DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, çevre bilinci, doğa sevgisi ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda dikkat çeken kapsamlı bir açıklamada bulundu. Genişler, insanların doğanın sunduğu nimetlerden..
DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, çevre bilinci, doğa sevgisi ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması konusunda dikkat çeken kapsamlı bir açıklamada bulundu. Genişler, insanların doğanın sunduğu nimetlerden sürekli faydalandığını ancak aynı hassasiyeti doğayı koruma konusunda göstermediğini belirterek, “Doğada huzur buluyoruz ama doğaya ne veriyoruz?” sorusunun artık herkes tarafından ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Recep Genişler açıklamasında, doğanın yalnızca insanların dinlenme alanı değil; yaşamın kaynağı olduğunu vurgulayarak çevre kirliliği, orman yangınları, plansız yapılaşma ve bilinçsiz tüketimin geleceği tehdit ettiğine dikkat çekti.
Doğanın insan yaşamı için vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Genişler, temiz hava, su kaynakları, ormanlar ve verimli toprakların sadece bugünün değil gelecek nesillerin de yaşam garantisi olduğunu ifade etti.
Genişler açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“İnsanlık tarih boyunca doğanın sunduğu güzelliklerden faydalandı. Ormanlarda huzur bulduk, denizlerde serinledik, topraktan beslenip hayatımızı sürdürdük. Ancak bugün geldiğimiz noktada doğaya verdiğimiz zarar, aldığımız faydanın çok önüne geçmiş durumda. Doğa yalnızca tüketilecek bir kaynak değil, korunması gereken ortak mirastır.”
Modern yaşamın yoğun temposundan uzaklaşmak isteyen insanların doğal alanlara yöneldiğini belirten Recep Genişler, özellikle hafta sonları piknik alanları, sahiller ve ormanlık bölgelerde ciddi çevre kirliliği oluştuğunu söyledi.
Doğanın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerine değinen Genişler:
“İnsanlar doğada nefes alıyor, stres atıyor, ruhsal olarak yenileniyor. Ancak ne yazık ki birçok kişi arkasında plastik şişeler, cam atıklar, poşetler ve sigara izmaritleri bırakıyor. Huzur bulduğumuz alanları kendi ellerimizle kirletiyoruz. Bu anlayışın değişmesi gerekiyor.”
ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin son yıllarda büyük orman yangınlarıyla mücadele ettiğini hatırlatan DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, ihmalkârlığın telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığını belirtti.
Özellikle söndürülmeyen mangal ateşleri, cam kırıkları ve dikkatsiz davranışların büyük felaketlere neden olduğunu söyleyen Genişler şöyle konuştu:
“Yanan sadece ağaçlar değil; milyonlarca canlının yaşam alanı, ülkemizin oksijen kaynağı ve geleceğimizdir. Her yıl binlerce hektar orman alanı yok oluyor. Bu sadece çevre sorunu değil, aynı zamanda ekonomik ve insani bir felakettir.”
Recep Genişler açıklamasında su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığına da dikkat çekti. Sanayi atıkları, bilinçsiz kullanım ve çevre kirliliğinin göller, nehirler ve denizler üzerinde büyük tahribat oluşturduğunu belirten Genişler, temiz suyun geleceğin en stratejik kaynaklarından biri olduğunu söyledi.
“Bugün suyu hoyratça tüketirsek yarın çocuklarımız temiz suya ulaşmakta zorlanacak. Su tasarrufu artık bireysel tercih değil toplumsal sorumluluktur.”
dedi.
Yeşil alanların hızla azalmasının iklim değişikliğini hızlandırdığına dikkat çeken Genişler, kontrolsüz yapılaşmanın yalnızca doğayı değil canlı yaşamını da tehdit ettiğini belirtti.
Birçok hayvan türünün yaşam alanlarını kaybettiğini ifade eden Genişler:
“Doğayı yok ettiğimizde aslında yaşam zincirini bozuyoruz. İnsan doğanın sahibi değil, bir parçasıdır. Doğal denge bozulduğunda bunun bedelini tüm insanlık ödüyor.”
şeklinde konuştu.
Çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren topluma kazandırılması gerektiğini vurgulayan Recep Genişler, çevre koruma konusunda herkesin sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Genişler açıklamasında şu çağrılarda bulundu:
Açıklamasının sonunda güçlü mesajlar veren DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, çevre duyarlılığının artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
“Bugün doğaya verdiğimiz her zarar, yarının yaşam koşullarını etkiliyor. Temiz hava, temiz su ve yeşil alanlar tükenirse insanlığın geleceği de tehlikeye girer. Küçük gibi görünen çevreci davranışlar büyük değişimlerin başlangıcı olabilir. Doğa bize ait değil, biz doğanın bir parçasıyız. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”
sözleriyle açıklamasını tamamladı.
