Cumhuriyet Halk Partisi Bursa örgütünde, kapalı kapılar ardında yürütüldüğü iddia edilen bir disiplin süreci kamuoyuna taşındı. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın, Bursa İl Disiplin Kurulu’na sevk edilerek kesin çıkarma cezası..
Cumhuriyet Halk Partisi Bursa örgütünde, kapalı kapılar ardında yürütüldüğü iddia edilen bir disiplin süreci kamuoyuna taşındı. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın, Bursa İl Disiplin Kurulu’na sevk edilerek kesin çıkarma cezası verilen partili Erdoğan Kaçar’ı ziyaret ettiğini açıklaması, parti içinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Sarıbal paylaşımında, il disiplin kurullarının “hiçbir makamın gölgesinde çalışamayacağını” vurgulayarak parti içi demokrasinin güçlendirilmesi için kurulların bağımsızlığının tartışmasız biçimde güvence altına alınması gerektiğini belirtti. “Sağduyu, hukuk ve örgüt vicdanını birlikte çalıştırabilmek; aklı ve adaleti aynı terazide tutabilme olgunluğudur” ifadeleri, parti içindeki mevcut işleyişe yönelik dolaylı bir eleştiri olarak yorumlandı.

Sarıbal’ın bu çıkışı sonrası CHP Bursa İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk, sosyal medya üzerinden kapsamlı ve sert bir açıklama yayımladı. Öztürk, disipline sevk edilen ve oy birliğiyle kesin çıkarma kararı verilen Erdoğan Kaçar hakkındaki kararlarının arkasında olduklarını belirterek, milletvekilinin paylaşımını “suçlayıcı ve taraflı” olarak nitelendirdi.
Öztürk açıklamasında şu başlıklara dikkat çekti:
Kararın oy birliğiyle alındığı,
Sürecin tüzük ve disiplin yönetmeliği çerçevesinde yürütüldüğü,
Disipline sevk edilen ismin parti aleyhine paylaşımlar yaptığı,
Sosyal medya içeriklerinde farklı siyasi partileri etiketleyerek partiye zarar verdiği iddiası,
Kurul üyelerine yönelik “talimatlı” ithamlarının kabul edilemez olduğu.
Açıklamada ayrıca kişisel verilerin ihlali gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulacağı, talep edilecek tazminatın Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlanacağı ifade edildi.
Tartışma, sadece disiplin kararıyla sınırlı kalmadı. Parti kulislerinde, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş döneminde il ve ilçe örgütlerinde yapılan yapılanmaların “kişiye özel tutumlar” ürettiği yönünde eleştiriler dillendirilmeye başlandı.

Büyükşehir dahil 6 ilçede belediye kazanmış bir örgütte yaşanan bu iç gerilim, “örgüt içi demokrasi” ve “kurumsal işleyiş” başlıklarını yeniden gündeme taşıdı. Parti tabanında ise “Bu tablo güven verir mi?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlandı.
Yaşanan süreç, CHP Bursa’da iki temel yaklaşımı karşı karşıya getirmiş görünüyor:
Bağımsız ve tartışmaya açık bir disiplin süreci talebi
Tüzük ve yönetmelik çerçevesinde alınmış kararların arkasında durma yaklaşımı
İl Disiplin Kurulu Başkanı Öztürk’ün “Biz soruşturma değil kovuşturma organıyuz” vurgusu, kurulun teknik ve hukuki bir mekanizma olarak hareket ettiğini ortaya koyarken; Sarıbal’ın “örgüt vicdanı” ve “bağımsızlık” çağrısı ise sürecin siyasal ve demokratik boyutuna işaret ediyor.
CHP Bursa, yerel seçimlerde elde ettiği başarıyla dikkat çeken bir örgüt konumunda. Ancak parti içindeki bu gerilim, özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen sert polemiklerle birlikte, kamuoyunda olumsuz algı oluşturma riski barındırıyor.
Disiplin sürecinin hukuki boyutu ile parti içi demokrasi tartışmasının nasıl dengeleneceği, önümüzdeki günlerde Bursa siyasetinin en önemli gündem başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.