İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, düzenlediği kapsamlı basın toplantısında ekonomi, emekli maaşları, NATO Zirvesi, Kayapa Katı Atık Tesisi, Nilüfer’in yerel sorunları ve sokak hayvanları konusunda iktidarı ve ilgili..
İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, düzenlediği kapsamlı basın toplantısında ekonomi, emekli maaşları, NATO Zirvesi, Kayapa Katı Atık Tesisi, Nilüfer’in yerel sorunları ve sokak hayvanları konusunda iktidarı ve ilgili kurumları sert sözlerle hedef aldı. Çakmak, açıklamalarında Türkiye’nin yönetim anlayışını ağır ifadelerle eleştirerek, “Millet yoksullaşırken iktidar algı yönetimiyle gerçekleri gizlemeye çalışıyor.” dedi.
Konuşmasına Ankara Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirilen İYİ Parti “Bayrak Açıyorum” mitingini değerlendirerek başlayan Çakmak, mitingin iktidarın tüm hesaplarını bozduğunu söyledi.
Miting öncesinde “On bin kişi bile toplayamazlar” şeklinde kara propaganda yürütüldüğünü belirten Çakmak, Emniyet kayıtlarına göre yaklaşık 198 bin vatandaşın mitinge katıldığını ifade ederek şunları söyledi:
“Bu miting devletin imkânlarıyla değil, milletin alın teriyle gerçekleşmiştir. Belediyelerin araçlarıyla değil, vatandaşlarımızın kendi cebinden harcadığı paralarla Türkiye’nin 81 ilinden insanlar Ankara’ya gelmiştir. Bu tablo, milletimizin adaletsizliğe, yolsuzluğa, yoksulluğa ve demokrasinin askıya alınmasına karşı yükselen vicdanıdır.”
Haziran ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından memur ve emeklilere yapılacak maaş zamlarının netleştiğini hatırlatan Çakmak, açıklanan rakamların milyonlarca vatandaş için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu söyledi.
Çakmak şu değerlendirmeyi yaptı:
“2018 yılından beri ‘Enflasyonu tek haneye düşüreceğiz’ diye büyük vaatlerde bulunan iktidar tam anlamıyla sınıfta kalmıştır. TÜİK’in makyajlanmış verilerine ve iktidar yanlısı medyanın tüm çabalarına rağmen enflasyon hâlâ yüzde 30’ların üzerinde seyretmektedir.”
Enflasyonun yalnızca ekonomik bir veri olmadığını vurgulayan Çakmak,
“Enflasyon; yoksulluktur, yolsuzluktur, işsizliktir, umutsuzluktur, sosyal çöküştür.”
ifadelerini kullandı.
Memur emeklilerine yüzde 13,5, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yaklaşık yüzde 17 zam yapıldığını hatırlatan Çakmak, bu artışların gerçek hayatla hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi.
En çarpıcı tablonun milli gelir paylaşımında yaşandığını belirten Çakmak şöyle konuştu:
“2022 yılında 13 milyon emekli, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 6,1’ini alıyordu. Bugün emekli sayısı 17 milyonu aşmasına rağmen aldıkları pay yüzde 4,4’e düşürülmüştür.”
Çakmak bu tabloyu,
“Bu ekonomik tercih değil; bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır. Bunun adı zulümdür.”
sözleriyle değerlendirdi.
Ayrıca son beş yılda;
gibi temel ihtiyaçların fiyatlarının ortalama yüzde 383 arttığını, buna karşılık TÜİK’in açıkladığı enflasyonun yüzde 257 olduğunu belirterek,
“Vatandaşın cebinden yüzde 126’lık refah çalınmıştır.”
ifadelerini kullandı.
Kayapa Mahallesi’nde yapılması planlanan Katı Atık ve Çöp Tesisi hakkında da konuşan Çakmak, kendilerinin projeye değil, yanlış yere karşı çıktıklarını belirtti.
Çakmak,
“Hiç kimse ihtiyaç duyulan bir tesisin yapılmasına karşı değildir. Ancak yanlış yerde yapılan doğru proje olmaz.”
dedi.
Yaklaşık 19 yıl önce belirlenen proje alanının bugün tamamen değiştiğini söyleyen Çakmak,
belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İki kez mahkemeden dönen bu projede hâlâ ısrar edilmesi akıl dışıdır. Bu proje hem doğaya hem insan sağlığına zarar verecektir. Daha uygun bir alan belirlenmelidir.”
Çakmak, Bursa’nın geçmişte yapılan büyük şehircilik hatalarından ders çıkarılması gerektiğini söyledi.
Kestel-Görükle Metro Hattı’nın başlangıçta tamamen yer altından planlandığını ancak maliyet gerekçesiyle viyadük sistemine dönüştürüldüğünü hatırlatan Çakmak,
“Bugün Bursa’nın trafik çilesinin temel sebeplerinden biri budur. O gün yapılan tasarruf diye sunulan tercih bugün milyonlarca saatlik zaman kaybına dönüşmüştür.”
ifadelerini kullandı.
Nilüfer’de belediye hizmetlerinin ciddi şekilde aksadığını belirten Çakmak, birçok mahallede;
öne sürdü.
Özellikle Görükle, Kayapa, Balkan, Kurtuluş, Zafer ve Akçalar mahallelerinde vatandaşların ciddi mağduriyet yaşadığını dile getiren Çakmak,
Nilüfer Çayı, Hasanağa ve Özlüce derelerindeki çevre kirliliğine de dikkat çekerek,
“Kötü koku, sivrisinek ve mikrop artık vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Belediyeler ve Çevre Bakanlığı artık bu tabloyu görmezden gelemez.”
dedi.
Balat Mahallesi’nde 2011 yılında temeli atılan Hemşehri Yerleşkesi Projesi’nin yıllardır kaderine terk edildiğini söyleyen Çakmak,
163 bin metrekarelik bu alanın yalnızca Nilüfer için değil Bursa turizmi açısından da büyük değer taşıdığını ifade etti.
“81 ilin kültürünü yaşatacak bu proje siyasi hesaplara kurban edilmemelidir.”
çağrısında bulundu.
Sokak hayvanları konusunda da önemli iddialarda bulunan Çakmak, Nilüfer’in adeta Bursa’nın hayvan toplama merkezi haline getirildiğini söyledi.
Kuruçeşme, Balat, Gölyazı, Korubaşı ve çevre mahallelerde çok sayıda barınak bulunduğunu belirten Çakmak,
Susurluk, Karacabey, İnegöl ve diğer ilçelerden getirilen sokak hayvanlarının ormanlık alanlara bırakıldığını ileri sürdü.
“Bu plansız uygulamalar hem hayvanlara zarar veriyor hem de vatandaşın güvenliğini tehdit ediyor. Nilüfer hiçbir şekilde Bursa’nın sürgün bölgesi haline getirilemez.”
ifadelerini kullandı.
Yaklaşan NATO Zirvesi’ni de değerlendiren Çakmak, Türkiye’nin dış politikada güven veren, tutarlı ve ilkeli bir çizgi izlemesi gerektiğini söyledi.
Söylemlerle uygulamalar arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu ifade eden Çakmak,
“Devlet yönetiminde gösteriş değil, samimiyet esastır. Kendimizi başkalarına beğendirmek için perde çekmek yerine gerçeklerle yüzleşmeliyiz.”
dedi.
Konuşmasını Mevlânâ’nın sözünü hatırlatarak tamamladı:
“Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.”
![]()
![]()
Basın toplantısını tamamlayan İYİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, Türkiye’nin hem ekonomik hem sosyal hem de çevresel anlamda ağır bir yönetim krizinden geçtiğini belirterek şu ifadelerle iktidara yüklendi:
“Bugün emekli açlığa mahkûm edilmiş, çalışan yoksullaştırılmış, gençler umutsuzluğa sürüklenmiş, doğa rant uğruna feda edilmiştir. Gerçekleri rakamlarla gizlemeye çalışanlar milletin vicdanında mahkûm olmuştur. İYİ Parti olarak bu düzenin karşısında olmaya, milletimizin hakkını savunmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”