sandıklar kapanmadan umut başlıyor, sayım bitmeden etiketler değişmeye başlıyor.”
Ekonominin günü kurtarma anlayışıyla yönetilemeyeceğini belirten Özcan, güven veren ekonomi politikalarının süreklilik gerektirdiğini söyledi.
“Bugün uygulanan sıkı para politikası, seçim atmosferi hissedildiğinde gevşetilecek geçici bir uygulama olmamalıdır. Ekonomi seçim takvimine göre değil, hukukla, kurallarla ve öngörülebilir politikalarla yönetilmelidir. Yatırımcının da, üreticinin de, vatandaşın da en büyük ihtiyacı güven ve istikrardır.”
Her altı ayda bir zam açıklamanın kalıcı çözüm olmadığını belirten Özcan, toplumun beklentisinin çok daha temel olduğunun altını çizdi.
“İşçi de, memur da, emekli de artık sürekli zam haberleri beklemek istemiyor. İnsanlar maaşlarının ay sonunda da ay başındaki alım gücünü korumasını istiyor. Çünkü gerçek refah; bordrodaki rakamla değil, o maaşla alınabilen ekmekle, sütle, kirayla ve torununa verilebilen harçlıkla ölçülür.”
Açıklamasının sonunda ekonomi yönetimine çağrıda bulunan Özcan, kalıcı refahın sürekli zam açıklamakla değil, enflasyonu kalıcı biçimde düşüren politikalarla sağlanabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türk lirasının itibarını koruyan, vatandaşın alım gücünü güçlendiren, üretimi artıran ve enflasyonu kalıcı olarak düşüren ekonomi politikaları uygulanmadıkça, yapılan her maaş artışı kısa süre içinde erimeye mahkûmdur. Türkiye’nin ihtiyacı günü kurtaran değil, geleceği güvence altına alan ekonomik reformlardır.”