Bursa’nın İznik ve Orhangazi ilçelerini doğrudan etkileyen İznik Gölü’nde su seviyesindeki düşüş kritik eşiğe yaklaşıyor. Son haftalarda etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, hem tarımsal üretim hem de..
Bursa’nın İznik ve Orhangazi ilçelerini doğrudan etkileyen İznik Gölü’nde su seviyesindeki düşüş kritik eşiğe yaklaşıyor. Son haftalarda etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, hem tarımsal üretim hem de bölge ekonomisi açısından alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Göl kıyısında gözle görülür şekilde gerileyen su hattı, kıyı şeridinde genişleyen boş alanlar ve bazı bölgelerde araçların ilerleyebildiği kurumuş zemin, tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, su seviyesindeki düşüşün yalnızca mevsimsel kuraklıkla açıklanamayacağını belirtirken; çiftçiler, esnaf ve mahalle muhtarları acil ve kapsamlı önlem çağrısında bulunuyor.
İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin temel nedeninin yalnızca yağış azlığı olmadığını vurguladı. Özellikle göl çevresi ve Gemlik hattındaki bazı sanayi tesislerinin yoğun su kullanımına dikkat çeken Akçaalan, durumun uzun vadede telafisi zor sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Akçaalan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik’i vuran bu sorun, yarın Orhangazi’yi de aynı şekilde etkileyecek.”
Sanayi kullanımının kontrol altına alınmaması halinde göl ekosisteminin geri dönüşü olmayan bir sürece girebileceğini belirten Akçaalan, denetimlerin artırılması ve su tahsis politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bölgede zeytin, meyve ve sebze üretimi yapan çiftçiler için İznik Gölü hayati öneme sahip. Tarımsal sulamanın büyük ölçüde göl suyuna dayandığına dikkat çeken Akçaalan, mevcut gidişatın sürmesi halinde ciddi bir su krizi yaşanabileceğini söyledi.
“Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak.”
Yeraltı su kaynaklarının da sınırlı olduğunu belirten bölge temsilcileri, kontrolsüz sondajın farklı bir çevresel krize yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de göldeki çekilmenin artık gözle görülür bir seviyeye ulaştığını belirtti. Kuraklığın küresel bir sorun haline geldiğini ifade eden Körpe, İznik Gölü’nün bölge için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
“Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü’nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz.”
Körpe, gölün korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti.

Göl kıyısındaki değişim, bölge halkı tarafından her geçen gün daha net gözlemleniyor. Daha önce suyla kaplı olan alanların kara parçasına dönüşmesi, bazı bölgelerde araçların ilerleyebildiği kurumuş zeminlerin oluşması ve balıkçı kayıklarının kıyıdan metrelerce uzağa çekilmek zorunda kalması dikkat çekiyor.
Balıkçılar ise su seviyesindeki düşüşün balık popülasyonunu da olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Ekosistemdeki dengenin bozulmasının, uzun vadede göldeki biyolojik çeşitliliği tehdit edeceği ifade ediliyor.
Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi’deki çiftçiler, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kamu kurumlarının koordineli şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle şu başlıklarda kapsamlı bir eylem planı hazırlanması gerektiği belirtiliyor:
Sanayi tesislerinin su kullanımının denetlenmesi ve sınırlandırılması
Tarımsal sulamada tasarruf ve modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması
Alternatif su kaynaklarının planlı şekilde devreye alınması
Göl havzasında uzun vadeli su yönetimi stratejisinin oluşturulması
Uzmanlara göre, İznik Gölü’ndeki çekilme durdurulamazsa yalnızca tarım değil; turizm, balıkçılık ve yerel ticaret de ciddi risk altına girecek.
İznik Gölü, Marmara Bölgesi’nin en önemli tatlı su kaynaklarından biri olmasının yanı sıra, çevresindeki binlerce kişinin geçim kaynağı. Su seviyesindeki düşüşün devam etmesi halinde hem tarımsal üretimde hem de yerel ekonomide zincirleme bir daralma yaşanabileceği belirtiliyor.
Bölge halkının ortak talebi ise net:
İznik Gölü için vakit kaybetmeden, bilimsel veriler ışığında ve tüm paydaşların katılımıyla acil bir koruma ve yönetim planı hayata geçirilmeli. Aksi halde bugün alarm veren tablo, yarının geri dönülmez krizi olabilir.