Ormancılık Haftası’nda Sert Uyarı: “Liyakat Yoksa Orman da Yok!” 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Haftası kapsamında yurt genelinde etkinlikler düzenlenirken, Orman Genel Müdürlüğü tarafından 21-26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek..
Ormancılık Haftası’nda Sert Uyarı: “Liyakat Yoksa Orman da Yok!”
21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Haftası kapsamında yurt genelinde etkinlikler düzenlenirken, Orman Genel Müdürlüğü tarafından 21-26 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek programlarla fidanlar toprakla buluşturuluyor, özellikle çocuklara yönelik etkinliklerle “yeşil vatan” bilinci aşılanıyor. Ancak kutlamaların gölgesinde çok daha sert ve çarpıcı bir uyarı geldi.
Muzaffer Genç, Hürriyetçi Tarım Orman Sendikası Genel Başkanı sıfatıyla yaptığı açıklamada, Ormancılık Haftası’nın bu yıl yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir yüzleşme haftası olduğunu vurguladı. Ramazan Bayramı, Nevruz ve Dünya Su Günü ile aynı döneme denk gelen bu haftanın öneminin katlandığını belirten Genç, “Ama ne yazık ki biz hâlâ ormanlarımızı korumakta sınıfta kalıyoruz” dedi.
Genç, ormanların yalnızca ekonomik bir değer olmadığını, aynı zamanda yaşamın temel unsuru olduğunu sert ifadelerle dile getirdi:
“Orman; temiz hava, su, yağmur, ekosistem ve yaşam demektir. Buharlaşma ve terleme yoluyla yağış rejimini belirleyen ormanlar yoksa, su da yoktur, hayat da yoktur!”
Ormanların güneş radyasyonunu emerek sera gazı etkisini azalttığını hatırlatan Genç, bu alanların yok edilmesinin sadece bugünü değil, geleceği de tehdit ettiğini vurguladı.
Her yıl milyonlarca fidan dikildiğini ancak aynı hızla ormanların yok edildiğini belirten Genç, özellikle madencilik faaliyetleri ve turizm projeleri kapsamında orman alanlarının tahrip edildiğini ifade etti.
“Bir yandan fidan dikiyoruz, diğer yandan ormanı kesiyoruz. Bu nasıl bir çelişkidir?” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Son yıllarda artan orman yangınlarına dikkat çeken Genç, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan yangınlarda büyük alanların yok olduğunu, müdahale sırasında ise 11 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
“Bu sadece bir doğa felaketi değil, aynı zamanda bir yönetim sorunudur” diyerek sorumluluğun altını çizdi.
Genç’in en sert eleştirisi ise kurum içi yapıya yönelik oldu. Orman yangınlarının arkasındaki en önemli nedenlerden birinin liyakat eksikliği olduğunu savunan Genç, rotasyon uygulamalarının kurumsal hafızayı yok ettiğini belirtti:
“Liyakatli kadrolar devre dışı bırakılıyor, deneyim göz ardı ediliyor. Bunun bedelini ormanlarımız ödüyor!”
Genç, daha önce yaptıkları uyarıları hatırlatarak İbrahim Yumaklı ve Bekir Karacabey başta olmak üzere yetkililere seslendi:
“Uyarılarımızı bir kez daha hatırlatıyoruz. Bu gidişat durdurulmazsa kaybedecek bir ormanımız daha kalmayacak!”
Hürriyetçi Tarım Orman Sendikası’nın talepleri ise dikkat çekici başlıklar halinde sıralandı:
Genç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 169. maddesini hatırlatarak, devletin ormanları koruma yükümlülüğünün tartışmasız olduğunu vurguladı:
“Yanan ormanın yerine yenisi dikilir ve o alan başka amaçla kullanılamaz. Bu hüküm FAKATSIZ, AMASIZ uygulanmalıdır!”
Açıklamasını çarpıcı bir mesajla noktalayan Genç, “Ormanları korumak sadece çevrecilik değil, bir beka meselesidir. Yeşil vatanı korumak, bu ülkeyi ve dünyayı savunmaktır” dedi.
Kutlamaların yapıldığı bu haftada verilen bu sert mesaj, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, gözler şimdi yetkililerin atacağı adımlara çevrildi.
Genç, Türkiye’de nüfus 40 milyon civarındayken yaklaşık 12 milyon orman köylüsü bulunduğunu, bugün nüfusun 85-90 milyona yükselmesine rağmen orman köylüsü sayısının 7,5 milyona gerilediğini hatırlatarak, bu durumun kırsal üretim ve ormancılık açısından ciddi bir sorun olduğunu söyledi.
Özel şirketlerin ormancılık faaliyetlerine fazla dahil edilmesinin de tartışılması gerektiğini ifade eden Genç, ormancılık çalışmalarında orman köylülerinin yeniden aktif rol almasının gerektiğini dile getirdi.
Genç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 169 hükmünün hiçbir istisna olmaksızın uygulanması gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Devlet, ormanların korunması ve genişletilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilmesi anayasal bir zorunluluktur. Bu hüküm fakatsız ve amasız uygulanmalıdır.”
Yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı olduğuna dikkat çeken Genç, ormanları kasıtlı olarak yakanların terör suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek caydırıcı cezaların uygulanmasını istedi.
Ayrıca yangınla mücadelede eğitim faaliyetlerinin artırılması gerektiğini vurgulayan Genç, eğitim merkezlerinde sadece kurum çalışanlarının değil, orman köylülerinin ve gönüllü vatandaşların da eğitilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda güçlü bir mesaj veren Genç, şu ifadeleri kullandı:
“Yeşil Vatanımızı korumak yalnızca ağaçları değil, vatanımızı ve dünyamızı korumaktır. Ormanlarımız geleceğimizdir. Ormanlarımızı korumak hepimizin görevidir.”
Genç, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası’nı kutlayarak tüm vatandaşları doğaya sahip çıkmaya davet etti.