Bu Ekonomik Çöküş Tesadüf Değil, Bilinçli Yanlışların Sonucudur”

Recep Genişler’den Ekonomiye Sert Balyoz: “Bu Bir Kriz Değil, Yönetilemeyen Bir Çöküştür” DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, son dönemde iktidar cephesinden ısrarla dile getirilen “ekonomi toparlanıyor”, “zorluklar geride..

Bu Ekonomik Çöküş Tesadüf Değil, Bilinçli Yanlışların Sonucudur”

Recep Genişler’den Ekonomiye Sert Balyoz: “Bu Bir Kriz Değil, Yönetilemeyen Bir Çöküştür”

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, son dönemde iktidar cephesinden ısrarla dile getirilen “ekonomi toparlanıyor”, “zorluklar geride kaldı” söylemlerini sert ve ağır ifadelerle hedef aldı.
Genişler, kamuoyuna sunulan iyimser tablonun sahadaki gerçeklerle hiçbir bağının kalmadığını belirterek, yaşanan sürecin geçici bir dalgalanma değil, yıllardır biriken yanlışların yol açtığı çok katmanlı bir ekonomik çöküş olduğunu söyledi.

Yapılan açıklamada, Türkiye genelinde olduğu gibi İznik’te de derinleşen yoksulluğun, artan borçluluğun ve giderek daralan yerel ekonominin, süslü açıklamalarla gizlenmeye çalışıldığı vurgulandı.

“ÜRETİM VAR AMA KAZANÇ YOK, EMEK VAR AMA KARŞILIĞI YOK”

Recep Genişler, özellikle tarım üzerinden yaratılan tahribatın artık inkâr edilemez boyutlara ulaştığını belirterek, İznik gibi tarımsal potansiyeli yüksek bir ilçede üreticinin adeta sistem dışına itildiğini söyledi.

Mazot, gübre, ilaç, tohum, elektrik ve sulama maliyetlerinin her ay yeni zamlarla katlandığını, buna karşın ürün fiyatlarının ya yerinde saydığını ya da baskılandığını ifade eden Genişler, çiftçinin hasat dönemini kâr beklentisiyle değil, zararı ne kadar azaltabileceğini hesaplayarak karşıladığını dile getirdi.

Tarımda planlamanın tamamen ortadan kalktığını, desteklerin öngörülemez hâle geldiğini ve çiftçinin bankalara, kooperatiflere ve tarımsal kredi borçlarına mahkûm edildiğini söyleyen Genişler, genç nüfusun bu nedenle köyleri terk ettiğini, tarımın hızla yaşlandığını ve üretim sürekliliğinin ciddi risk altına girdiğini vurguladı.

“Bu tablo doğal bir süreç değil; yanlış ekonomi tercihlerinin, günü kurtaran kararların ve üretimi gözden çıkaran anlayışın sonucudur” ifadelerini kullandı.

“ÇALIŞAN KESİM TARİHİN EN AĞIR GEÇİM KRİZİNİ YAŞIYOR”

Açıklamanın bir diğer bölümünde çalışan kesimin içine sürüklendiği tabloya dikkat çeken Genişler, bugün Türkiye’de sorunun yalnızca işsizlik olmadığını, çalışanların dahi yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini söyledi.

Asgari ücretin daha cebe girmeden enflasyon karşısında eridiğini, kira fiyatlarının özellikle ilçelerde dahi kontrolsüz biçimde arttığını, gıda, ulaşım ve enerji giderlerinin maaş artışlarını tamamen anlamsız hâle getirdiğini belirten Genişler, milyonlarca insanın artık ay sonunu değil, haftayı nasıl çıkaracağını düşündüğünü ifade etti.

Güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaştığını, fazla mesainin normalleştirildiğini, iş güvenliği sorunlarının görmezden gelindiğini ve genç işsizliğin kronikleştiğini vurgulayan Genişler, “Bu düzen emeği korumuyor, emeği tüketiyor” dedi.

“ESNAF AYAKTA KALMIYOR, YAVAŞ YAVAŞ TASFİYE EDİLİYOR”

Recep Genişler, İznik çarşısında yaşanan sessizliğin, ekonomik gidişatın en net göstergesi olduğunu belirterek, küçük esnafın artık yatırım yapmayı, büyümeyi ya da istihdam yaratmayı değil, kepenk kapatmamak için ne kadar daha dayanabileceğini konuştuğunu söyledi.

Yüksek kiralar, artan elektrik ve doğalgaz faturaları, ağır vergi ve SGK prim yüklerinin küçük işletmeleri nefessiz bıraktığını dile getiren Genişler, zincir marketler ve büyük sermaye karşısında korunmayan yerel esnafın sistemli biçimde oyun dışına itildiğini savundu.

Turizm potansiyeli yüksek bir ilçede dahi yılın büyük bölümünde çarşının durgun olmasının, plansızlığın ve vizyonsuzluğun açık göstergesi olduğunu ifade etti.

“Esnaf çökerse, bir ilçenin sosyal hayatı da ekonomisi de çöker” değerlendirmesinde bulundu.

“GERÇEKLERİ MAKYAJLAYARAK EKONOMİ YÖNETİLMEZ”

Genişler, ekonomik sorunların rakam oyunlarıyla, iyimser grafiklerle ya da masa başı açıklamalarla gizlenemeyeceğini vurgulayarak, sorunları inkâr eden her yaklaşımın krizi daha da derinleştirdiğini söyledi.

Yaşananların bir kader olmadığını, aksine yanlış tercihlerle bilinçli şekilde oluşturulmuş bir tablo olduğunu ifade eden Genişler, üretimi önceleyen, emeği koruyan, adaleti esas alan politikalar hayata geçirilmeden bu çöküşün durdurulamayacağını dile getirdi.

SON DEĞERLENDİRME: “BU BİR TOPARLANMA HİKÂYESİ DEĞİL, BİR ÇÖKÜŞ BELGESİDİR”

Recep Genişler açıklamasını, “Bugün anlatılan şey bir başarı hikâyesi değildir; bu, toplumun geniş kesimlerinin yoksullaştığı, üretimin gerilediği ve umudun tükendiği bir çöküşün belgesidir” sözleriyle tamamladı.

İznik’in de Türkiye’nin de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Genişler, bu potansiyelin ancak akılcı, şeffaf, hesap verebilir ve üretim odaklı bir ekonomi anlayışıyla ortaya çıkabileceğini belirterek, mevcut ekonomik yaklaşımın köklü biçimde değişmesi gerektiğinin altını çizdi.

Atlas International Group

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.