Çevre Katliamına Demokrat Tepki!

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı, Nilüfer Çayı’nda yaşanan çevre felaketine ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Bursa’nın verimli tarım topraklarının göz göre göre zehirlendiğini belirten Goral, “Bu artık çevre sorunu değil;..

Çevre Katliamına Demokrat Tepki!

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı, Nilüfer Çayı’nda yaşanan çevre felaketine ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Bursa’nın verimli tarım topraklarının göz göre göre zehirlendiğini belirten Goral, “Bu artık çevre sorunu değil; halk sağlığına karşı işlenmiş organize bir çevre suçudur” dedi.

Osmangazi’ye bağlı Armutköy, Yeniceabat, Dereçavuş, Çağlayan ve Ahmetbey hattından geçerek Karacabey’e uzanan Nilüfer Çayı’nın yıllardır sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Goral, özellikle yaz aylarında bölge halkının adeta nefes alamaz hale geldiğini söyledi.

“Bir zamanlar çocukların yüzdüğü, balıkların yaşadığı Nilüfer Çayı bugün kapkara akan bir zehir kanalına dönüştürülmüştür” diyen Goral, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Büyük sanayi tesisleri göstermelik arıtma sistemleriyle Bursa’nın can damarını katlediyor. Boyahane atıkları, ağır kimyasallar, sanayi pisliği ovamızın içine akıtılıyor. Kestel ve Barakfakih’ten temiz çıkan su, Osmangazi ovasına ulaştığında resmen zehir taşıyor. Bu tabloya göz yuman herkes bu çevre cinayetinin ortağıdır.”

Dere çevresinde yaşayan vatandaşların ağır koku nedeniyle evlerinin camını açamaz hale geldiğini belirten Goral, “İnsanlarımız kendi köyünde nefes alamıyor. Geniz yakan kimyasal koku artık evlerin içine kadar giriyor. Bahçede oturmak bile mümkün değil. Halk resmen sanayi atıklarıyla kuşatılmış durumda” dedi.

Sivrisinek ve haşere sorununun da kontrolden çıktığını ifade eden Demokrat Parti İl Başkanı, dere yataklarının balçığa ve bataklığa dönüştüğünü belirterek şu sözlerle tepki gösterdi:

“Çocuklarımız sinekten dışarı çıkamaz oldu. İnsanları kendi topraklarında bataklık hayatına mahkûm ettiler. Bursa’nın köylüsü, çiftçisi, üreticisi adeta kaderine terk edildi.”

DSİ tarafından verilen “halk sağlığı açısından risk yoktur” yönündeki raporlara da sert tepki gösteren Goral, “Kapkara akan, leş gibi kokan, içinde tek bir canlının yaşamadığı dereye ‘zararsız’ demek Bursa halkının aklıyla alay etmektir. Bu raporlar gerçekleri örtbas etme çabasıdır” ifadelerini kullandı.

Bölgedeki çiftçilerin başka su kaynağı olmadığı için tarlalarını mecburen bu suyla suladığını belirten Goral, durumun sadece çevreyi değil doğrudan insan sağlığını tehdit ettiğini söyledi.

“Bu zehirli su toprağa işliyor. Topraktan soframıza geliyor. Çocuklarımızın yediği sebzeye, meyveye karışıyor. Soruyorum: Sanayicinin milyon dolarlık kârı, Bursa halkının sağlığından daha mı değerli?” dedi.

Açıklamasında siyasi iradeye de yüklenen Goral, yıllardır süren sessizliğin arkasında büyük sermaye grupları ve sanayi lobilerinin bulunduğunu savundu.

“Bursa’da bazı çevreler sanayicinin çıkarını halkın sağlığının önüne koyuyor. Kimse kusura bakmasın; bu millet zehir soluyarak yaşamaya mahkûm değildir. Nilüfer Çayı üzerinden yürütülen bu çevre talanı artık tahammül sınırlarını aşmıştır” diye konuştu.

Demokrat Parti olarak taleplerini de sıralayan Goral, şu çağrıda bulundu:

“Sanayi tesislerinin arıtma sistemleri bağımsız akademik kuruluşlar tarafından 7 gün 24 saat denetlenmelidir. Dere yatağı acilen temizlenmeli, bataklık alanlar kurutulmalıdır. Halk sağlığını hiçe sayan firmalara göstermelik cezalar değil, üretimi durdurmaya kadar giden ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.”

Açıklamasının sonunda Bursa halkına seslenen Ali Kamil Goral, “1970’lerde içinde balıkların yüzdüğü Nilüfer Çayı’nı bu hale getirenlerden hesap sormak bu şehrin namus borcudur. Toprağımızı, suyumuzu ve çocuklarımızın geleceğini zehirletenlere teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.